Fransa’da başörtüsü kısıtlamaları Müslüman kadınların eğitim ve kariyer tercihlerini etkiliyor

Fransa'da okullardan kamu görevlerine, spordan bazı iş alanlarına kadar uzanan başörtüsü kısıtlamaları, Müslüman kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını daraltıyor.

Ensonhaber / AA
Fransa’da başörtüsü kısıtlamaları Müslüman kadınların eğitim ve kariyer tercihlerini etkiliyor

Fransa’da başörtüsüne yönelik yasal düzenlemeler ve kurumsal uygulamalar, Müslüman kadınların eğitimden çalışma hayatına kadar birçok alandaki tercihlerini etkiliyor. Okullarda dini sembollere getirilen kısıtlamalarla başlayan süreç, kamu çalışanları, sporcular ve bazı özel sektör çalışanlarını da kapsayan tartışmalarla devam ediyor. Uzmanlar, bu uygulamaların başörtülü kadınların mesleki fırsatlarını sınırlandırabildiğini ve eğitim kararlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Anadolu Ajansının “Avrupa’da ayrımcılık” başlıklı dosyasının dördüncü bölümünde, Fransa’da başörtüsüne ilişkin yasak ve kısıtlamaların Müslüman kadınların gündelik yaşamına, eğitimine ve kariyer planlarına yansımaları ele alındı.

KISITLAMALAR YILLAR İÇİNDE FARKLI ALANLARA YAYILDI

Fransa’da 15 Mart 2004’te kabul edilen yasayla devlet okullarında ilkokul ve ortaöğretim öğrencilerinin belirgin dini semboller taşıması yasaklandı. Kamusal alanda yüzü örten kıyafetlere yönelik yasak ise 2010’da yürürlüğe girdi ve kurala uymayanlar için 150 avroya kadar para cezası öngörüldü.

2012’de okul gezilerine refakat eden başörtülü annelere yönelik kısıtlamalar gündeme geldi. Tartışmalara neden olan genelge, Danıştayın 2013’te verdiği kararın ardından yürürlükten kaldırıldı.

Fransa’da kamu çalışanlarının görev sırasında dini tarafsızlık ilkesi kapsamında başörtüsü takmasına izin verilmezken, avukatların da duruşmalarda başörtüsü kullanmasına yönelik kısıtlamalar bulunuyor. Öte yandan devlet üniversitelerinde başörtülü öğrencilerin eğitim görmesini genel olarak yasaklayan bir düzenleme bulunmuyor. Özel sektörde ise işverenlerin iç kuralları, başörtüsü kullanımına ilişkin uygulamalarda belirleyici olabiliyor.

Fransa’nın 2024 Paris Olimpiyatları’nda kendi sporcu delegasyonu için başörtüsü yasağı uygulaması da tartışma yarattı. Kamu havuzlarında tesettür mayosu olarak bilinen “burkini”ye yönelik kısıtlamalar ve bazı kentlerde plajlarda alınan yasak kararları da yargıya taşındı. Mandelieu-la-Napoule, Carry-le-Rouet ve Nice kentlerinde farklı tarihlerde uygulanan burkini yasakları, çeşitli yargı kararlarıyla kaldırıldı.

2023’te ise hükümet, laiklik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle abaya ve entari tarzı uzun elbiselerin yükseköğretim dışındaki okullarda giyilmesini yasakladı.

SİYASİ TARTIŞMALAR YENİ YASAK ÖNERİLERİNİ GÜNDEME TAŞIYOR

Fransa’da başörtüsü tartışmaları siyasi alanda da sürüyor. Dönemin İçişleri Bakanı Bruno Retailleau’nun 26 Mart 2025’te Paris’teki bir mitingde kullandığı “Yaşasın spor ve dolayısıyla kahrolsun başörtüsü.” ifadesi muhalefetin tepkisini çekti.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi yetkilileri de 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmaları halinde kamusal alanda başörtüsünü yasaklamayı hedeflediklerini açıkladı.

Son olarak Galatasaray Üniversitesinde öğrenim gören bir öğrenci, Erasmus programıyla eğitim hakkı kazandığı Sorbonne Üniversitesine ilişkin öğrenci vizesi başvurusunda başörtülü biyometrik fotoğrafının kabul edilmediğini, kendisinden başını açmasının istendiğini ve üç başvurusunun da sonuçsuz kaldığını bildirdi.

“BAŞÖRTÜSÜYLE İŞ BULMAKTA ZORLANIYORLAR”

Strazburg Üniversitesi Sosyoloji Bölümü doktora öğrencisi İman El Feki, başörtüsünün kamusal alanda yasaklanmasına yönelik önerilerin Fransa’daki uzun süreli siyasi ve hukuki tartışmaların devamı niteliğinde olduğunu söyledi.

Aşırı sağcı RN Partisinin kamusal alanda başörtüsü yasağı önerisinin yeni olmadığını belirten El Feki, 2004’te okullarda dini sembolleri yasaklayan düzenlemenin sonraki yıllarda farklı alanlardaki kısıtlamalar üzerinde etkili olduğunu ifade etti.

El Feki, başörtüsüne yönelik uygulamaların kamu mesleklerinin yanı sıra özel sektörde de etkisini gösterdiğini belirterek, şirketlerin iç yönetmeliklerine başörtüsünü sınırlayan hükümler ekleyebildiğine işaret etti.

2004’teki yasanın ardından Müslüman kadınların birçok alanda kısıtlamalarla karşılaştığını kaydeden El Feki, “Bu da bugün başörtüsü takan kadınların hayatını zorlaştırıyor çünkü (başörtüsü) ile iş bulamıyorlar.” dedi.

Genç Müslüman kadınların eğitim ve meslek tercihlerini yaparken başörtüsüne ilişkin olası kısıtlamaları da hesaba kattığını belirten El Feki, spor faaliyetlerine katılım ve havuzlara erişim konusunda da engellerle karşılaşılabildiğini söyledi.

EĞİTİM VE İŞ İÇİN BAŞÖRTÜLERİNİ ÇIKARMAK ZORUNDA KALIYORLAR

Başörtüsüne yönelik kısıtlamaların kadınların eğitim ve çalışma hayatındaki kararlarını etkilediğini vurgulayan El Feki, bazı kadınların ileride serbest mesleklerde başörtülü çalışabilme ihtimalini artırmak amacıyla eğitim sürecinde başörtülerini çıkarmayı tercih edebildiğini anlattı.

Bu durumun kadınları zor seçimlerle karşı karşıya bıraktığını belirten El Feki, ekonomik koşulların da kararlar üzerinde etkili olduğunu ifade etti.

El Feki, “Başörtüsü takan Müslüman kadınların tamamının başka alternatifler bulma imkanı yok ve maalesef bazen çalışmak için başörtüsünü çıkarmak zorunda kalıyorlar ve akşam işten çıkarken yeniden takıyorlar.” diye konuştu.

Bazı kadınların başörtüsüyle çalışabilecekleri alanlara yöneldiğini, girişimciliği tercih ettiğini veya sevdikleri meslekleri yapabilmek için yurt dışına taşındığını aktaran El Feki, Müslüman kadınların farklı sektörlerde ayrımcılıkla karşılaşabildiğini dile getirdi.

“İSLAMOFOBİK AYRIMCILIK ON YILLARDIR SÜRÜYOR”

Fransa’da Müslüman kadınların gündelik yaşamın birçok alanında kısıtlamalara maruz kaldığını savunan El Feki, başörtüsüne yönelik ayrımcılığın yalnızca gelecekte ortaya çıkabilecek siyasi değişikliklerle sınırlı olmadığını belirtti.

El Feki, “Özellikle kadınlara yönelik İslamofobik ayrımcılıklar, Fransa'da onlarca yıldır organize ediliyor, yasal hale getiriliyor ve yalnızca RN partisi ile gelecekteki bir riskten ibaret değil.” ifadelerini kullandı.

Fransa’daki başörtüsü tartışmaları, laiklik ilkesi ile dini özgürlükler arasındaki ilişkinin yanı sıra Müslüman kadınların eğitim, istihdam ve toplumsal yaşama eşit katılımı konularını da gündemde tutuyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)