Çocukluk giderek bir performans alanına dönüşüyor

Kurslar, aktiviteler ve gelişim planları derken birçok çocuk, artık boş kalmaya bile alışamadan büyüyor. Sürekli gelişime yönlendirilen bazı çocuklar, oyun oynarken bile zamanı verimli kullanmaları gerektiğini hissedebiliyor.

Ayşe Sancak Ayşe Sancak
Çocukluk giderek bir performans alanına dönüşüyor
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Birçok çocuk artık gün içinde neredeyse hiç gerçekten boş kalmıyor. Okuldan çıkan çocuk spor kursuna, oradan etkinliğe, ardından ödevlere ya da “geliştirici” içeriklere yönlendiriliyor. İyi niyetle yapılan bu planlamalar, zamanla görünmez bir baskıya dönüşebiliyor.

Uzmanların son dönemde daha sık konuştuğu “performans çocukluğu” kavramı da tam olarak buna dikkat çekiyor: Çocukluğun giderek spontane yaşanan değil, sürekli yönetilen bir döneme dönüşmesine.

Bazı çocuklar artık sıkıldığında ne yapacağını bilemeden büyüyor.

HER BOŞLUK YENİ BİR AKTİVİTEYLE DOLUYOR

Birçok ebeveyn, çocuklarının geri kalmaması için gününü mümkün olduğunca verimli geçirmek istiyor. Bu nedenle boş kalan saatler bile hızla yeni bir aktiviteyle doldurulabiliyor. Ancak uzmanlara göre çocukların sürekli meşgul olması, her zaman sağlıklı gelişim anlamına gelmiyor.

Çünkü çocuk beyni yalnızca öğrenirken değil, amaçsız görünen anlarda da gelişiyor. Sıkılmak, oyalanmak, kendi oyununu kurmak ya da hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek; yaratıcılık ve duygusal düzenleme açısından önemli görülüyor. Sürekli yönlendirilen çocuklarda ise bir süre sonra kendi kendine oyalanmanın zorlaşabildiği belirtiliyor.

CAN SIKINTISI HIZLA GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Uzmanlara göre modern ebeveynlikte çocukların sıkılması artık daha zor tolere ediliyor. Çocuk huzursuz olduğunda birçok yetişkin hemen yeni bir uğraş, yeni bir oyuncak ya da yeni bir içerik sunmaya çalışıyor. Oysa her boşluk doldurulmak zorunda olmayabiliyor.

Çünkü can sıkıntısı, çocukların hayal kurduğu ve kendi iç dünyasını hareketlendirdiği alanlardan biri olarak görülüyor. Sürekli hazır uyaran sunulduğunda ise çocuk bir süre sonra tek başına vakit geçirmekte zorlanabiliyor. Bu durum özellikle sürekli ilgi bekleyen, kısa sürede sıkılan ve kendi oyununu kurmakta zorlanan çocuklarda daha görünür hale geliyor.

İYİ ÇOCUK TANIMI GİDEREK GENİŞLİYOR

Bugün birçok çocuk yalnızca derslerinde değil; sosyal ilişkilerinde, hobilerinde, spor aktivitelerinde ve hatta duygularını ifade etme biçiminde bile “iyi” olmak zorunda hissedebiliyor. Başarılı, özgüvenli, sosyal, üretken ve aktif çocuk modeli giderek görünmez bir standarda dönüşüyor.

Uzmanlara göre küçük yaşlarda sürekli değerlendirilme hissi yaşayan çocuklar zamanla hata yapmaktan daha fazla korkabiliyor. Çünkü bazı çocuklar bir süre sonra sevildiği için değil, başarılı olduğu için takdir gördüğünü düşünmeye başlayabiliyor. Bu durum da performans kaygısını daha küçük yaşlara taşıyabiliyor.

OYUN BİLE BAZEN GÖREVE DÖNÜŞEBİLİYOR

Uzmanlar çocuk gelişiminin yalnızca kurslar ve planlı aktivitelerle ilerlemediğini vurguluyor. Her gelişim alanını doldurmaya çalışırken çocukların nefes alacağı alan daralabiliyor. Oysa dinlenebilen, serbestçe oyun oynayabilen ve baskı hissetmeden vakit geçirebilen çocukların da sağlıklı gelişim gösterdiği belirtiliyor.

Bu nedenle son dönemde birçok uzman, çocukların her anını yapılandırmak yerine daha fazla serbest alan bırakılması gerektiğini savunuyor. Çünkü bazı çocuklar artık sadece oyun oynamayı değil, oyun oynarken gelişim göstermeyi de görev gibi hissederek büyüyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi