Dolandırıcılar teknolojiyi takip ediyor, yapay zekadan destek alıyor

Yapay zeka destekli dolandırıcılık vakaları artarken, bilinçsizce tıkladığımız bağlantılar bizi büyük tehlikelere sürükleyebilir. Dolandırıcılar, her geçen gün daha sofistike yöntemler kullanarak insanları kandırma konusunda daha da ustalaşıyor.

Aslı Didari Aslı Didari
Dolandırıcılar teknolojiyi takip ediyor, yapay zekadan destek alıyor
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Sabah gözümüzü açar açmaz yaptığımız ilk işlerden biri telefonumuza bakmak. Bir bildirim, bir mesaj, bir e-posta...

Fakat son dönemde bu bildirimlerin arasında tanımadığımız kişilerden gelen mesajların, “Hesabınız askıya alınacaktır”, “Ödülünüzü almak için tıklayın” ya da “Ödemeniz başarısız oldu” gibi ifadelerin daha fazla yer aldığını fark ediyoruz.

Spam mesajlar artık yalnızca can sıkıcı birer e-posta değil. Doğru yere ulaştığında kimlik bilgilerimizi, banka hesaplarımızı ve hatta dijital hayatımızı hedefleyen bir dolandırıcılık aracına dönüşebiliyor.

Üstelik işin zor tarafı şu: Dolandırıcılar da teknolojiye ayak uyduruyor.

GELEN KUTUNUZ NEDEN BİR ANDA DOLUYOR?

Spam e-postaların artmasının en önemli nedenlerinden biri, e-posta adreslerinin siber suçluların eline geçmesi.

Bir internet sitesine üye olurken verdiğimiz adres, alışveriş yaptığımız platform, doldurduğumuz bir form veya güvenlik açığı yaşayan bir şirket...

Bazen farkında bile olmadan e-posta adresimizi dijital dünyada iz bırakacak şekilde dağıtıyoruz.

Bir şirketin veri tabanının ele geçirilmesiyle milyonlarca kullanıcının bilgisi siber suçluların eline geçebiliyor. Bu bilgiler daha sonra farklı platformlarda paylaşılabiliyor veya dolandırıcılık kampanyalarında kullanılabiliyor.

Dolayısıyla gelen kutusunun bir anda spam mesajlarla dolması, her zaman tesadüf olmayabilir.

DOLANDIRICILARIN YENİ YARDIMCISI: YAPAY ZEKA

Bir zamanlar dolandırıcılık e-postalarını ele veren en önemli işaretlerden biri kötü Türkçe, anlamsız cümleler ve bariz yazım hatalarıydı.

Artık bu kadar şanslı değiliz.

Yapay zeka araçları sayesinde dolandırıcılar çok daha düzgün, ikna edici ve kişiye özel mesajlar hazırlayabiliyor. Üstelik kamuya açık bilgilerden yararlanarak hedef aldıkları kişi hakkında daha fazla bilgi toplayabiliyorlar.

Bu nedenle “Mesajın dili düzgün, demek ki gerçektir” düşüncesi artık güvenilir bir yöntem değil.

Dolandırıcılık mesajının kusursuz Türkçeyle yazılmış olması, onu gerçek yapmıyor.

EN TEHLİKELİ TUZAK: MERAK

Dolandırıcıların en güçlü silahlarından biri teknoloji değil, insan psikolojisi.

“Son uyarı!”

“Hesabınız kapatılacak.”

“Ödemeniz beklemede.”

“Ödülünüzü almak için son gün.”

Bu cümlelerin ortak özelliği, bizi düşünmeden hareket etmeye zorlamaları.

Panik, merak ve acele duygusu devreye girdiğinde bağlantının nereye yönlendirdiğine bakmadan tıklayabiliyoruz.

İşte dolandırıcıların istediği de tam olarak bu.

BİR BAĞLANTIYA TIKLAMAK NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ?

Bir e-postadaki bağlantı sizi bankanızın, alışveriş sitesinin veya kullandığınız bir dijital platformun gerçek giriş sayfasına benzeyen sahte bir internet sitesine götürebilir.

Siz kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazdığınızda ise bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçebilir.

Daha kötüsü, e-postadaki ek dosya kötü amaçlı yazılım içerebilir.

Bu nedenle tanımadığınız bir kişiden gelen e-postadaki bağlantıya tıklamak veya eki açmak, “Bir bakayım neymiş” kadar masum olmayabilir.

“ABONELİKTEN ÇIK” TUZAĞINA DA DİKKAT

Spam e-postalardan kurtulmak isteyenlerin ilk refleksi genellikle “Abonelikten çık” bağlantısına basmak.

Ancak mesaj gerçekten spam ise bu bağlantıya tıklamak da doğru olmayabilir. Çünkü bazı durumlarda göndericiye e-posta adresinizin aktif olduğunu doğrulayabilir.

En güvenli yöntem, mesajı açmadan veya bağlantılarına dokunmadan spam olarak işaretlemek ve silmek.

Gerçekten abone olduğunuz bir hizmetten gelen pazarlama mesajlarının aboneliğinden ise ilgili şirketin resmi internet sitesine doğrudan girerek çıkmak daha güvenli bir yöntem.

E-POSTANIN ADRESİNE DEĞİL, AYRINTISINA BAKIN

Dolandırıcılık mesajlarında en sık kullanılan yöntemlerden biri, gerçek bir şirketi taklit etmek.

Gönderen adı tanıdık olabilir.

Ancak asıl bakılması gereken gönderenin e-posta adresi ve özellikle alan adıdır.

Tek bir harf değişikliği bile önemli olabilir.

Gerçek bir şirketin alan adına benzeyen ancak farklı bir alan adı kullanılması, mesajın sahte olduğuna ilişkin önemli bir işaret olabilir.

Aynı şekilde sizden şifre, kart bilgisi, kimlik bilgisi veya doğrulama kodu isteyen beklenmedik mesajlara karşı da son derece temkinli olmak gerekiyor.

TELEFONUNUZA GELEN DOĞRULAMA KODU DA ALARM OLABİLİR

Hiçbir işlem yapmadığınız halde telefonunuza birden fazla doğrulama kodu gelmeye başladıysa bunu da hafife almamak gerekiyor.

Birileri hesabınıza girmeyi deniyor olabilir.

Özellikle siz başlatmadığınız çok faktörlü kimlik doğrulama bildirimlerini onaylamamak önemli. Böyle bir durumda ilgili hesabın resmi uygulamasına veya internet sitesine doğrudan girerek şifreyi kontrol etmek ve gerekiyorsa değiştirmek daha doğru.

E-POSTA ADRESİMİZİ BİRAZ DAHA KORUYABİLİRİZ

Dijital dünyada e-posta adresimizi tamamen gizlemek mümkün olmayabilir. Ancak nerede kullandığımıza dikkat ederek riski azaltabiliriz.

Her internet sitesinde kullandığımız tek bir e-posta adresi yerine, alışveriş, üyelik ve önemli hesaplar için farklı adresler kullanmak işe yarayabilir.

Bazı hizmetlerde sunulan “e-postamı gizle” veya benzeri maskeleme özellikleri de gerçek adresimizi paylaşmadan kayıt olmamıza olanak sağlayabilir.

Sosyal medya hesaplarının herkese açık olması da kişisel bilgilerin toplanmasını kolaylaştırabileceğinden, gizlilik ayarlarını gözden geçirmek faydalı olacaktır.

Ayrıca e-posta adresimizin daha önce bir veri ihlalinde yer alıp almadığını kontrol etmeye yarayan güvenilir hizmetlerden de yararlanılabilir.

EN ÖNEMLİ KURAL: ACELE ETMEYİN

Belki de bütün bu önlemlerin en basiti ve en etkilisi şu:

1- Size acil davranmanızı söyleyen bir e-postaya karşı daha da yavaş hareket edin.

2- Bankanız gerçekten hesabınızla ilgili bir sorun olduğunu söylüyorsa bankanın resmi uygulamasını açın.

3- Bir kargo şirketi gerçekten teslimatla ilgili bir sorun yaşadıysa şirketin resmi internet sitesine kendiniz girin.

4- Bir alışveriş sitesinden mesaj geldiyse e-postadaki bağlantıya tıklamak yerine uygulamayı doğrudan açın.

5- Çünkü dijital dolandırıcılıkların önemli bir bölümü teknik bir açığı değil, insanın bir anlık dalgınlığını hedefliyor.

6- Gelen kutumuzdaki her mesajı ciddiye almak zorunda değiliz.

7- Ama özellikle bizden para, şifre, doğrulama kodu veya kişisel bilgi isteyen mesajları ciddiye almamız gerekiyor.

8- Spam mesajı silmek birkaç saniye sürer. Bir dolandırıcılığın sonuçlarını düzeltmek ise çok daha uzun sürebilir.