CHP'de 'mutlak butlan' kararının gerekçeleri
CHP'de kurultay iptaline ilişkin açılan davada mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının gerekçeleri belli oldu. Kararda, delege iradesinin fesada uğratıldığı, oyların denetlenip gizli iradenin zedelendiği, sonradan yapılan olağanüstü kurultayın sakatlığı gidermediği belirtildi.
CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mahkeme mutlak butlan kararı verdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in tedbiren görevden uzaklaştırılmasına hükmedildi.
'MUTLAK BUTLAN' KARARININ GEREKÇELERİ BELLİ OLDU
CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptaline ilişkin açılan davada, mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının gerekçeleri belli oldu.
Mahkeme, kurultayda delegelerin özgür iradelerine müdahale edildiğini ve oy kullanma sürecinin denetlenerek "gizli oy" ilkesinin çiğnendiğini belirtti.
Kararda, bu usulsüzlükler nedeniyle kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayıldığı vurgulandı.

MADDE MADDE KARARIN GEREKÇELERİ
İşte mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının gerekçeleri şu şekilde:
1. Delege iradesinin fesada uğratıldığı kanaatine varıldı. Dosyada yer alan ceza soruşturmaları, iddianameler, tanık beyanları, MASAK raporu, kurum yazışmaları ve fezlekeler birlikte değerlendirilerek bazı delegelerin oy tercihlerinin menfaat ilişkileriyle yönlendirildiği tespit edildi.
2. Para, iş, adaylık ve başka menfaat vaatler belirleyici görüldü. Kurultayda ve İstanbul İl Kongresi’nde bazı delegelere para verildiği, belediyelerde işe yerleştirme vaadinde bulunulduğu, adaylık/siyasi görev taahhüt edildiği, alışveriş kartı gibi menfaatler sağlandığı karar gerekçesine esas alındı.
3. Oyların denetlendiği ve gizli iradenin zedelendiği değerlendirildi.
Bazı delegelerden oy pusulalarının fotoğrafını çekip göndermelerinin istendiği, seçim iradesinin serbestçe oluşmadığı yönünde önemli bir unsur sayıldı.
4. Parti içi demokrasi ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiği kabul edildi. Anayasa’nın 69. maddesi ile Siyasi Partiler Kanunu’nun 4 ve 93. maddeleri uyarınca siyasi partilerin organ seçimlerinin demokrasi esaslarına, tüzüğe ve üyeler arası eşitlik ilkesine uygun olması gerektiği vurgulandı.
5. Kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunduğu sonucuna ulaşıldı. Kararda, kurultay ve kongredeki iddia edilen usulsüzlüklerin sadece basit iptal sebebi değil, kamu düzeni ve emredici hukuk kurallarına aykırılık oluşturduğu belirtilerek kesin hükümsüzlük değerlendirmesi yapıldı.
6. Sonradan yapılan olağanüstü kurultayların sakatlığı gidermediği kabul edildi.
4-5 Kasım 2023 Kurultayı mutlak butlanla sakat sayıldığı için, bu kurultaydan sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların da hukuki dayanağının kalmadığı sonucuna varıldı.
7. İlk derece mahkemesinin “dava konusuz kaldı” yaklaşımı isabetli bulunmadı. İstinaf kararına göre sonradan yapılan kurultaylar, önceki kurultaydaki mutlak butlan durumunu ortadan kaldırmadı; bu nedenle hukuki yararın devam ettiği kabul edildi.
8. Önceki yönetime dönüş sonucu bağlandı. Kurultay yapıldığı tarihten itibaren iptal edilince, 4-5 Kasım 2023 öncesi duruma dönülmesine; Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının göreve devam etmesine karar verildi. Özetle; Mahkeme kararı, CHP Büyük Kurultayı ve İstanbul İl Kongresi’nde delege iradesinin çeşitli menfaatler gerekçesiyle sakatlandığı; bunun parti içi demokrasi, eşitlik ve kamu düzenine aykırı olduğu kanaatiyle mutlak butlan sonucuna vardı.
