Dolar
7.8439
-0.2796%
Euro
9.2932
-0.0709%
Altın
1916.93
0.5639%
Borsa
1220.32
0.8187%
G. Altın
483.747
0.3118%
Bitcoin
96045.09
2.2833%
20ºC
İstanbul
Bulutlu ve güneşli 20 C
    Atatürk Malatyalı mı

    Atatürk Malatyalı mı

    Bayram sohbetlerinde ilgiyi üzerinize çekecek bir konu: ATATÜRK MALATYALIYMIŞ
    • 19.08.2012 - 08:50

    Atatürk Malatyalı mı #1

    Atatürk'ün hayatı bize ezberletilenden çok farklı olabilir mi? Malatya'daki bir tapu davasından çıkan belgeler bu soruyu gündeme getirdi.

    Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını ezbere biliriz. Anaokulundaki çocuğa sorsanız, "1881 yılında Selanik'te doğdu, annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Bey" diye saymaya başlar. Bu bizim resmi ezberimizdir. Aksi de şu ana kadar ispat edilemedi. Bunca yıl sonra birileri çıkar da, "Atatürk hakkında bütün bildiklerinizi unutun" derse, ne yaparsınız? Kimse inanmaz değil mi? Ya da şaşırırsınız. Peki,Atatürk gerçekten farklı bir hayat öyküsüne sahipse? Memleketi, hatta annesi ve babası bile farklı biriyse? Bu gerçekleri bildiği halde 'devletin bekası' adına bizzat kendisi göz yumduysa?

    ATATÜRK'ÜN BÜYÜK SIRRI

    Bu günlerde hummalı bir kitap çalışması var. Kitabın adı,"Mustafa'dan Kemal'e, Atatürk 'ün Büyük Sırrı". Yazarı genç bir isim. Fatih Bayhan. Yıllardır bu işle uğraşıyor; belge, bilgi topluyor. Uğraşı alanı 'kozmik' olunca isminin yazılmasını istemiyor. Çalışmalarını gizlilik üzerine yürütüyor. Atatürk 'ün gizli kalmış hayat öyküsünü kaleme alıyor. Ama ne öykü? Hollywood senaristleri duysa filme çeker. O derece ilginç ve şaşırtıcı. Masasının üzerini dolduran belgeler bize bambaşka bir Atatürk anlatıyor. Ezberi bozduğu gibi hayretler içinde bırakıyor. Eğer, bu kitapta yer alacak belgeler doğru ise en başta bütün ders kitapları değişir. Atatürk'ün hayatı yeniden yazılır.

    ATATÜRK MALATYALI

    Radikal'den Ömer Şahin'in o yazarla buluştu. Ve izlenimlerini yazdı. Şahin'e kimi Osmanlıca belgeler gösterdi. Elinde tapu, nüfus kayıtları, mahkeme tutanakları ve ses kayıtları olduğunu söyledi. Ve anlatmaya başladı: "Mustafa Kemal, Malatya Akçadağ'da doğdu. Ailesi Çakıroğulları diye biliniyor. Babası Mamo lakaplı Mehmet Reşat Bey. Türkmen kökenli, Teşkilat-ı Mahsusa üyesi. Annesi Ayşe Hanım. Akçadağ'da çiftlikleri var. Halası Zübeyde Hanım, çeteler tarafından kaçırılıp, bir süre alıkonuyor. Aile, laf-söz olmasın diye O'nu çiftliklerinde çalışan Ali Rıza Efendi ile evlendirip, Selanik'e gönderiyor. Atatürk 5 yaşındayken babası, çeteler tarafından şehit ediliyor. Ayşe Hanım, oğlunu alıp Selanik'e gidiyor.O da vefat edince Ali Rıza Bey ve Zübeyde Hanım, küçük Mustafa'yı nüfusuna geçiriyor."

    HALA MAAŞ ÖDENİYOR

    Hepsi bu kadar değil. Devamı da var. " Atatürk , 1931 yılında Malatya 'ya gidince aileyi belediye hoparlöründen anons ettirmiş. Daha sonra da maaş bağlatmış. Atatürk 'ün abisi Ömer de cephede şehit olunca maaş çocuklarına geçmiş. Halen de ödenmeye devam ediyormuş..."

    OMERTA KURALI

    Anlatılanlara inanasım gelmedi. Ne de olsa ilk kez duyduğumuz şeylerdi bunlar. "Niye şimdi?" diye sordum. Madem böyle bir durum var, bunca yıldır neden kimse konuşmadı? Atatürk , bile bile niye sustu? Ya Akçadağ'daki yakınları? Atatürk , bir ulusun simgesi. Böyle bir ismin hayatı yüz yıldır yanlış biliniyor olabilir mi? Dedim ya her soruya bir cevabı mutlaka var. Anlattığına göre, devletin derinlikleri ve Atatürk 'ün yakın çevresi durumdan haberdarmış. Cumhuriyetin, devletin "bekası" adına adeta "omerta kuralı" işlemiş. Bilenler susmuş. Ebediyete kadar saklanmak istenen bu "sır" 1993 yılındaki bir tapu davasıyla ifşa olmuş. Çakıroğlu ailesi kadastro sorunu yaşayınca konu mahkemelik olmuş. Tapu, nüfus kayıtları, banka hesapları derken olay dallanıp-budaklanmış.

    ANKARA DEVREYE GİRMİŞ

    Ortaya Atatürk bağlantısı çıkmış. Tabii, bunu duyan Ankara derhal devreye girmiş. Bir rivayete göre, dönemin Genelkurmay Başkanı merhum Necip Torumtay apar-topar Malatya 'ya gidiyor. Belgeler toplanıp, Ankara 'nın kozmik odalarına getiriliyor. Bu arada dosya kapatılıyor; dava düşüyor. O mahkemenin tutanakları ve tanıkların ses kayıtlarının elinde olduğunu söyledi yazar. İşte böyle. İnanılması zor şeyler bunlar. Bize anlatılanlar "kurgu" ise, bu belgeler ne? Okuduklarınız, duyduğum ve gördüklerimden ibaret. Buradan yargıya varamayız. Kitap, yakında raflardaki yerini alacak. Bakalım, tarihçiler ne diyecek? Genelkurmay kayıtları,belgeler ne söyleyecek? Akçadağ'daki "akraba"lar ne anlatacak? Merakla bekleyeceğiz...

    Görüş Bildir