Galata'nın tarihi eğitim mirası: Okçu Musa İlkokulu

İstanbul Galata'da geçmişi 1850'li yıllara uzanan tarihi yapılar, farklı dönemlerde rahibe okulu, karakol, hapishane, yetimhane ve terzilik okulu olarak kullanıldıktan sonra bugün Okçu Musa İlkokulu olarak çocukların eğitimine ev sahipliği yapıyor.

Ensonhaber / AA
Galata'nın tarihi eğitim mirası: Okçu Musa İlkokulu
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

İstanbul'un tarihi semtlerinden Galata'da yüzyılların izlerini taşıyan yapılar, eğitim hayatına tanıklık etmeyi sürdürüyor. Geçmişi 1850'li yıllara kadar uzandığı değerlendirilen ve bugün Okçu Musa İlkokulu olarak kullanılan tarihi binalar, farklı dönemlerde birbirinden farklı işlevlerle hizmet verdi.

Anadolu Ajansının "Asırlık Mektepler" dosyasının bu bölümünde, adını Fatih Sultan Mehmet'in okçubaşısı Okçu Musa'dan alan okulun geçmişi ve eğitim serüveni ele alındı.

Okulun bugün kullandığı dört tarihi yapının kesin inşa tarihlerine ilişkin bilgi bulunmazken binaların geçmişinin 1850'li yıllara uzandığı değerlendiriliyor. İlk dönemlerinde İngiliz rahipleri için lojman olarak inşa edilen yapıların daha sonra "Rahibe Okulu" olarak kullanıldığı belirtiliyor.

Okulun bitişiğindeki ve geçmişinin Cenevizlilere kadar uzandığı değerlendirilen Galata Derneği binası da bölgedeki tarihi yapıların geçmişinin çok daha eski dönemlere dayandığını gösteriyor.

İŞGAL YILLARINDA KARAKOL VE HAPİSHANE OLARAK KULLANILDI

İstanbul'un işgaliyle birlikte tarihi yapıların kullanımında da yeni bir dönem başladı. Binalar, işgal yıllarında İngiliz kuvvetleri tarafından karakol ve hapishane olarak kullanıldı.

İngiliz kuvvetlerinin İstanbul'dan ayrılmasının ardından yapılar kimsesiz çocuklara tahsis edilerek bir süre yetimhane olarak hizmet verdi. Daha sonra "Terzilik Okulu"na dönüştürülen binalarda eğitim faaliyetleri farklı bir alanda sürdürüldü.

ÜÇ OKUL AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTU

Terzilik Okulunun kapanmasının ardından tarihi yapılarda Galip Dede İlkokulu, Kuledibi İlkokulu ve Okçu Musa İlkokulu eğitim vermeye başladı.

Bir süre aynı yapıları paylaşan üç okul, ilerleyen yıllarda Okçu Musa İlkokulu adı altında birleşti. Daha sonraki dönemde Pirireis Ortaokuluyla ortak kullanılan binalarda, 1968-1969 eğitim öğretim yılından itibaren Okçu Musa İlkokulu ve Okçu Musa Ortaokulu olarak ikili öğretim sistemine geçildi.

İlkokul ve ortaokulun 1988-1989 eğitim öğretim yılında birleşmesiyle kurum, Okçu Musa İlköğretim Okulu adını aldı. Eğitim sisteminde 6287 sayılı Kanun kapsamında yapılan düzenlemeyle ilkokul ve ortaokul kademelerinin ayrılmasının ardından okul, 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren Okçu Musa İlkokulu adıyla tam gün eğitime başladı.

Tarihi yapıları 1993'ten bu yana kültürel sit alanında bulunan okul, Galata'nın yüzyıllara uzanan geçmişinin izlerini taşıyan binalarında eğitim faaliyetlerini sürdürüyor.

"YAŞAYAN BİR ABİDENİN İÇERİSİNDE FARKLI DUYGULAR"

Okçu Musa İlkokulu Müdürü Filiz Yıldız, okulun adını taşıyan bir cami ve caddenin de bulunduğunu söyledi.

İstanbul'un işgali sırasında binaların İngilizler tarafından karakol ve hapishane olarak kullanıldığını belirten Yıldız, İngilizlerin çekilmesinin ardından yapıların yetimhane, daha sonra da "Terzilik Okulu" olarak hizmet verdiğini anlattı.

Meslek hayatının 22'nci yılında ve 8'inci okulunda görev yaptığını aktaran Yıldız, tarihi bir yapıda çalışmanın kendisinde farklı duygular oluşturduğunu dile getirdi.

Yıldız, "Duygusal anlamda yaşayan bir abidenin içerisinde olmak, sorumluluktan öte insana çok değişik duygular yüklüyor çünkü yürüdüğüm her adımda burası bir tarih ve tarihten her anlamda izler var. İki asırlık dönem olmasına rağmen okulumuz, halen o tarihi dokusunu devam ettirerek sürdürüyor." ifadelerini kullandı.

HEDEF, TARİHİ MİRASI EĞİTİMLE GELECEĞE TAŞIMAK

Okulun tarihi mirasını gelecek kuşaklara aktarmanın kendisi için gurur ve sorumluluk olduğunu vurgulayan Yıldız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda öğrencileri 21. yüzyılın becerileriyle donatmayı amaçladıklarını söyledi.

Yıldız, ğrencilerin analitik ve eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, işbirliği yapabilen, iletişim becerileri güçlü, dijital okuryazarlığı ve üretkenliği yüksek bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini belirtti.

Galata'nın tarihi ve kültürel zenginlikleriyle çevrili olmasını öğrenciler için önemli bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirdiklerini anlatan Yıldız, çevredeki müzeleri, tarihi yapıları, sanat mekanlarını ve kültürel miras alanlarını eğitim süreçlerine dahil ettiklerini kaydetti.

Yıldız, bu sayede öğrencilerin yaşadıkları çevreyi tanıyan, kültürel miraslarına sahip çıkan ve İstanbul'un değerlerini keşfetmeyi bilen bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini ifade ederek, "Geçmişten aldığımız ilhamı çağın eğitim anlayışıyla buluşturarak öğrencilerimizi geleceğe güvenle hazırlıyor ve önce insan olma hedefini baş çerçevemize koyuyoruz." dedi.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)