Manisa'da çöpte bulunan bebeğin sırrı 16 yıl sonra çözüldü
Manisa’da 2010 yılında çöp poşetinde ölü bulunan kız bebeğin kimliğine yıllar sonra topuk kanı kaydıyla ulaşıldı. Anne ve kardeşi hakkında 'altsoyu kasten öldürme' suçundan işlem başlatıldı.
Adalet Bakanlığı, faili meçhul dosyaları tek tek raftan indirip, soruşturmaları derinleştiriyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu kapsamda son olarak, 2010 yılında Manisa'da ölü bulunan bebeğe ilişkin araştırmaların derinleştirildiği dosyayı sosyal medya hesabından paylaşmıştı.
Topuk kanı kaydıyla yıllar sonra bebeğin kimliğine ulaşılırken, anne ve kardeşi hakkında da işlem başlatıldı.
"ANNE VE BEBEĞİN KİMLİĞİ TOPUK KANI KAYDIYLA ORTAYA ÇIKTI"
Dosyanın detaylarını ise Ensonhaber Muhabiri Rojda Altıntaş paylaştı.
Çöp poşetiyle çöplük alana bırakılan bebeğin cesedini hurda toplayan bir kişini fark ettiğini ve o dönem bebeğin kimliğine ve annesine ulaşılamadığını anlatan Rojda Altıntaş, yıllar sonra topuk kanı kaydıyla aydınlatılan dosyanın ardından bebeğin annesinin kimliğinin belirlendiğini belirtti.
"BEBEĞİ ÖLDÜRMEDİM, BIRAKTIĞIMDA HAYATTAYDI"
Yakalanan ve ifadesi alınan anne Berin Dikbaş'ın, evlilik dışı olması nedeniyle hamileliğini ailesinden sakladığını, taksiyle gittiği İzmir'de doğum yaptıktan sonra Manisa döndüğünü anlattığını ifade eden Altıntaş, annenin bebeği öldürmek amacıyla bırakmadığını ve bıraktığında hayatta olduğunu söylediğini dile getirdi.

"BABASI OLDUĞU DEĞERLENDİRİLEN ŞAHSIN DA İFADESİ ALINDI"
Altıntaş, dosyanın detaylarını şu sözlerle aktardı:
Bebeğin kafasındaki ve karaciğerindeki yaralanmaların nasıl olduğunu bilmediğini söyledi. Olaydan sonra bebeğin yaşadığını düşündüğünü de anlattı.
"Hatta Çocuk Esirgeme Kurumu'nun çevresinde dolaşıp etrafı izlediğini söyledi. Ancak bebeğin ölü bulunduğunu yıllar sonra soruşturma kapsamında öğrendiğini belirtti.
Dosyada bebeğin babası olduğu değerlendirilen Orhan Aktaş'ın da tanık sıfatıyla ifadesi alındı.
Orhan Aktaş, Berin Dikbaş ile kısa süreli bir ilişki yaşadığını kabul etti.

"UZUN SÜRE ANNEDEN HABER ALAMADIĞINI ANLATTI"
Berin Dikbaş’ın kendisine hamile olduğunu söylediğini anlattı.
Ancak o dönem çocuğun kendisine olup olmadığına ihtimal vermediğini söyledi, buna rağmen çocuk kendisindense kabul edeceğini de ifade etti.
Aktaş daha sonra cezaevine girdiğini ve uzun süre Berin Dikbaş’tan haber almadığını söyledi.
"HAMİLE OLDUĞUNU BİLMEDİKLERİNİ SÖYLEDİLER"
Soruşturma kapsamında Berin Dikbaş'ın annesi ve babasının da ifadeleri alındı.
Anne ve baba, kızlarının 2010 yılında hamile olduğunu ve doğum yaptığını bilmediklerini söyledi.
Dosyada bir diğer önemli ifade ise Berin Dikbaş’ın kardeşi Gurbet Çınar'dan geldi. Gurbet Çınar da şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
İfadesinde, ablasıyla birlikte hastaneye gittiklerini anlattı. Doğumdan sonra ablasının bebeği bir poşet içinde çöp konteynerinin yanına bıraktığını söyledi.

"ANNE VE KARDEŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI VERİLDİ"
Bu ifadeler üzerine soruşturma yeni bir aşamaya geçti. Berin Dikbaş ve kardeşi Gurbet Çınar hakkında gözaltı kararı verildi.
İki şüpheliye yöneltilen suçlama ise 'altsoyu kasten öldürme', yani kişinin kendi alt soyundan birini kasten öldürmesi suçlamasıdır.
Şüphelilerin 13 Haziran 2026 günü Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na mevcutlu olarak sevk edileceği bildirildi.

"YILLARCA BİLİNMEYEN DOSYA, 16 YIL SONRA YENİDEN GÜNDEME GELDİ"
Böylece Manisa’da 2010 yılında çöpte bulunan ve kimliği yıllarca bilinmeyen kız bebek dosyası, 16 yıl sonra yeniden gündeme geldi.
Dosyada çözümü sağlayan en kritik iz ise topuk kanı kaydı oldu.
Bir bebeğin topuğundaki küçük bir iz yıllar sonra soruşturmanın yönünü değiştirdi.
Şimdi savcılık, bebeğin ölümüne giden süreci ve sorumluların kim olduğunu netleştirmeye çalışıyor."