Euro
10.4425
0.72%
Dolar
8.7718
0.39%
Altın
501.4
1.16%
Borsa
1.387
-0.27%
Bitcoin
290.673
-3.33%
25ºC
İstanbul
Kısmen güneşli 25 C

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in MKYK toplantısı sonrası açıklamaları

    Ömer Çelik, Macron'un Libya politikası çöktüğü için tacizci bir üslup kullandığını belirterek, "Macron'un şu anda uyguladığı dış politika gerçekçi değil" dedi.
    • AA
    • 27.10.2020 - 18:15
    • Güncelleme : 27.10.2020 - 18:55
    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in MKYK toplantısı sonrası açıklamaları

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MKYK toplantısı sonrası açıklamalar yapmak üzere basın mensuplarının karşısına geçti.

    Gündeme ilişkin birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Çelik, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam ve Müslimanlara yönelik tutumuna da değindi.

    "MACRON SENARYO YAZIP PROPAGANDA OLARAK KULLANIYOR"

    Fransa da Libya'daki Macron'un dış politikasındaki yenilgisinden itibaren sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı oradaki aşırı sağcı Le Pen'in dilini kullanıdığını söyleyen Çelik, "Macron zaman zaman konuşmalarında 'Ben sayın Erdoğan'ı uyardım' cümleleri kuruyor. Bu cümlelerin hiçbiri doğru değil. Sayın Macron o cümleleri hiçbir zaman kurmamıştır, kuramaz, sayın Cumhurbaşkanımızı uyarması diye bir şey söz konusu değildir. Sayın Macron bir senaryo yazıp propaganda olarak kullanmaya çalışıyor.

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik in MKYK toplantısı sonrası açıklamaları #1

    "MACRON'UN BAŞARILI OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİL"

    Libya'daki politikası yıkıldıktan sonra tacizci bir üslup içine geriyor. Macron'un şu anda uyguladığı dış politika gerçekçi değil, Türkiye'yi ve sayın Cumhurbaşkanımızı hedefe koyan politikanın başarılı olması söz konusu değildir." dedi.

    "BÜYÜK BİR BASİRETSİZLİK"

    Toplu mezarlarla yüzleşmesi gerekirken ortaya çıkan suçu sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırarak kapatmak istediğini selirten Sözcü Çelik, "Bu böyle kapatılacak bir şey değildir. En son İslamcı radikalizmle ilgili bir terör yasasından bahsetti. Kendi kafasına göre dinleri ve insanları mühendislik faaliyetinden geçiriyor.

    Bütün bu sözler ırkçılık, İslam düşmanlığı, antisemitizmi yeşerten sözlerdir. Yaptığı şey Fransa'nın huzurunu bozacak bir şeydir. Laik devlet kavramı Fransız sisteminde merkezi vurguya sahip bir kavramdır.

    Çıkıp da Fransa İslam'ı üretileceği bahsetmesi büyük bir basiretsizliktir. Şimdiye kadar İslamcı terör meselesinde Cumhurbaşkanımız kendisini defalarca uyarmasına rağmen kasten yapmaya devam etmektedir. Avrupa'daki Müslümanları taciz etmek, camilere saldırmak sadece ve sadece oradaki ırkçıların işine yarar, DEAŞ gibi zalim örgütlerin mühimmat ve lojistik elde etmelerine yol açar." fadelerini kullandı.

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik in MKYK toplantısı sonrası açıklamaları #2

    Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları;

    "Mevlid-i Nebi haftasında onun kutlu mesajının insanlığa daha çok duyurmak için hepimizin gayret gösterilmesinin altını çiziyoruz.

    Diyarbakır anneleri nöbetlerine devam ediyor. 421 gün oldu. Dünya tarihine geçecek mücadele veriyorlar. 164 aile eyleme katıldı. Evladına kavuşanların sayısı 19'a yükseldi. Bütün bu süreç evlat ve vicdan çağrısı olarak orada duruyor.

    Kim Kürt çocuklarının iyi bir geleceğe sahip olmasını istiyorsa, kim Kürt sorunu diyorsa Türkiye Cumhuriyeti'nin esenliğinden, büyük hedeflere ulaşmasından, evlatlarına kavuşmak isteyen annelerin yanında olduğunu söylemeden bunlardan bahsetmesi söz konusu olamaz.

    Ermenistan'ın diplomasi istemeyen, saldırganlıkla işi bitirmek isteyen taraf olduğu görüldü. 23 Ekim itibarıyla Ermenistan'ın sivil yerleşim yerlerine saldırmasının neticesi 63 sivil hayatını kaybetti, 218 Azeri kardeşimiz yaralandı.

    Şehitlere rahmet diliyoruz, yaralılara acil şifa diliyoruz. Ermenistan işgal ettiği topraklarda daha da işgali büyütmek için saldırı gerçekleştirmiştir.
    Azerbaycan silahlı kuvvetlerin cevap vermesi sayesinde geri püskürtülmeye başlatılmıştır.

    Buradan Azeri Türkü kardeşlerimize selamlarımızı ve dayanışma mesajlarımızı iletiyoruz.Sayın Cumhurbaşkanımız her seferinde sayın Aliyev'i arıyor ve mesajlarını iletiyor.

    Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği şekilde Türkiye sonuna kadar Azerbaycan'ın yanında olacaktır. Oralar herkesin kabul ettiği gibi Azerbaycan'ın toprağıdır, Azerbaycan'ın yaptığı vatan savunması, Ermenistan'ın yaptığı saldırganlıktır.

    Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumak açısından merkezi konu Doğu Akdeniz konusudur. KKTC'de sayın Tatar Cumhurbaşkanı seçildi. Sayın Tatar'ın ifade ettiği siyasi tezler Kıbrıs davası için yeni ve çok daha pozitif dönemin işaretlerini vermektedir.

    Kıbrıs Türkünü inciten mesajlar dönemi böylece kapanmış oldu. Sayın Tatar'ın gerçeklere dayalı bir çözümün altını çizmesi, KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlarını koruması açısından yeni bir döneme işaret etmektedir.

    Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki tezlerinin geçerli olmadığını Yunanistan'daki bazı hukukçular da ifade etmektedir. Türkiye hukuki temelde haklı tezleri savunmaktadır. Yunanistan maksimalist ve radikal tezlerin peşinde koşmaktır. Bizim yaptığımız mavi vatanımızdaki hak ve menfaatleri korumakla ilgilidir.

    Zaman zaman müzakere çağrıları yapılıyor. Sahada fiili durumdan vazgeçerse Yunanistan, Türkiye müzakerelere açıktır. Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman masayı terk etmeyen ülkenin Türkiye olduğunu söylemiştir.

    Esas olan ilke Atatürk'ün işaret ettiği gibi yurtta sulh, cihanda sulh ilkesidir. Burada istikrarı bozan taraf Yunanistan olduğu için bir fiili duruma da hiçbir zaman müsaade edilmesi söz konusu olmayacaktır.

    Dünyada Türk diplomatları arabulucu olarak davet edilmektedir. Her zaman kazan kazan formülü ile Türkiye'nin diplomasi ekolünün barıştan yana kalıcı sonuçlar üretebildiği görülmüştür.

    Müzakere isteniyorsa sahici, gerçekçi Türkiye Cumhuriyeti'nden daha güçlü bir devlet bulunamaz. Bizimle olan bu sorunlarının yanı sıra Yunanistan Girit adasının güneyinde birtakım çalışmalar yapacağını söyleyerek Libya'nın hak ve menfaatlerini ihlal ediyor.

    Türkiye'nin Libya ile yaptığı anlaşma BM'ye bildirilmiştir ve esastır. Yunanistan ve Fransa'nın Hafter'e nasıl destek verdiklerini gördük. Türkiye BM kararları doğrultusunda Libya'nın sahipleneceği bir siyasi süreçten geçtiğini ifade etti.

    Fiili durum yaratarak toplu mezarlarla birtakım siyasi hesapları devreye sokanlara karşı Türkiye dirayetli bir duruş ortaya koymuştur. Libya'nın toprak bütünlüğü, konusunda herkesin hassas olması gerekiyor.

    BM Libya'ya destek misyonunun 23 Ekim'de bir ateşkes anlaşması imzalandı. Buna kimin sahipleneceği, kimin bozacağı görülecek. Önümüzde siyasi diyalog forumu toplantısı var 9 Kasım'da. Tunus'ta gerçekleşecek. Bu süreci yakından takip edeceğiz.

    S-400'le ilgili tartışmalar gündem konusuydu. Türkiye'nin birtakım tehditlerden doğan hava savunma sistemi ihtiyacı net bir ihtiyaçtır. NATO'nun bu duruma etkili olarak koşamadığı bellidir. Türkiye önce Patriot temin etmeye çalıştı.

    Gerek süre, gerek ortak çalışma, gerek tedarik ve finansman konusunda şartlar Türkiye'yi tatmin edecek bir tabloyu ortaya koymadı. Şu anda deneme ve sistem kontrolleri planlandığı şekilde devam etmektedir. Birtakım aşırı üslup sahipleri Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulamaya çalışıyor.

    Türkiye NATO üyesidir ve NATO'da önemli bir güçtür. Türkiye'nin S-400'leri kullanması kendi güvenliği açısından zorunluluktur. Bu NATO kontrol sisteminden ayrı bir şekilde müstakil olarak kullanılacaktır. Dolayısıyla NATO üyeliği ile çelişen bir durum değildir.

    Dünyanın her tarafında beraberce teröre karşı mücadele ediyoruz. Müttefiklerimizin tehdit veya taciz diliyle konuşması müttefik ilişkisinin ruhuna uygun bir tablo ortaya çıkarmıyor.

    Pek çok ülkenin İsrail'le normalleşmesi söz konusu oldu. Bu ülkeler biz bunu yaptıktan sonra Filistin'in hak ve menfaatleri daha çok korunacak dediler. Halbuki Netenyahu Batı Şeria'da yasa dışı yerleşime onay verdi. Bu süreçlerin tek yönlü çalışan süreç olduğu, iki devletli çözüm perspektifini zedeleyen bir sonuç ortaya koyduğu net görülmektedir.

    Peygamber efendimize yapılan saldırılar, sayın Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırılar Avrupa demokrasisi üzerinde hassas olan herkesin titizlikle takip etmesi gereken kavramlar. Bu kavramların arkasında Avrupa'ya çok çektirmiş olan faşizmin yeni bir türünü saklıyorlar.

    Biz orada Fransa'daki öğretmenin öldürülmesinden büyük üzüntü duyduğumuzu, hunharca cinayeti kınadığımızı açık şekilde ifade ediyoruz. Ama Macron'un kamu binalarına o karikatürleri yansıtması kabul edilemez, fikir özgürlüğü ile ilgisi yoktur, milyonlarca Müslümanın hakaret kabul ettiği yaklaşım asla kabul edilemez.

    Bundan ancak birbirinin siyasi ikizi olan Avrupa'daki ikizi olan ırkçı ve DEAŞ memnun olur."

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik in MKYK toplantısı sonrası açıklamaları #3

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir