İlhan Koman kimdir

İlhan Koman kimdir

Bilim ve sanatı buluşturduğu eserlerinden sebep Türkiye’nin Da Vinci’si olarak anılan ünlü heykeltıraş İlhan Koman’ın hayat hikâyesidir…

İlhan Koman

Bugün Google, İlhan Koman’ı unutmadı ve 98. yaşında doodle yaptı. Türkiye’nin yetiştirdiği başarılı bir heykeltıraş olan İlhan Koman, bilim ve sanatı bir arada buluşturan, yaşatan eserleriyle sanat dünyasında edindiği kendine özgü yerden sebep, Türkiye’nin Da Vinci’si olarak anılıyor.

Figüratif soyutlama alanında en ünlü, üzerine en çok konuşulan eseri Akdeniz Heykeli ise, Türkiye’de  bulunuyor. Bir dönem Galatasaray Meydanı'nda duran heykeli, daha sonra Levent’ten geçenlerimiz her gün selamladı. Şimdilerde ise, İstiklal Caddesi'ndeki Yapı Kredi Kültür Sanat Binası'nda. Yolu düşen bir selam göndersin sanatçının ruhuna...

İyi ki doğdun İlhan Koman!

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

Çocukluğu

İlhan 17 Haziran 1921’de, Edirne’de, Sevinç Leman Hanım ve Fuat Bey’in oğulları olarak dünyaya geldi. Doktor olan babasından tarafı ailesi, Mohaç Savaşı’ndan sonra Konya’dan Balkanlar’a kadar yerleştirilmiş Türk köylülerindendi. 1880’lerde ise, Yugoslavya’dan Edirne’ye göç etmişlerdi. Anne tarafından ailesine baktığımızda ise, dedesi Mehmet Şeref Aykut Bey, II. Abdülhamid dönemi devrimcilerindendi. Ayrıca Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurucuları arasındaydı.

İlhan, 1940’a kadar ailesiyle Edirne’de, Kaleiçi’nde yaşadı; çocukluğu, ilk gençliği hep burada geçti. Ailesinin ortak noktası özgürlüklerine düşkünlükleriydi. Dolayısıyla İlhan’ı da özgür bir çocuk olarak yetiştirdiler. Her yaz İstanbul’a, dedesini ziyarete giderlerdi. İlhan’ın burada en çok ilgisini çeken şey Haliç’ten geçen vapurlardı. Onları, öylece durup hiç bıkmadan izleyebilirdi. 5-6 yaşlarındaydı İlhan maket gemiler yapmaya başladığında. En büyük ilhamı ise, hiç kuşkusuz Haliç’te seyre daldığı vapurlardı. Bu gemi sevgisinden sebep, lise sıralarında dahi düşlediği meslek Gemi İnşaatı Mühendisliği idi...

Oysa eğitim hayatının akışı onu bambaşka yollardan geçirdi. Bu aslında tamamen hayatının akışıydı…

İlhan, 17 yaşında tüberküloza tutuldu. Durumu günden güne ağırlaşıyor, ailesinin de umudu tükeniyordu. Tedavi için İstanbul’a daha sık gider oldular. Bu giderek uzayan bir süreçti. Askerlikten de muaf oldu. Çok uzun zamandır resim yapıyordu. Önünü göremediği süreçte, en azından yeteneğini değerlendirmeye karar verdi ve Akademi’ye başvurdu. Resimlerini ilgili yerlere ulaştırdığında İlhan, artık Güzel Sanatlar Resim Bölümü öğrencisiydi…

II. Dünya Savaşı’nın en kasvetli günlerinde, bu başlangıç İlhan’ın yaşamına güneş gibi doğan aydınlık bir başlangıçtı…

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

(Soldan sağa: Can Yücel, Ssdi Öziş, İlhan Koman)

Eğitim hayatı

Liseyi de Edirne Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1941’de, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne kaydoldu. Çok geçmeden hocalarının dikkatini çekmeye başladı. Antik heykellerden kopya ettiği ve süsleme çalışmaları, gözden kaçacak gibi değildi. Yeteneği hemen fark edilen bir öğrenci olarak hocalarının tavsiyesiyle gelecek yıl Heykel Bölümü’ne geçiş yaptı. 1945’te okuldan birincilikle mezun olurken İlhan, Rudolf Belling’in öğrencisiydi…

1947’de, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavla devlet bursu alarak Paris’e giden sayılı öğrenciler arasında onun da adı vardı. Diğer burslu öğrenciler Neşet Günal, Sadi Öziş ve Refik Eren ile Paris’e doğru yola çıktı. Burada başladığı atölyeye sadece 2 ay dayanabilmişti. Çünkü klasik eğitimi Akademi’de almış ve burada bir daha tekrar etmeyi anlamsız buluyordu. Çoktan başladığı soyut çalışmalarında ilerlemeyi alanında gelişimi açısından daha sağlıklı buluyordu. Burada onun okul bellediği en değerli yerler, Louvre ve Rodin Müzesi oldu.

Özellikle Louvren Müzesi’ndeki çalışmaları sırasında Mezopotamya ve Mısır sanatının etkisindeydi. Burada geçirdiği süreçte çağdaş akımlara ilgi duyan İlhan Koman, ilk sergisini de 1948’de, Paris’te açtı. 1951’de bursunun bitmesiyle İstanbul’a, mecburi hizmetle Akademi’sine döndü.

Dönmeden hemen önce Paris’te yapacağı son bir şey daha vardı. Mediha Kaptana ile evlendiler. Bu evlilik, onlara bir erkek çocuk verdi…

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

Türkiye zamanları

İlhan, Türkiye’ye döner dönmez İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi mecburi hizmetine başladı. Buradaki görevi 1958’e kadar sürecekti…

Bir yandan da özel işler peşindeydi. 1952’de, “Anıtkabir Heykel Yarışması”nda, “Şeref Holüne çıkan merdivenlerin sağındaki kabartma kompozisyonu” birinciliğini elde etti ve rölyefleri Anıtkabir’in çıkış merdivenlerinin doğu kanadını süsledi. 1952-1954 yılları arası bu proje kapsamında gerçekleştirdiği “Sakarya Meydan Muharebesi” konulu rölyeflerini hazırlarken, yine Paris zamanlarından izler taşıyan, Mezopotamya ve Mısır sanatının etkisindeydi.

1953’te, Akademi bünyesinde kurulan metal atölyesinde Ali Hadi Bara, Sadi Öziş ve Zühtü Müridoğlu ile çalışmaya başladı. Yine aynı yıl buradan bağımsız olarak Sadi Öziş ve Şadi Çalık ile “Karametal” adını verdikleri mobilya atölyesini kurarak, burada modern mobilyalar tasarladılar. Bu atölyenin maddi kaynağını ise, fabrikatör Mazhar Süleymangil sağlıyordu. Bu işe biraz da ek gelir elde etmek amacıyla girişseler de asıl amaçları elbette sanatsal anlamda büyümekti. Ancak bir yandan maddi yetersizlikler, bir yandan da ülkenin genel durumu sebebiyle Türkiye sınırları dışına çıkamadı. Ancak genel bir perspektifle bakıldığında, bu girişim, Türkiye’de tasarım tarihi açısında önemli bir adımdı…

Hep çok çalışmak ve sanat için üretmek istiyordu. 1955’te, Ali Hadi Bara, Şadi Öziş ve Mimar Tarık Carım ile bir araya gelerek Fransız Grup Espas’tan esinlendikleri, resim, heykel ve mimarinin iş birliğini savunan işler üretecekleri Türk Grup Espas’ı kurdular…

İlhan, 1967’de, Stockholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu’na öğretim üyesi olarak kabul edildi. Yine bu dönemde yel değirmenleri ve geometrik türevler gibi bilimsel buluşları tescillendi.

1969’da, İsveç’te Sundsvall’da bir alan düzenlemesi yarışmasında ve 1970’te de Örebro Belediye Sarayı önüne konulmak üzere yapılan heykeller için açılan yarışmada da birincilik ödüllerine layık görüldü…

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

(Hulda'nın tamir edildiği zamanlar)

İsveç’e yerleşti

İlhan Koman, yaptığı çalışmalar ile 1954’te Ankara Devlet Sergisi’nde ikincilik, 1955’te ise, birincilik ödülünün sahibi oldu.

1958’de, Brüksel’de düzenlenen uluslararası bir sergide Türk paviyonunu o yaptı. 6 ay süren bu çalışma sürecinde tanıştığı Mimar Ralph Erskine, mimari tasarımlar için form araştırmaları ve yeni çalışmalar için İlhan Koman’ı, İsveç’e davet etti.

Davete olumlu bakan İlhan, bu sırada eşinden de boşanıyordu. Güzel Sanatlar Akademisi görevinden de istifa etti ve 1959’da, tamamen İsveç’e yerleşti.

1965’te, yaşamını restore ettirdiği bir gemide yaşamaya başlayacaktı. Hulda adlı bu gemi, İsveç’te bir tersanede Baltık ticaret gemisi olarak üretilmiş ve uzun yıllar da Baltık Denizi’nde amacına uygun olarak kullanıldı. İlhan Koman, 1965’te bu gemiyi satın aldı; bundan böyle ailesiyle yaşayacağı ev ve eserlerini üreteceği atölyesine dönüştürdü. Ölene dek burada yaşadı. Hulda, 2010’da, İlhan Koman Vakfı’nın düzenlediği Hulda Festivali kapsamında, Stockholm’den İstanbul’a, Güzel Sanatlar Akademisi rıhtımına getirilecekti…

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

İlhan Koman’ın sanat anlayışı

Tüm eserleri dinamik olan İlhan Kaman, madde ve doğanın dengesindeki sonsuz devinimin heykellerini yaptı. Türkiye’de son ve İsveç’e gittiği ilk yıllarda, vazgeçilmez malzemesi kesinlikle vazgeçilmeziydi. 1956-1965 yılları arası ise, İlhan Koman’ın sanat yaşamında Demir Çağı oldu. Demir, onun sanatında Orta Çağ’daki demirci ustalarının yaklaşımıyla metal unsurları da ekleyerek işlediği eserlerinde en temel malzemesi oldu. Ona baktığında bambaşka şeyler gördüğü muhakkaktı…

Demire olan düşkünlüğü 1965’ten sonra yerine giderek ahşaba bırakmaya başladı. Tabii demirden vazgeçmiş de değildi. Bunun yanında bronz, duralit, plastik gibi pek çok malzemeye de izin veriyordu ellerine eşlik etmesi için. Bu dönemde iç içe geçmiş objelerle konstrüktif etkinin yanında geometrik kullanımı da görülüyordu.

İlhan Koman, hangi etkiyi, hangi malzemeyle yatmaya çalışırsa çalışsın hepsinde ortak olan, eserin seyircisinin de bu sürecin bir parçası olmasıydı. Kaynakların verdiği örneğe göre, -eserlerini takip edenler de hemen örneği kavrayacaktır- İlhan Koman’ın, Yuvarlanan Kadın ve Derviş adlı heykellerinde hareketi başlatan seyircinin fiziksel müdahalesiydi…

Derviş adını verdiği heykeline, ağaçta olduğunu inandığı mistik yaklaşımlar sebebiyle bu adı vermişti. İlhan Koman, ağacı büsbütün canlı bir malzeme olarak niteliyordu. Bu eserinde de başrolde yine sonsuzluk vardı…

İlhan Koman’ın bakış açısını en çok açıklayan eseri kuşkusuz Leonardo idi. Leonardo Da Vinci’nin insan bedenini üç çemberin içine yerleştirdiği eserinden ilham alarak şehrin boyutlarının insan bedeninin oranlarına uyması gerektiğini gösteren Vitruvius’a göndermede bulunarak desene eklediği dördüncü çemberle, insan bedenini soyutlayarak barış işaretine dönüştürmüştü. Çünkü ona göre, insan her şeyin ölçüsü olduğu zaman şehir, gerçekten yaşanılır bir yer olacaktı…

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

Akdeniz Heykeli

Akdeniz Heykeli, İlhan Koman’ın Türkiye’deki en önemli ve en bilinen eseri. İstanbul’da yaşayanlarımız onu, hemen her gün görüyoruz. En azından kendi adıma ben görüyorum ve şimdi bu heykelin hikâyesini de özellikle anlatmalıyım…

İlhan Koman, Akdeniz Heykeli’nde yine seyircisini de ona dahil ederek yapmıştı. Onu izleyerek önünden geçen seyircisinin hareketiyle rüzgarda savrulmaya başlıyordu. Çünkü bu heykelin yarısı metalden, yarısı boşluktandı. İçinde bulunduğu mekan da onun bir parçasıydı. Tanımı şudur ki, “Akdeniz Heykeli, dalgalanan, titreşen, deniz kokulu bir ilahedir.”

İlhan Koman, 1981’de Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü’nü kazanan bu heykeli, 1980’de, Halk Sigorta için yapmış, Akdeniz Heykeli, Zincirlikuyu’da inşa edilen Genel Müdürlük binasının önüne yerleştirilmişti. Aslında İlhan, heykeline ayrılan bu yerden memnun değildi. Zaten heykelini istediği gibi renklendirememişti de. Ancak maddi imkansızlıklar sebebiyle şirketin şartlarını da kabul etmişti. Ömrü vefa ettiğince Akdeniz Heykeli için gördüğü bunlardı.

2000’de, Halk Sigorta’nın adı Yapı Kredi Sigorta A.Ş olarak değiştirilince heykelin mülkiyeti de yeni şirkete geçti. Artık Akdeniz Heykeli de bu şirketin herhangi özel mülkünden biriydi ve onun üzerinde haklarını istediği gibi kullanabilirdi. Heykel, bir süre Galatasaray Meydanı’nda sergilendi. Daha sonra da Levent’teki Yapı Kredi Binası'nın önüne, beton bloklar ile otoyol arasına getirildi. Ancak 2014'te yaşanan protestolar sırasında İsrail ile ilişkilendirilerek kolu kırılan heykel, 2017 itibarıyla İstiklal Caddesi'ndeki Yapı Kredi Kültür Sanat Binası'nda, kapalı alanda sergilenmeye başlandı. Denize nazır sergilenmesi hayal edilen heykel, binanın üçüncü katının Galatasaray Lisesi'ne bakan tarafında dışarıdan görünür şekilde, en azından İlhan Koman'ın yakın arkadaşı Sadi Çalık'ın, Galatasaray Meydanı'ndaki soyut heykeliyle de göz göze konumlanmıştı...

(Daha önce İstiklal Caddesi'ndeki görünümünden)

Bu eseri yaparken esin kaynağını kendisi şöyle açıklıyordu İlhan Koman: “İnsanın kucaklaşması, sevgisi anlatılırken Akdeniz aklıma geldi. Akdeniz büyüktü, bizden bir denizdi. Kucak açmayı bu adla anlatmak istedim. Sevgiyi ve kucaklaşmayı anlatırken bir kadının bütünlüğünden yararlanmak istedim.”

İlhan Koman’ın yakın dostu Güneş Karabuda ise, heykelin konulması gereken yerle ilgili hatırladığı dostunun hatırladığı görüşünü şöyle ifade ediyordu: “Şöyle güneyde bir Akdeniz kentinin liman girişine konsa, gelen geçen gemiler ona düdük çalsa, selam etse; güzel olurdu.”

İlhan Koman kimdir? İlhan Koman 98. yaşında doodle oldu.

İlhan Koman öldü

İlhan Koman, 1986’da, İsveç’in başkenti Stockholm’de hayata veda etti. Yaşamını önce özgürlüğü, sonra sanatı üzerine kuran sanatçı, dünya yaşıyla 65 yaşındaydı. Vasiyet ettiği gibi cesedi yakıldı ve külleri yaşamının büyük bir bölümünü yaşadığı konum itibarıyla üzerinde geçirdiği Baltık Denizi’ne savruldu…

Ülkemizde en bilinen eseri Akdeniz Heykeli! Çoğunluğu ise, Stockholm’de 20 kadar şehrin sokak ve meydanlarını süslüyor. En ünlü, en beğenilen eseri Leonardo’ya Selam ise, Stockholm Mimarlık Yüksek Okulu’nun önünde… Heykellerine duyduğu tutku, hayatında ve eserlerindeki dinamizm ve sanat dünyasında kendine özgü edindiği yer ile bir İlhan Koman geçti bu dünyadan…

En çok sanat adına,

İyi ki…

Damla Karakuş

[email protected]

Not: Biyografisini okumak istediğiniz kişileri lütfen bizimle paylaşın.

Instagram: biyografivekitap