Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanser ilaçlarını artık ülkemizde üreteceğiz

Türk Kızılay Ödülleri Töreni'de önemli değerlendirmelerde bulunan ve yerli ve millilik vizyonuyla sağlık sektöründe de atılan adımlara dikkat çekerek, kandan elde edilen kanser gibi kritik ilaçların Türkiye'de üretileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlaçta dışa bağlılığa son vereceğiz" dedi.

Haber Merkezi Haber Merkezi
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Ankara Beştepe'deki Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Türk Kızılay Ödülleri Töreni düzenlendi.

Törende önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılay'ın hem ülkemizde hem de dünyada farklı coğrafyalarda nasıl sahaya hızla yardım ulaştırdığını aktardı.

DEPREM BÖLGESİNDEKİ FAALİYETLERE DİKKAT ÇEKTİ

Kızılay'ın son olarak yaşanan 11 ili etkileyen Asrın Felaketi Kahramanmaraş depremlerindeki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır." dedi.

"İLAÇTA DIŞA BAĞLILIĞA SON VERECEĞİZ"

Ardından devam eden çalışmalara ilişkin de bilgilendirmede bulunan Erdoğan, Türkiye'nin sağlık sektöründe de yerli ve milli yatırımlarına dikkat çekti.

Tedavisi daha zorlu olan hastalıklar için yurtta üretilecek yeni ilaçların mesajını da burada veren Erdoğan, Türkiye'nin ilaçta dışa bağlılığına son verileceğini belirtti.

"KANSER İLACINI ARTIK ÜLKEMİZDE ÜRETECEĞİZ"

Erdoğan konuşmasında ayrıca şu sözlere yer verdi:

"Sağlık sektöründeki yerli ve milli yatırımlarını da devam ettiriyor. Kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık ve bağışıklık gibi hastalıkların tedavisinde kullanacağız. Türkiye'yi kritik ilaç üreten sınıfına dahil ederek bu ilaçlarla dışa bağlılığa son vereceğiz.

"İYİLİKLE YARIŞMAK MİLLİ SECİYEMİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan satır başları şunlar:

 Bu sene ilk kez düzenlenen Kızılay Ödülleri Töreninde sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum Hepiniz hoş geldiniz.

Kızılay'ın 158. yaş gününün tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kızılay'ımıza canından can katan kanından kan katan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun.

Kıymetli Misafirler; Tarihin hangi sayfasını açarsanız açın, Türk milletinin yer aldığı kısımlarda şefkat, ahlak ve merhametle karşılaşırsınız. Hamurumuzun özü ve mayasıdır. Millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz asırlar boyunca üstlendiğimiz değerlerdir. İyilikte yarışmak milli seciyemiz.

"KIZILAY BU ÜLKENİN ÖVÜNÇ KAYNAĞIDIR"

Cephe gerisindeki hastaneleri ile hastane gemileriyle yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarıyla mehmetçiğin yardımına koşmuştur.

Kızılay, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil zihin ve hafızalarına da kazınmıştır.

Kızılay bu ülkenin övünç kaynağıdır, medeniyetimizin kimlik vesikasıdır. Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum.

Türk Kızılay afet yönetiminden kan hizmetlerine eğitim çalışmalarından barınma, beslenme gibi çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürüyor.

"COĞRAFYAMIZA SALDIRANLAR, DÖKTÜKLERİ KANIN HESABINI VERECEK"

Zorlu koşullara rağmen mazlumlara elini uzatan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır.

7 Ekim'den bu yana Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.

İsrail mevcut yönetim altında ham maddesi kan ve gözyaşı sadece istikrarsızlık ve kaos olan fitne fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek mazlumların arşı titreten ahı er yada geç zalimlerin yakasına yapışacaktır.

"MAZLUMA VE MAĞDURA DİLİ, DİNİ, MEZHEBİ SORULMAZ"

Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seciyemizin temel unsurlarıdır. Hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında, asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir.

Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta, acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz.

İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmed Akif'in ifadesiyle hakkı tutup kaldırmak, rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi, vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir.

"RABBİM BİZİ KIZILAY'DAN MAHRUM BIRAKMASIN"

11 Haziran 1868'de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayı, işte bu müesseselerden biridir. Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayı, 93 Harbi'nden Kıbrıs Barış Harekâtı'na kadar milletimizin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koşmuştur.

Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'nda Kızılay'ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay'ımız, Milli Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Rabbim bizi Kızılay'dan mahrum bırakmasın diyorum.

"KIZILAY, BU MİLLETİN YÜZ AKIDIR"

Kızılay, Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil, zihin ve hafızalarına da kazınmıştır. İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ensar şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır.

Hilal-i Ahmer, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum.

Değerli misafirler, Türk Kızılayı, afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal desteklere kadar çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürüyor.

Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde, sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız, hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor.

"KIZILAY'IMIZ GAZZE'DE GÜNLÜK 30 BİN KİŞİYE SICAK YEMEK DAĞITTI"

Netanyahu'nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı.

Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı Gazze Neşeli Çocuklar Projesi ile Gazze'deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor.

Kızılay Gazze Ofisi eş zamanlı olarak sağlık ihtiyaçlarının tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze'nin yanı sıra siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan'da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.

"COĞRAFYAMIZA SALDIRANLAR, DÖKTÜKLERİ KANIN HESABINI VERECEK"

Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek.

Mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır.

Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir.

"TARİHİN EN BÜYÜK AFET MÜDAHALE OPERASYONUNU İCRA ETMİŞTİR"

Kıymetli kardeşlerim, burada şunu da gururla ifade etmek isterim. Kızılay'ımız, 190'ı aşkın üyeye sahip Kızılay ve Kızılay Cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur.

Kızılay'ın elde ettiği bu başarı, aynı zamanda milletimizin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesidir. Şunun da altını özellikle çizmek durumundayım.

6 Şubat depremlerinde Kızılay'ımız, tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir.

"400 MİLYONUN ÜZERİNDE PAKETLİ GIDA AFETZEDELERİMİZE DAĞITILDI"

Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır.

On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD'ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur.

Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır.

Depremden en çok etkilenen altı ilimizde kurulan toplum hizmet merkezleri ile sağlık, koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir.

"10 BİNİN ÜZERİNDE ESNAF VE ÇİFTÇİMİZE NAKİT DESTEĞİ SAĞLANDI"

Esnaf ve çiftçi destek programları dahilinde 10 binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir.

Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum.

Kızılay ve AFAD'ımızla birlikte arama kurtarma çalışmalarından şehirlerimizin yeniden inşasına, deprem bölgemizin ayağa kaldırılmasına kadar emeği geçen tüm kurumlarımıza, gönüllü kuruluşlarımıza ve hayırseverlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum."

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi