Danıştay Başkanı Karakullukçu emekli oldu
Farklı bir Danıştay Başkanı portresi çizen Hüseyin Karakullukçu geçtiğimiz hafta emekli oldu.
Emeklilik sonrası yeni hayatını Vatan Gazetesi'nden Banu Duran'a anlatan Karakullukçu 40'a yakın büyük taşlı yüzüğü olduğunu ve isminin baş harflerini taşıyan kol düğmelerinden vazgeçemediğini anlatıyor.
Yardımcısının olmadığını, çamaşır ve ütü gibi ev işlerini kendisinin yaptığını kaydeden Danıştay Başkanı, 'Hayatımda iki kelimeye yer yoktur; “keşke” ve “olsaydı”... 1980’den beri kullanmıyorum. Çünkü bir işe yaramıyor keşkeler' diyor.

65 YAŞINDAYIM AMA 35 YAŞINDAYMIŞ GİBİ HİSSEDİYORUM
65 yaşında olduğunu ancak kendisini 35 yaşındayımış gibi hissettiğini söyleyen Karakullukçu, son 10 yıldır hiç spor yapmadığına dikkat çekip ekliyor; "Öncesinde düzenli spor yapardım ama... Ben insanların yaptığı şeyi yapmayı sevmiyorum. 10 yıl önce ben yürürken insanlar yürümüyordu. Herkes yürümeye başlayınca ben çekildim."
İşte Karakullukçu'nun dikkat çekici açıklamalarının satır başları..

EVLİLİK AŞKIN PİK NOKTASIDIR SONRA DÜŞÜŞ BAŞLAR
- Cemal Safi’nin aşkı tarif eden “Benim Adım Aşk” diye bir şiiri var. Mutlaka okunmalı. Bence aşk, bir hastalık. Nasıl ki aşırı derecede alkollü kişi iradesinin dışında hareketler yapar, aşk da böyle bir hastalık. Güzel bir duygu; keşke hep devam etse... Evlilik aşkın pik noktasıdır; o andan itibaren düşüş başlar.
AYRIK OTU GİBİ BİR ADAMIM
- Arkadaşlarım; “Ne kadar farklısın, her ortamda yaşarsın” diyorlar. Ben de “Ayrık otu gibi bir adamım. Beni burdan söksen az ötede yaşarım; yeter ki köküme tuzlu su dökmeyin” diyorum. Hayata pozitif bakıyorum.
HAYAT FELSEFEM..
- Hayat felsefem çok basit: “Yaşa... Nasıl anlıyorsan orada yaşa. Hayatı nerde yakalıyorsan orda yaşa” - Yargının Gülen Yüzü diyenler oldu bana. Hiç değişmedim aslında. Hiçbir zaman ‘ulaşılmaz adam’ olmadım. Ve de hiçbir zaman sıfatımı kullanmayı sevmedim. İşimi sorduklarında “adam işi yaparım” diyorum. Yani insan psikolojisini tahlil etmek bana zevk veriyor. Mesela bak, yan masamızdaki gruptan kimden zarar gelir ya da gelmez söyleyebilirim.
- Beni koruyorlar ama rahat edemiyorum o korumalarla. Görevdeyken beni eve bırakıyorlardı. Ben de peşlerinden kotumu giyip dışarı çıkıyordum. Markette vb. yerlerde beni tanıyan olursa da; “Yok kardeşim, ne başkanı? Böyle başkan mı olur, baksana kılığıma” diyordum (Gülüyor)...