Bağcıkları çözmeden ayakkabısını çıkaranların ortak özelliği ortaya çıktı
Eve girer girmez eğilip bağcık çözmek yerine topuğunuza basarak ayakkabınızı çıkarıyorsanız yalnız değilsiniz. Tembellik gibi görünen bu refleksin arkasında aslında çok başka bir neden yatıyor.
Uzun ve yorucu bir günün ardından eve adım atar atmaz ilk işiniz diğer ayağınızla topuğunuza bastırıp ayakkabıyı fırlatmaksa, psikologlara göre beyniniz "acil kapanış" moduna geçmiş demektir.
Günün koşturmacasından sonra zihin, dış dünyayla arasındaki bağı bir an önce koparmak istiyor ve aradaki o birkaç saniyelik bağcık çözme adımını gereksiz bir engel olarak görüyor.
Pratiklik arayışı ve zaman kazanma hırsı, farkında olmadan günlük hareketlerimize kadar yansıyor. Saniyeler kazandıran bu durum, hem sağlığımıza hem de cebimize zarar veriyor.

Hem ayakkabının ömrü bitiyor hem de duruş bozuluyor
Ayak topuğuyla yapılan her baskı, ayakkabının iç yapısını bozuyor, kumaşın yırtılmasına ve arka desteğin çökmesine neden oluyor.
Ayakkabıyı çözmeden çıkarabilmek için bağcıkları sürekli gevşek bırakmak, yürürken ayağın tam kavranamamasına yol açıyor. Bu durum fark etmeden duruş bozukluklarına ve bilek burkulmalarına davetiye çıkarıyor.
Yani eve geldiğinizde bağcık çözmek için ayıracağınız sadece 5 saniye, hem sevdiğiniz bir ayakkabının ömrünü uzatıyor hem de gün boyu ayağınızın doğru desteklenmesini sağlıyor.