İşte Fener'in Wohlfahrt'ı
Daum'un Almanya'dan getirdiği sihirli el, '30 futbolcunun vücudunu ezbere biliyorum. Kimin gerçekten sakat olduğunu yüzünden bilirim' diye reçeteyi verdi
Türkiye'de herkes Fenerbahçe'de '3-5 hafta oynamaz' denilen sakatların nasıl iyileştiğini konuşuyor. Bunun sırrı, spor hekimliği denilince akla ilk gelen isim Bayern Münihli Wohlfahrt'tın tahtına oturan sihirli el Ertuğrul Karanlık. Tam bir spor hayranı. Gecesini, gündüzünü, ömrünü bu işe adamış. Karanlık, 'Ben Fenerbahçe'deki 30 futbolcunun vücudunu ezbere biliyorum. Kimin gerçekten sakat olup olmadığını yüz ifadesinden anlarım. Karşıma alıp yüz yüze konuşayım, iki dakikada çözerim sakatlığını' diyor.
ŞAŞTI KALDI
Emre de Karanlık'ı 'Beşiktaş derbisinde sakatlandım. Ben sakatlığımı çok iyi bildiğim için, 'En az iki hafta oynamam' diye düşünüyordum. Ama Kasımpaşa maçı sabahı doktorum bana bir iğne yaptı. Kendimi sapasağlam buldum' diye anlatıyor.
ADA'YI DA SALLADI
Daha ilginci; Yobo, Kayseri maçında sakatlandı. Kasığında yırtık vardı. Kendisine göre uzun süre oynama şansı yoktu. Ama Karanlık'ın sihirli eli Yobo'yu 1 haftada sahalara döndürdü. Bu mucize karşısında Yobo, Karanlık'a teşekkür ederken şöyle dedi: '7 yıl İngiltere'de oynadım. Böyle şey görmedim. Bana '3 hafta oynamaz' deniyordu. Sen 1 haftada oynattın. İngiltere'deki arkadaşlarıma seni anlattım. Çok merak ediyorlar. Türkiye'ye gelip sana tedavi olmak istiyorlar, yapar mısın?'
DAUM'UN HEDİYESİ
Peki bu sihirli el kim?
Öyküsü de ilginç... Futbolu çok seven, futbolcu sağlığı üzerine ihtisas yapan Karanlık, 3 sene önce Köln'de bir Türk takımında çalışırken Daum'un Fenerbahçe'de olduğunu öğrenince hemen yanına gitmiş ve anlatmış kendini. Daum, sadece dinlemiş. Bir süre sonra Belek kampına çağırarak, 'Sen iyi doktorsun, gel Fenerbahçe'ye' demiş. Karanlık da Köln'de 100 binlerce dolar kazanırken, para-pul konuşmadan, Almanya'daki kariyerini bir kenara iterek bavulunu toplayıp Fenerbahçe'ye gelmiş.
EMİR GELDİ!
UzmanlIk alanı spor hekimliği, ortopedi ve iç hastalıkları.. İngiltere'de 2.5 yıl çalışıp genel tıp uzmanlığı belgesi de almış. İki yıl el tedavisi üzerine çalışıp, alternatif tıpa yönelmiş. Sakatlık sistem tedavisinde akupunkturu öğrenmiş. Yeni Zelanda'ya gitmiş, rugby takımlarında doktorluk yapmış. Abu Dabi'den çağırmışlar, ameliyattan önce son çare olarak el tedavisi üzerine uzmanlık yapmış. Hatta Abu Dabi Emiri, şöhretini duyunca yanına çağırmış, 'Özel hastanedeki zengin hastalarını bırak gel, benim halkıma bak' demiş. Onu da yapmış...
ARKADAŞLARI Amerika'ya uzmanlık eğitimine giderken, o çeşitli kültürlerdeki insanları tanımak için Iğdır Devlet Hastanesi'ne giderek parasız, çaresiz insanlara bakmış.
SIR SİSTEM
Ultrasondan ameliyata bir doktorun yapması gereken her şeyi yapıyor. Ve kendisini şöyle anlatıyor: 'Ben sistem tedavisi yapıyorum. Benim kendime göre bir sistemim var. Farkım, çeşitli kültürlerdeki insanları tanımak. Her doktorun yaptığı tedavileri teşhisleri farklı uygulamamdır. Benim için önemli olan teşhistir. Tedavi sonra gelir. Ben futbolcuyu idmana çıkana kadar gece gündüz evinden bile takip ederim. Hepsiyle arkadaş gibiyimdir. Burada da önemli olan hastanın doktora inanması güvenmesidir. Fenerbahçeli futbolcularla iyi bir diyaloğum var. Mesleğimi seviyorum. En büyük hayalim de Fenerbahçe gibi bir büyük takımda görev almaktı. Bunu da başardım'.
Aranan kan Niang
Fenerbahçe'nin Marsilya'dan 7 milyon euroya renklerine bağladığı Mamadou Niang, oynadığı ilk 5 maçta gösterdiği performansla Sarı-Lacivertliler'in yıllardır forvette aradığı taze kan olduğunu ispatladı. Senegal asıllı Fransız oyuncu, forma giydiği 5 maçta fileleri 6 kez havalandırdı. Sarı-Lacivertliler'in 14 milyon euroya renklerine bağladığı Daniel Güiza, ilk sezonunda bu rakama 26. haftada ulaşabilmişti. Geçen sezon da oynadığı 13 maçta 6 gol atabilmişti. Fenerbahçe'de bekleneni veremeyen bir başka yıldız Kezman da, ilk sezonunda 24 maçta 9 gol, ikinci sezonunda da 22 maçta 11 gollük bir performans sergilemişti.
BÜYÜK ŞEN'LİK VAR
FenerBAHÇE'DE tarihi açıklanmayan ancak 23 ya da 30 Ekim'de yapılması beklenen Yüksek Divan Kurulu toplantısı 'Şen'likli geçmeye aday... Kaleci Volkan Demirel'in Belçika güzeli Zeynep Sever'le nikah törenine daveti nedeniyle Başkan Aziz Yıldırım'la kavga eden eski başkanlardan Ali Şen, gelecek ayki Divan'a katılma kararı aldı. Başkan Yıldırım'ın 'Nikaha Ali Şen gelirse ben yokum' diyerek ateşlediği tartışmada Şen de 'Ona selam bile vermem' karşılığını vermişti. Konuyla ilgili AKŞAM, Ali Şen'in oğlu ve antu.com'un kurucusu Metin Şen'le konuştu ve şu bilgiyi aldı:
'BABAM ilk Divan Kurulu'na katılacak. Tamamen masum bir düşünceyle salonda yer alacak. Kesinlikle kavgayı toplantıya taşımayacak. Ancak kendisine bir sataşma olursa karşılığını da verir.'
YERLİ YABANCI KAVGASI
Fenerbahçe'ye 6 gollü Kasımpaşa galibiyeti ilaç gibi geldi.. Herkezin morali düzeldi. Gelecek günlere daha umutlu bakmaya başladı... Takımın hücum oganizasyonlarını büyük oranda düzelten Teknik Direktör Aykut Kocaman, defans sorunlarına, daha doğrusu top kaybedildiği vakit takım olarak savunma pozisyonlarındaki eksiklikleri çözdüğü an, Fenerbahçe çok maçını altı gol atarak kazanır..
PEKİ NE OLDU
Atılan gollerden sonra sevinçlere bakarsak, yerli futbolcular taşın altına ellerini koydukları, Aykut Kocaman'ın başarılı olmasını çok istedikleri gibi bir izlenim çıkabilir. Bana göre bu görüntü kültür farkından. Türkler hocaya bağlılığını önemsiyor. Atılan her golden sonra Aykut Kocaman'ın yanına koşmak, ona sarılmak, 'zor günler yaşayan teknik adama' destek çıkma olarak algılanıyor... Yabancıların ise bağlı olma, sevinci hoca ile yaşama kültürleri yok...
Örnek mi!
Dia, Niang, Stoch'u Aykut Kocaman aldı... Niang attı, Dia asistlik yaptı. Ama kulübeye gitmediler... Belki bundan sonra giderler ama bugüne kadar hiç böyle düşünmemişler..
Yabancılarda sorun yok mu!
Sadece Brezilyalılar'da var.. Yobo gelince oynamayacağını bilen Bilica huzursuz... Santos isteksiz... Dışlanıyoruz moduna girmişler. Alex ise onlardan farklı. Kırgın ama oynamak istiyor...