Körfez'deki savaşın etkileri derinleşiyor. ABD ve İsrail'in başlattığı çatışmalar bölge ekonomilerini altüst etti. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki adımlarıyla petrol fiyatları hızla yükseldi, küresel piyasalar tedirgin.
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik 28 Şubat'ta yaptığı saldırıların başlattığı çatışmalar günümüze kadar sürdü.
Savaşın yarattığı belirsizliklere, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın tanker trafiğine kapatması da eklenince petrol fiyatları sert yükseldi.
Körfez ülkelerindeki ekonomi olumsuz etkiledi, bazı sektörler ise yaşanan belirsizlikten dolayı durma noktasına geldi
Körfez'de savaşın bilançosu giderek ağırlaşıyor.
ORTA DOĞU'DAKİ ÇATIŞMALARIN ABD VE AVRUPA'DA ENFLASYONU TETİKLEMESİNDEN ENDİŞE DUYULUYOR
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle tırmanan çatışmalar, petrol fiyatlarını hızla yükselterek küresel enerji piyasalarında ciddi baskı oluşturdu. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin neredeyse durması, küresel petrol arzının önemli bir bölümünü sekteye uğratarak tedarik zincirine yönelik endişeleri artırdı.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu üç kanaldan etkilediği belirtiliyor: doğrudan enerji maliyetleri, şirketlerin artan maliyetleri ürün fiyatlarına yansıtması ve belirsizlik nedeniyle enflasyon beklentilerinin bozulması.

ÜLKE RİSK PRİMLERİ YÜKSELİRKEN, PİYASALARDA DALGALANMALAR GÖRÜLÜYOR
Orta Doğu'da yükselen gerilimin zincirleme etkileri, küresel ekonomi üzerinde baskı oluştururken artan riskler, Körfez ülkelerinin risk primlerine yansıyor.
Körfez'deki pay piyasaları karışık bir seyir izlerken en fazla düşen borsa, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) borsası oldu.
Çatışmaların başladığı zamandan bu yana Umman borsası yüzde 5, Irak borsası yüzde 2,7 ve Suudi Arabistan borsası yüzde 2,2 yükseldi. Bu süreçte BAE borsası yüzde 14,7, Bahreyn borsası yüzde 7,5, Katar borsası yüzde 6,9 ve Kuveyt borsası yüzde 1,2 düştü.

ENERJİ KRİZİNİN MALİYETİ GÜNLÜK 2 MİLYAR DOLARI AŞIYOR
Tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle özellikle Körfez ülkelerinden yapılan petrol ihracatının savaşın başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 60'tan fazla azalması, bu ülkelerin petrol ve doğal gaz gelirlerinde ciddi kayıplara yol açıyor.
Yaklaşık 15 milyon varillik söz konusu kesinti, modern tarihteki en büyük petrol arz kesintilerinden biri olarak değerlendiriliyor. LNG ve petrokimya gelirleri hariç Körfez ülkelerinin petrol gelirlerinin son iki haftalık kaybı 25 milyar dolar olarak hesaplanırken, LNG ve diğer ürünlerin dahil edilmesiyle bu miktarın daha da yükselmesinden endişe ediliyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİNDE TURİZM VE HAVACILIK SEKTÖRÜ AĞIR KAYIPLARLA KARŞI KARŞIYA
Çatışmaların başlamasıyla birlikte hava sahalarının kapanması ve güvenlik risklerinin artması, küresel havacılıkta 2020’deki pandemi sonrası en büyük aksamalardan birine yol açtı.
Bölge genelinde savaşın ilk 24 saatinde 3 bin 400’den fazla uçuş iptal edilirken, sonraki süreçte de iptal ve ertelemeler devam etti.
Avrupa merkezli birçok hava yolu şirketi Orta Doğu seferlerini azaltırken, bazı şirketler uçuşlarını tamamen askıya aldı.

DUBAİ'DE KONUT SATIŞLARI YÜZDE 25 AZALDI
ABD ve İsrail’in İran ile yaşadığı savaş, Körfez ülkelerinde enerji üretimi, ticaret yolları, lojistik, finans ve turizm başta olmak üzere birçok sektörde ciddi ekonomik yavaşlamaya yol açtı. Savaşın üç haftası geride kalırken bu süreç bölge ekonomilerinde oluşan tahribatı net biçimde ortaya koydu.
Son dönemde Türk vatandaşların en çok konut aldığı ülke ve bölgelerin ilk sıralarında yer alan Dubai gayrimenkul sektörü de Orta Doğu'daki krizden olumsuz etkilendi. Son yıllarda yalnızca turizm değil, gayrimenkul yatırımları açısından da uluslararası ilginin odağı haline gelen Dubai, Türk yatırımcıların yanı sıra farklı ülkelerden alıcılar için sağladığı avantajlar nedeniyle konut yatırımında öne çıkmaya başlamıştı.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki saldırıların bölge ülkelere de sıçraması, Dubai'deki konut satışlarının düşmesine neden oldu.
SAVAŞ NEDENİYLE KÜRESEL EKONOMİDE ENFLASYON KAPIDA
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Umman gibi Körfez ülkelerinin ihracatında Asya kıtası öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, tüm dünya gibi Asya ülkeleri için de risk oluşturuyor. Bu durum, Körfez ülkeleri açısından ciddi gelir kaybına yol açarken, yabancı iş gücüne dayalı üretim modelinde de baskıya neden oluyor.
Savaşın başladığı günden itibaren Dubai emlak endeksinde yaklaşık yüzde 26 ve Katar emlak endeksinde yaklaşık yüzde 7 düşüş görülüyor. Öte yandan Dubai finansal market endeksinde yaklaşık yüzde 15 azalış dikkati çekiyor.

ULUSLARARASI YATIRIMCILARIN KÖRFEZ ÜLKELERİNE İLGİSİNİN AZALMASI BEKLENİYOR
Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) Araştırma Merkezi Başkanı Eyüp Vural Aydın, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar ile İran'ın misillemelerinin bölgedeki yatırım ortamının çok ciddi yara almasına neden olduğunu belirterek, "Önümüzdeki dönem uluslararası yatırımcıların Körfez ülkelerine ilgisi mutlaka azalacaktır." dedi.
Eyüp Vural Aydın, uluslararası yatırımcıların her zaman güvenli limanları ve uzun vadeli stratejik planları tercih ettiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sigorta fonları, emeklilik fonları, devletlerin varlık fonları gibi uluslararası yatırımlar uzun vadeli vizyona sahip güvenli alanlara giderler. Önümüzdeki dönem uluslararası yatırımcıların Körfez ülkelerine ilgisi mutlaka azalacaktır çünkü görece belirsizlik var. İran'daki savaşın nasıl sonuçlanacağı belli olmadığı için şu anda özellikle uluslararası sermayeye ve uluslararası yatırımlara dayalı büyüme politikası gösteren BAE gibi ülkeler bundan ciddi anlamda etkilenebilir. Bu ülkelerin ekonomileri uluslararası sermayeye bağlı olduğu için orada yatırımlar açısından ciddi bir ekonomik etkilenme söz konusu olacak."