Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı var

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, Türkiye'nin AB üyeliği sürecindeki stratejik önemine vurgu yaptı.

AA AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı var

Türkiye, dış politikada attığı adımlar ve içeride yaptığı yerli-milli silahlarla bölgesinde bir güç haline geldi. 

Bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı haline gelen Türkiye'ye Avrupa Birliği'nin de fazlasıyla ihtiyacı var.

9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu konuya vurgu yaptı. 

Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye olan ihtiyacından bahseden Erdoğan, mesajında önemli detaylara yer verdi. 

"AVRUPA BİRLİĞİ KAPSAYICI BİR POLİTİKA İZLEMELİ"

"Avrupa bütünleşmesinin temellerini atan Schuman Deklarasyonu’nun açıklandığı 9 Mayıs Avrupa Günü, Avrupa Birliği’nin sembollerinden biri olduğu kadar kıtamızda barış, iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı ortak bir gelecek inşa etme hedefinin de somut göstergesidir.

Bundan 76 yıl önce temelleri atılan Avrupa Birliği’nin dayandığı kurallar, çok boyutlu krizlerle aynı anda sınanmaktadır.

Küresel ölçekte etkileri hissedilen savaşlar, siyasi krizler ve ekonomik zorluklar Avrupa Birliği’nin daha kapsayıcı ve birleştirici politikalar izlemesini zaruri hale getirmiştir.

"AVRUPA BİRLİĞİ'NİN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR"

Avrupa Birliği’ne aday ülke olan Türkiye, bu sürecin asli ve vazgeçilmez unsuru olmaya devam etmektedir.

Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı, krizleri yönetme kapasitesinde zafiyet yaşayacağı açıktır.

Daha önce de ifade ettiğimiz üzere Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin Birliğe olan ihtiyacından daha fazladır, gelecekte bu ihtiyaç daha da artacaktır. 

KAZAN-KAZAN ANLAYIŞI

Türkiye olarak, ahde vefa ilkesi temelinde tam üyelik perspektifiyle Avrupa Birliği’yle ilişkilerimizi kazan-kazan anlayışıyla ilerletme iradesine sahibiz.

Bu samimi iradenin Avrupa Birliği tarafından da sergilenmesini bekliyoruz.

Bu düşüncelerle 9 Mayıs Avrupa Günü’nün, ortak coğrafyamızda barış, huzur ve dayanışmaya vesile olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımız başta olmak üzere, Avrupa halklarının Avrupa Günü’nü tebrik ediyorum."

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra 31 Temmuz 1959'da topluluğa ortaklık başvurusunda bulundu.

Türkiye adına bu başvuruyu, dönemin Demokrat Parti Lideri ve Başbakanı Adnan Menderes yaptı.

Menderes, bu başvuruyla Türkiye'nin Avrupa'ya ilk adımı attığını ifade etti.

AET Bakanlar Konseyi’nin başvuruyu kabul etmesi sonrasında 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan Ankara Anlaşması ile Türkiye’nin AB üyelik süreci resmen başladı.

1 Aralık 1964 yılında yürürlüğe giren Ankara Anlaşması, ortaklık bağlamında bir anlaşma olarak biliniyor.

Bu anlaşmanın devamında ise 1970 yılında Katma Protokol gerçekleşti.

Türkiye’nin sonradan topluluk üyesi olan birçok ülkeden daha önce topluluk ile ilişkileri başlatılmış olan bu iki önemli belge, tarihlerden sonra ve 17 Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgesi sonrasında devam etmekte olan Türkiye AB ilişkilerinin hukuki kaynakları olarak gösteriliyor.

Türkiye’nin AB katılım müzakereleri, 3 Ekim 2005’te Lüksemburg’da yapılan Hükümetlerarası Konferans’ta alınan karara göre 20 Ekim 2005 tarihinde başladı.

1959

31 Temmuz Türkiye AET’ye ortaklık için başvurdu.

1963

12 Eylül Türkiye ile AET arasında bir ortaklık ilişkisi yaratan Ankara Anlaşması imzalandı.

1964

1 Aralık Ankara Anlaşması yürürlüğe girdi.

1970

23 Kasım Gümrük Birliği’ne ilişkin kuralları içeren Katma Protokol imzalandı.

1971

1 Eylül Katma Protokol’ün ticari hükümleri, geçici anlaşma ile yürürlüğe konuldu.

AET, Türkiye’den ithal ettiği sanayi ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamalarını tekstil haricinde kaldırdı.

1973

1 ocak Katma Protokol yürürlüğe girdi. Türkiye, Birinci Gümrük İndirimi ve Konsolide Liberasyon Listesi Uyumu’nu gerçekleştirdi.

21 Mayıs Türkiye ile AET arasında birinci genişlemeye yönelik görüşmeler mutabakat ile sonuçlandı.

30 Haziran İngiltere, İrlanda ve Danimarka’yı kapsayan Birinci Genişleme’ye dair Tamamlayıcı Protokol Türkiye ile AET arasında imzalandı.

1974

1 Ocak Tamamlayıcı Protokol ile ilgili Geçici Anlaşma yürürlüğe girdi.

1976

1 Ocak Türkiye, İkinci Gümrük İndirimi ve Konsolide Liberasyon Listesi Uyumu’nu gerçekleştirdi.

1980

19 Eylül ortaklığın geliştirilmesine ilişkin 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı; Ortaklık Konseyi, tarım ürünlerinin tamamına yakın bir kısmında Türkiye’ye uygulanan gümrük vergilerinin 1987 yılına kadar sıfıra indirilmesi kararlaştırıldı.

1982

22 Ocak Avrupa Parlamentosu, Konsey ve Komisyon’dan talebi üzerine, Türkiye- AET Anlaşması’nın askıya alınmasını kararlaştırdı.

1986

16 Eylül Türkiye AET Ortaklık Konseyi toplandı. Buna göre 1980 tarihinden itibaren fiilen dondurulmuş durumda bulunan Türkiye AET ilişkilerinin yeniden adlandırılması süreci başladı.

1987

14 Nisan Türkiye, Avrupa Topluluklarına Roma Antlaşması’nın 237’nci AKÇT Antlaşması’nın 98’inci ce EURATOM Antlaşması’nın 205’inci maddelerine istinaden tam üye olmak üzere ayrı ayrı müracaat etti.

1989

18 Aralık Avrupa komisyonu, Türkiye’nin tam üyelik başvurusu konusundaki görüşünde topluluğun kendi iç pazarını tamamlayabilme sürecinden önce (1992) yeni bir üyeyi kabul edemeyeceği ve Türkiye’nin katılmadan önce ekonomik, sosyal ve siyasi alanda gelişmesine ihtiyaç duyulduğu hususlarına yer verildi.

1990

6 Haziran Avrupa Komisyonu, Türkiye ile her alanda işbirliğinin başlatılması ve hızlandırılması konusundaki önlemleri içeren bir İşbirliği Paketini hazırlayarak Avrupa Konseyi’nin oluruna sundu.

1994

30 Temmuz Avrupa Komisyonu, Gümrük Birliği’nin Türkiye AET arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşmasında belirtildiği şekilde gerçekleşmesini sağlayıcı ilkeleri tespit etti.

1995

13 Aralık Gümrük Birliğinin Son Döneminin Uygulanmaya Konmasına ilişkin 1/95 sayılı Türkiye AB Ortaklık Konseyi Kararı, Avrupa Parlamentosu tarafından onaylandı.

1996

Türkiye AB entegrasyonunda 22 yıl süren geçiş dönemini 31 Aralık 1995 tarihinde tamamlayarak 1 Ocak 1996 tarihi itibarıyla tam üyelik sürecinde son döneme sanayi ürünlerinde ve işlenmiş tarım ürünlerinde sağlanan gümrük birliği sürecini tamamlayarak girdi.

1997

12-13 Aralık Lüksemburg Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda, AB’nin beşinci genişlemesine dair kararlar alındı. Türkiye’nin ismi aday ülkeler arasında zikredilmedi.

1998

3 Mart Türkiye AB ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik olarak Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye için Avrupa Stratejisi başlıklı belge açıklandı.

4 Kasım 1998 yılı İlerleme Raporu; Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve AB’ye üyelik için belirlenmiş kriterler ışığı altında kaydedilir Türkiye’nin katılım yönünde ilerlemesine ilişkin komisyon görüşlerini içeren ilk ilerleme raporu yayınlandı.

1999

11-12 Aralık Hesinki Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda Türkiye’ye adaylık statüsü tanındı.

13 Ekim- 1999 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2000

4 Temmuz Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Resmi Gazete’de yayınlanan 4587 sayılı kanunla başbakanlığa bağlı olarak kuruldu.

13 Ekim 2000 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2001

2001 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2002

20 Kasım 2002 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

12-13 Aralık Kopenhag Avrupa Konseyi Zirvesi’nde, Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini karşıladığı kararın alınması halinde, müzakerelerin gecikmeden başlatılacağı belirtildi.

2003

19 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AB Uyum Komisyonu kuruldu.

24 Temmuz Ulusal Program; AB Müktesebatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programının uygulanması, koordinasyonu ve izlenmesine dair ilerleme raporu yayınlandı.

2004

24 Nisan Kıbrıs’ta referandum yapıldı.

Kıbrıs Türk halkının yüzde 64,9’u Annan Planı’nı onaylarken, Kıbrıs Rus kesiminde halkın yüzde 73,83’ü planı reddetti.

6 Ekim 2004 yılı ilerleme raporu ve rapora bağlı tavsiye belgesi yayınlandı.

Söz konusu belgelerde Avrupa Komisyonu Türkiye’nin siyasi kriterleri gerekli ölçüde karşıladığını belirterek birliğe katılım müzakerelerinin başlatılması tavsiyesinde bulundu.

17 Aralık Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda Türkiye’nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirdiği belirtildi ve katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005’te başlanması kararı alındı.

2005

3 Haziran dönemin Devlet Bakanı Ali Babacan, Avrupa Birliği ile yapılacak tam üyelik müzakerelerinde başmüzakereci görevini yürütmekle görevlendirildi.

29 Haziran Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi ve İlgili Diğer Belgeler yayınlandı.

30 Temmuz Türkiye AB ile ilişkilerinin hukuki temelini oluşturan 1963 tarihli Ankara Anlaşmasını 1 Mayıs 2004 tarihinde AB üyesi olan 10 ülkeyi (Estonya, GKRY, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya) kapsayacak şekilde genişletilen Ek Protokolü imzaladı.

3 Ekim Lüksemburg’da alınan kararla AB, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlattı.

20 Ekim Üyelik müzakerelerinin ilk aşamasını oluşturan tarama süreci, bilim ve araştırma alanında düzenlenen tanıtıcı tarama toplantısı ile başladı ve tüm fasıllardaki tarama toplantıları 13 Ekim 2006’da tamamlandı.

9 Kasım 2005 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2006

20 Ocak Türkiye Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yeni olanı BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a sundu.

Bu planda Türk limanlarının Rumlara açılması karşılığında KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılması istendi.

12 Haziran taraması tamamlanan Bilim ve Araştırma faslı, Lüksemburg’da düzenlenen Hükümetlerarası Konferans’ta açıldı.

Türkiye’nin gerekli kriterleri yerine getirdiği belirtildi ve bu fasıl aynı toplantıda geçici olarak kapatıldı.

31 Temmuz Avrupa Komisyonu’nun 2006 yılına kadar çeşitli mali yardım programları kapsamında sağladığı mali yardımlar, 2007-2013 döneminde katılım öncesi mali yardım aracı adı verilen yeni ve tek bir çerçeve mekanizma kapsamına alınmıştır.

8 Kasım 2006 yılı ilerleme raporu yayımlandı.

Avrupa Komisyonu imzalanan ek protokole karşın limanların ve havaalanlarının Kıbrıs Rum kesiminin kullanımına açılmadığı tespitinde bulundu ve Türkiye’ye 14-15 Aralık’taki liderler zirvesine kadar süre verildi.

13 Kasım Avrupa Konseyi İstanbul’un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmasını onayladı.

11 Aralık AB Genel İşler Konseyi’nde bir araya gelen AB üye ülkelerinin Dışişleri Bakanları 9 Kasım 2006 tarihli komisyon tavsiyesini kabul ederek Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar 8 fasıl başlığının açılmayacağını ve hiçbir faslın geçici olarak kapatılmayacağını kararlaştırdı.

15 Aralık Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda Genel İşler Konseyi’nin önerisi aynen kabul edildi.

2007

29 Mart İşletmeler ve Sanayi politikaları faslında fiili müzakereler açıldı.

17 Nisan Türkiye’nin AB müktesebatına uyum programı açıklandı.

26 Haziran İstatistik ve Mali Kontrol fasıllarında fiili müzakere açıldı.

6 Kasım 2007 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

19 Aralık Tüketicinin ve Sağlığının Korunması ile Trans-Avrupa fasıllarında fiili müzakereler açıldı.

2008

5 Kasım 2008 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

18 Aralık Sermayenin serbest dolaşımı ile bilgi toplumu ve medya fasıllarında fiili müzakereler açıldı.

2009

10 Ocak dönemin Devlet Bakanı Egemen Bağış Avrupa Birliği makamları ile yapılacak tam üyelik müzakerelerinde başmüzakereci görevini yürütmekle görevlendirildi.

30 Haziran Vergilendirme faslında fiili müzakereler açıldı.

14 Ekim 2009 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

21 Aralık Çevre faslında fiili müzakereler açıldı.

2010

30 Haziran Gıda güvenliği faslında fiili müzakereler açıldı.

9 Kasım 2010 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2011

8 Haziran Avrupa Birliği Bakanlığı kuruldu.

12 Temmuz Ulusal Ajans Avrupa Birliği Bakanlığı’na bağlandı.

12 Ekim 2011 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

Türkiye’nin reform sürecinde destek olmayı ve müzakerelere ivme kazandırmayı hedefleyen pozitif gündem Avrupa Komisyonu tarafından önerildi.

2012

12 Nisan 120. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

22 Haziran 50. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

10 Ekim “2012 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

2013

12 Nisan 121. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

27 Mayıs 51. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

16 Ekim “2013 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

5 Kasım 22. Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslı müzakerelere açıldı.

16 Aralık AB ile Mutabakat Zaptı ve Geri Kabul Anlaşması imzalanarak nihai hedefi Türk vatandaşlarına uygulanan Schengen vizesinin kaldırılması olan Vize Muafiyeti Süreci resmen başladı.

26 Aralık Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecilik görevini Egemen Bağış’tan devraldı.

2014

15 Nisan 122. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

23 Haziran 52. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Lüksemburg’da yapıldı.

29 Ağustos Büyükelçi Volkan Bozkır, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecilik görevini Mevlüt Çavuşoğlu’ndan devraldı.

18 Eylül Türkiye'nin Yeni Avrupa Birliği Stratejisi açıklandı.

8 Ekim “2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

16 Ekim Türkiye’nin Yeni AB İletişim Stratejisi açıklandı.

30 Ekim AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması (Kasım 2014-Haziran 2015) açıklandı

1 Aralık AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın II. Aşaması (Haziran 2015-Haziran 2019) açıklandı.

21 Aralık Avrupa Birliği Bakanlığı Antalya Temsilciliği açıldı.

2015

19 Şubat Avrupa Birliği Bakanlığı İzmir Temsilciliği açıldı.

30 Nisan 123. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

18 Mayıs 53. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

10 Kasım “2015 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

29 Kasım Türkiye-AB Zirvesi gerçekleştirildi.

14 Aralık 17. Ekonomik ve Parasal Politika faslı müzakerelere açıldı.

DARBE GİRİŞİMİ SONRASI

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında AB’nin Türkiye’ye karşı sergilediği dayanışma eksikliği Türkiye’nin benimsemek zorunda kaldığı güvenlik odaklı politika ilişkilerini olumsuz etkiledi ve bu durum dolaylı yollardan müzakere sürecine yansıdı.

VARNA ZİRVESİ 2018

13 Aralık 2016 tarihli AB Zirvesi Dönem Başkanlığı sonuçlarında mevcut koşullar altında yeni fasılların müzakereye açılmasının düşünülmediği belirtildi.

Türkiye AB ilişkilerinde karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi için 26 Mart 2018 tarihinde Varna Zirvesi düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dönemin AB Konseyi Başkan Donald Tusk, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un katılımıyla gerçekleşen zirvede liderler, Türkiye AB işbirliğinin önemini teyit ederek Türkiye’nin adaylığını en üst düzeyde vurguladı.

Varna Zirvesi üst düzey diyaloğun yeniden tesisi için önemli bir adım olarak nitelendirilirken, 26 Haziran 2018 tarihli Genel İşler Konseyi sonuçlarında, Türkiye’nin AB’den uzaklaşmakta olduğu, katılım müzakerelerinin fiiliyatta durma noktasına geldiği, yeni fasılların açılmasının veya kapatılmasının düşünülmediği ve Gümrük Birliği’nin güncellemesi müzakerelerinin başlatılması öngörülmediği belirtilmiştir.

AB halihazırda bu pozisyonu korumakta ve AB metinlerinde katılım müzakerelerinin durma noktasına geldiği ifade edilmekteydi.

2019

2019 yılında Türkiye AB ilişkilerinde olumlu gündemler başladı.

Türkiye AB ortaklık konseyi 3.5 yıllık bir aradan sonra 15 Mart 2019’da toplanmış, Türkiye 31 Ocak 2019’da Bükreş’te yapılan AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısına katılmış, AB ile 15 Ocak 2019 tarihinde yüksek düzeyli ulaştırma yapılmış ve alt komite toplantılar düzenli aralıklarla gerçekleştirilmişti.

Kovid-19 salgını, iklim değişikliği ve Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye-AB ilişkilerinin seyrini etkileyen başlıca gelişmeler olmuştur.

2020

AB, 2020 yılının sonunda yeni bir olumlu gündem önerisi getirmiştir.

Bu çerçevede Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, halktan halka temas ve hareketlilik ile kamu sağlığı, iklim değişikliği ve terörizmle mücadele ve bölgesel konularda yüksek diyalog mekanizmaları kurulması, ülkemizdeki Suriyelilere yardımda bulunulmaya devam edilmesi ve göç alanında iş birliğinin güçlendirilmesi gibi unsurlara yer verilmiştir.

2021-2022

2021 ve 2022 yıllarında olumlu gündem kapsamında iklim, tarım, göç ve güvenlik, sağlık ile bilim, araştırma, teknoloji ve yenilikçilik gibi alanlarda yeni Yüksek Düzeyli Diyaloglar tesis edilmiştir.

2023 yılında Ankara ile Brüksel arasındaki ilişkileri gündemine alan AB Komisyonu, Türkiye ile diyalog ve iş birliğini geliştirmeyi ve yeni bir başlangıç yapmayı tavsiye eden bir rapor hazırladı.

Dönemin yüksek temsilcisi Josep Borrell ile Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan “Türkiye-AB Siyasi, Ekonomik ve Ticari İlişkilerinde Mevcut Durum” başlıklı Ortak Bildirim, 29 Kasım 2023 tarihinde AB Komiserler Koleji’nde kabul edildi.

Bahse konu bildirim, 17-18 Nisan 2024 tarihlerinde düzenlenen AB Devlet ve Hükümet Başkanları Özel Zirvesi’nde “Türkiye” başlığı altında, Borrell ve Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ortak bildirim ele alındı.

Temmuz 2025’te AB, Türkiye vatandaşlarına yönelik Schengen vizesi işlemlerinde kolaylıklar getirdi.

Bu adım ilişkilerde pragmatik bir ilerleme olarak değerlendirildi. 

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ ETKİSİ

Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye’nin üyeliğinin AB’nin geleceği açısından önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Türkiye’nin oynadığı arabuluculuk rolü, tahıl mutabakatı ve esir takası anlaşması gibi kritik hususlarda müspet ve somut sonuçlar alınmasını sağlayan müdahaleleri hem uluslararası toplumun takdirini kazanmış hem bölgesel ve küresel sınmalardaki kritik rolünü teyit etmiştir.

KİLİT ÜLKE TÜRKİYE

Bugün bakıldığında AB’nin içinde bulunduğu enerji ve güvenlik krizleri Türkiye'nin her anlamda kritik bir ülke olduğunu gözler önüne seriyor. 

Türkiye, bu çerçevede enerjiden gıda güvenliğine, özellikle sürdürülebilirlik ve tedarik zincirlerinin devamlılığında vazgeçilemez bir aktör olarak dikkat çekiyor. 

Son dönemde bölgesinde barış diplomasisi yürüten Türkiye'ye Avrupa Birliği'nin ihtiyacı ise giderek artıyor. 

TEPKİ ÇEKEN SÖZLER

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini vurgulamıştı. 

Die Zeit gazetesine konuşan Ursula von der Leyen, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz." demişti.

AB Başkanı Leyen'in bu sözleri ise tepki çekmişti. 

Devlet Bahçeli'den AB'ye tepki: Türkiye'siz yapamaz

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AB'YE REST ÇEKMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenmişti.

Ekonomiden turizme, dış politikadan tarıma oldukça geniş bir yelpazede pek çok konuyu görüştükleri bir kabine toplantısını tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın ve bölgenin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde, Türkiye'nin rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerlediğini vurgulamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği'ne (AB) rest çektiği açıklamasında, şöyle demişti: 

“Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür.

Bizim temennimiz; Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek, Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır.

Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını, Birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler. Ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler.”

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)