Merve Kavakçı kimdir

Merve Kavakçı kimdir

İnancının arkasından giden, başörtüsünün altında taşıdığıyla birçok şey başaran akademisyen, siyasetçi Merve Kavakçı’nın hayat hikayesidir.

merve kavakçı

Başörtüsü sorunu denilince Türkiye’de akla gelen ikonik isim, inandıkları uğruna savaşmayı seçen kadın, Merve Kavakçı.

Ailesinden aldığı meşaleyi soluk almadan oradan oraya sürükleyerek götürdü. Belli ki öğrendiğin şeyler uğruna savaş, bazen insana aileden kalan bir miras gibiydi. Merve de anne ve babasının savaşını bir nevi devam ettirdi.

Çocukken bunca şey yaşayacağını ya da ikonik bir şekilde bir nesneyle bağdaşacak bir adının olacağını elbette bilmiyordu. Ama bir dönemin, kadının kafasının içindekiler değil de dışında ne taşıdığıyla ilgilenişi, işte bu hayat hikayesini doğurdu…

Çocukluğu

Merve, 19 Ağustos 1968’de Ankara’da, Alman Dili ve Edebiyatı Uzmanı Gülseren Gülhan ve Gürcü asıllı İslam Hukuku Profesörü Yusuf Ziya Kavakçı’nın kızı olarak doğdu. Anne babası ona Merve Safa Kavakçı adını vermişti.

1970’li yıllarda babası Yusuf Bey, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanı olarak görev yapıyordu. Erzurum’da yaşıyorlardı ve Merve’nin de çocukluğu burada geçecekti.

Annesi Gülseren Hanım da yine eşiyle aynı üniversitede çalışıyordu. 1974’ten sonra üniversitelerde ilk türban eylemleri başladığında Merve’nin anne ve babası ön saflarda yer aldı. İşte bu zamanlarda Gülseren Hanım, türbanıyla tepkileri üzerine çekince istifa etti. Merve de tüm bu sorunların gölgesinde ve her şeyin içinde bir çocukluk geçiriyordu.

Yusuf Bey cephesinde de işler pek iyi gitmedi. Yetkisini keyfi kullandığı gerekçesiyle dekanlık görevine son verildi ve Yusuf Bey, 1982’de üniversiten de istifa ederek Amerika’ya yerleşti.

Şu anda halen Islamic Association of North Texas’da görev yapıyor.

Eğitim hayatı

İlk ve orta öğretimini çocukluğunu geçirdiği Erzurum’da tamamladıktan sonra TED Ankara Koleji’ne gitti. Üniversite tercihi ise, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi oldu.

Ancak üniversite hayatı sadece 2 yıl sürdü. Çünkü Merve, başörtüsü yasağı sebebiyle okuldan ayrıldı. Daha sonra babasının yanına, Amerika’ya gitti ve burada Texas Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirdi.

Merve Kavakçı evlendi

Merve, üniversite eğitimi için Amerika’ya gittiğinde birinci sınıftayken Amerika vatandaşı Ürdün asıllı Ali Ahmad Abushanab ile evlendi.

Çiftin bu evlilikten Fatma Gülham ve Meryem Ali adını verdikleri iki kızları oldu. Evliliği Merve’ye Amerika vatandaşlığı da getirmişti. Ama vatandaşlık hakkını bu yolla kazanmadığını iddia edenler de oldu.

Merve, 17 Haziran 1993’te, eşinin Türk düşmanlığı yaptığı gerekçesiyle ondan boşandı. Bu evliliğin bitiminin ardından Türkiye’ye döndü ve siyasete başladı.

Merve Kavakçı siyasete başladı

Merve, boşandıktan sonra Amerika’dan Türkiye’ye döndü. Her ne kadar eğitim hayatını Tıp ile başlayıp Bilgisayar Mühendisliği ile sonlandırsa da ailesinden gelen bir iştahla siyasete atıldı. Yüksek lisans ve doktora yaparak da kendini bilimsel olarak hazırlayacaktı elbet.

1994’te Refah Partisi’ne katılarak kadın kollarında, Genel Merkez Kadınlar Komisyonu Dış İlişkiler Başkanlığı görevinde çalışmaya başladı. 16 Ocak 1998’de Refah Partisi kapatıldı. Merve de 1999’de Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili seçimlerine katıldı ve seçildi de.

Merve Kavakçı vatandaşlıktan çıkartıldı

2 Mayıs 1999’da Merve, Yüksek Seçim Kurulu’ndan mazbatasını aldı ve 21. Dönem 1. Yasama yılı birleşimine katıldığı sırada Demokrat Sol Parti milletvekilleri tarafından protesto edildi. Merve, ant içme törenini gerçekleştiremeden meclis salonundan uzaklaştırıldı.

İsmail Cem, Merve Kavakçı’nın 2 Mayıs 1992’de Green Card kullanımına hak kazandığını ve 5 Mart 1999’da da yemin ederek Amerika vatandaşlığına geçtiğini açıkladı. Bu açıklamasını belgelere de dayandırıyordu.

Merve Kavakçı, vatandaşlıktan çıkartılmıştı.

Dokunulmazlığı kaldırıldı

Merve, vatandaşlıktan çıkarılmasının ardından haklarını tekrar elde etmenin yollarını aramaya başladı. Danıştay’a başvuruda bulundu.

Ağustos 1999’da Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı Nuh Mete Yüksel, Merve Kavakçı’nın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için fezlekeyi de Adalet Bakanlığı’na göndermişti ve dokunulmazlık isteği kabul edildi.

Bu sırada tartışmalar da başlamıştı. Çünkü hali hazırda vatandaşlığı olmayan birinin dokunulmazlığının da olmayacağı düşünülüyordu.

Tekrar Amerika zamanları

Merve, vatandaşlıktan çıkarılışının ardından Amerika’ya geri döndü. Burada dertlenmek yerine eğitimine yönelmeye karar verdi ve türbanının değil, içinde taşıdığı kafasından geçenlerin aslında önemli olduğunu göstermeyi hedefliyordu.

Siyaset, damağında kekremsi bir tat da bıraksa, bir kere tadını almıştı ve yaralanmış olduğu yerden yürümeye karar vermişti. Harvard Üniversitesi Kennedy School of Government’ta Kamu Yönetimi yüksek lisansı yaptı. Doktorasını da Howard Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi üzerine tamamladı.

Akademik açıdan başarılara imza atıyordu. Amerika’da bulunduğu süreçte George Washington ve Howard Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı.  Ayrıca Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Danışma Kurulu onur üyesiydi. Bunun dışında Duke Üniversitesi’nin çıkardığı Mediterranean Quartely’nin editöryal kurulu ve Internation Islamic Charitable Organization’un yönetim kurulunda aktif rol aldı.

Ödülleri

Amerika’daki yaşamı, ödüllerle de takdir edildi Merve Kavakçı’nın. Ne yaşamış olursa olsun taviz vermeden, bıkmadan çalışmaya devam edişi onurlandırıldı önce. Merve Kavakçı, Georgetown Üniversitesi’nin hazırladığı “Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı” arasında yer aldı.

George Washington Üniversitesi ve Amerika’nın Siyahları Geliştirme Ulusal Derneği (NAACP), Merve Kavakçı’ya “Mükemmeliyetçi Kadınlar Ödülü”nü verdi. Ayrıca bir zamanlar mecliste örttüğü o başörtüsü, ABD Kongresi’nde “Dini İnsan Hakları Sembolü” olarak sergilendi.

Kitapları

Merve Kavakçı çok sayıda akademik makale yazdı. Buna ek olarak kitapları da vardı.

Öyle ki, meclisten kovulmasının merkezinde yatan sorunun başörtüsü olmasının vurgulanması üzerine Türkiye’deki durumları irdelediği kitabı “Başörtüsüz Demokrasi Tarih İçinde Tarih” kitabını yazdı. Bu kitabın Arapça ve Farsça’ya çevirisi yapıldı.

Bundan başka, “Başörtüsüz Demokraside Ad Konmamış Darbe, Siyasetin Oyunu, Batı’da Müslüman Olmak, Dünyanın Güzel İnsanları ve Örtünün Altında Kalanlar” adını verdiği kitaplarını da yayınladı.

Ayrıca, “Headscraft Politics in Turkey, A Postcolonial Reading ve International Relations in Global Village: Changing Interdependencies” adını verdiği İngilizce kitapları da vardı.

Fazilet Partisi kapatıldı

4 Haziran 1999’da Fazilet Partisi’nin kapatılması istemi üzerine dava açıldı. İddianamede yer alan bilgilere göre başta Recai Kutan olmak üzere tüm parti yöneticileri, Merve Kavakçı’nın hem mecliste türbanlı yemin edebileceğini hem de tüm çalışmalarını türbanlı sürdürebileceğini söyleyen propagandalar yapıyordu.

Merve Kavakçı konuşmalarına göre, gerçekleştirilmek istenen hedefler bağlamında Fazilet Partisi, Refah Partisinin devamı idi. Bu iddialar Fazilet Partisi’ne cevap hakkı doğurmuştu. Açıklama yapmakta geç kalmadı.

Partinin yaptığı savunmada şu cümleler yer alıyordu: “Fazilet Partisi Milletvekili Merve Kavakçı’nın kapatılan Refah Partisi’nin de bir üyesi olması, ne anayasal ne de yasal anlamda bu iki parti arasında bir devamlılık ilişkisi olduğunu gösterir. Bir partinin hangi hallerde kapatılmış bir partinin devamı sayılacağını yukarıda açıklamıştık, bu olayı o çerçevede düşünmeye hiçbir bakımdan imkan yoktur. Merve Kavakçı, partimizin sözcüsü veya yetkili bir organı yahut mercii, makamı da değildir. Bu bakımdan onun şu veya bu toplantıda konuştuklarının partimizi bağlaması da düşünülemez.”

Bütün bu iddialar ve savunmalar sonucunda Fazilet Partisi, Anayasanın 68. Maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Cumhuriyet ilkesine aykırılık” oluşturduğu kanısına varılarak partinin iddialara bir tepki göstermediği gibi benimsemesiyle, yine Anayasanın 69. Maddesi, Siyasi Partiler yasasının 101 ve 103. Maddeleri uyarınca odak olmaya esas olduğu söylenerek kapatıldı.

Bununla birlikte Merve Kavakçı ve başka bazı milletvekilleri de “5 yıl süre ile bir başka partiye kurucu, yönetici, üye ya da denetçi seçilemez” kararı da alındı.

Merve Kavakçı tekrar evlendi

Merve, ikinci evliliğini 29 Ekim 1999’da Sivaslı İş Adamı Bekir Lütfü Yıldırım ile yaptı. Ancak anlaşmazlıklar çok geçmeden kendini gösterdi ve çift şiddetli geçimsizlik sebebiyle 2005’te boşandı.

Merve, 2010’da tekrar evlendi. Evlendiği kişi, Adalet Partisi milletvekillerinden Nadir İslam’ın oğlu Dr. Cihangir İslam’dı.

Merve Kavakçı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde

Merve Kavakçı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dava açmaya karar verdi. 28 Mayıs 2001’de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin temel insani hakları güvence altına alan 34. Maddesi uyarınca Türkiye’ye dava açtı.

Merve’yi, davada Strazburg barosu avukatlarından Laurent Hincker ve Ankara barosu avukatlarından Salim Özdemir temsil ediyordu. Dava Merve Kavakçı’nın lehine sonuçlandı.

Kuala Lumpur Büyükelçisi: Merve Kavakçı

Merve Kavakçı yaşadıklarının ardından uzun soluklu bir yoldan geçerek bugünlerine geldi. Belli ki zor şeyler yaşamıştı. Yaptıklarının doğruluğu ya da yanlışlığı tartışıladursun, aslında bir yandan da bedelini ödemişti.

Bakanlar Kurulu kararına göre, Merve Kavakçı’nın vatandaşlıktan çıkarılmasına dair 13 Mayıs 1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile İçişleri Bakanlığının 12 Mayıs 2017 tarihli yazısı üzerine 26 Mayıs 2017’de Bakanlar Kurulunca yürürlükten kaldırıldı. 3 Temmuz 2017’de Merve Kavakçı’nın Türk vatandaşlığına geri kabul edildiği Resmi Gazete'de yayınlandı.

Ayrıca, Merve Kavakçı, Dışişleri Bakanlığının kararnamesine göre, “Kuala Lumpur Büyükelçiliği”ne atandı.

Bu aslında bakış açısına ve inanca göre değişen birçok şeyin kazanımıydı.

Damla Karakuş

[email protected]

Not:

Biyografisini okumak istediğiniz kişileri lütfen bizimle paylaşın.

Kılıçdaroğlu: Merve Kavakçıyı Meclisten çıkartmazdım Merve Kavakçı: 28 Şubatçılar koruma altında Dündardan Merve Kavakçıya: Yalanlarını yalattıracağım Merve Kavakçı ile 28 Şubat medyasının karanlık yüzü