Mehmet Şimşek, katıldığı uluslararası seyahatlerde Türkiye'ye artan ilgiyi gözlemlediğini belirtirken gittiği Londra, New York ve Hong Kong'da yaptığı görüşmelerin verimli geçtiğini aktardı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı programda katıldığı uluslararası seyahatlerde kurduğu iletişimi anlatarak, dünyanın ilgisinin Türkiye'ye yoğunlaştığını gözlemlediğini belirtti.
Mehmet Şimşek, NTV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtlarken, yabancı yatırımcılardan Türkiye'ye yönelik ilk defa bu kadar yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok." diyerek, bütçe disiplinin sağlandığını sözlerine ekledi.
“1,5 HAFTADA YAKLAŞIK 800 YATIRIMCIYLA GÖRÜŞTÜM”
Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin büyük olduğuna işaret eden Şimşek, gittiği Londra, New York ve Hong Kong'da 1,5 haftada yaklaşık 800 yatırımcıyla çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlattı.
"TÜRKİYE'NİN HİKAYESİNİ ANLATMAK ÜZERE SIK SIK SEYAHAT EDİYORUM"
Şimşek, 2007'den 2018'e kadar da Türkiye'nin hikayesini anlatmak üzere sık sık seyahat ettiğini anımsatarak sözlerine şöyle devam etti:
Yabancı yatırımda ilk defa bu kadar yoğun ilgi görüyorum. Bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok. Türkiye'nin güçlü bir hikayesi var. Bir taraftan dezenflasyon var, diğer taraftan büyüme çok dirençli. Bu kadar sıkı para politikasına, sıkı maliye politikasına rağmen büyüme güçlü seyretti. Bizi dünyayla, ticaret ortaklarımızla karşılaştırdığınızda Türkiye'nin büyümesi güçlü.
Tabii ki potansiyelimiz yüksek, zaten dezenflasyon programının da amacı o, büyüme potansiyelini harekete geçirmek, daha yüksek sürdürülebilir büyümeye erişmek. İkinci konu, şu anda dünyada yeni sistem mimarisi konuşuluyor ve bizim gibi orta büyüklükteki ekonomilere daha yoğun ilgi var. Türkiye'ye özellikle güvenlik penceresinden bakıldığı zaman NATO'nun en güçlü üyelerinden biri. Yeni dünya düzeninde de bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var. Sektörel olarak da mesela savunma sanayisine ilgi var.

"TÜRKİYE'NİN ÖNCELİKLERİNİN DÜNYAYLA ÖRTÜŞÜYOR"
Türkiye'nin uyguladığı politikalarda tutarlı olduğuna ve bunun da öngörülebilirliği artırdığına dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin önceliklerinin dünyayla örtüştüğünü ifade etti.
"BÜTÇE DİSİPLİNİNİ ÇOK HIZLI ŞEKİLDE SAĞLADIK, RÜŞTÜMÜZÜ İSPAT ETTİK"
Ülkenin büyümesinin sürdürülebilir olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye'de borçluluk düşük. Hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10 civarı. Bütün özel sektörümüzün borçlarının milli gelire oranı dünyaya göre düşük. Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 25 bile değil, benzer ülkelerde bu oran yüzde 74. Bütçe disiplinini çok hızlı şekilde sağladık, rüştümüzü ispat ettik. Büyük bir deprem felaketinin yaralarını sardık, EYT'nin etkilerini önemli ölçüde yönettik, telafi ettik. Bütün bunlara rağmen bütçe açığının milli gelire oranı geçen sene yüzde 2,9'a düştü, gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 6,3. Borcumuz, gelişmekte olan ülkelerin borcunun üçte birinden az." dedi.
"RUTİNE DÖNDÜK"
Şimşek, kendisine yatırımcıların sıklıkla dezenflasyon görünümünü sorduğuna işaret ederek, "Çünkü rutine döndük gerçekten. Geçici birtakım jeopolitik gelişmeleri bir kenara bırakırsak, gerçekten soruların önemli bir kısmı rutine döndü. İlk dönemlerde 'Program devam edecek mi?' gibi konular gündeme geliyordu, onları aştık şu anda. Dolayısıyla bu yöndeki söylemlerin de spekülatif olduğuna ilişkin kanı dünyada da yerleşti. Bana ilişkin spekülasyonlar, programın geleceğine ilişkin spekülasyonlar, programın siyasi olarak sahiplenilmesine ilişkin negatif söylemler artık karşılık bulmuyor. Dolayısıyla bir tutarlılık, öngörülebilirlik, iyi bir hikaye var. Bize dezenflasyon görünümünü soruyorlar. Genel anlamda daha teknik, daha makro konular ön planda." dedi.