Dolar
6.7219
0.249%
Euro
7.5382
0.4905%
Altın
1722.26
-0.3108%
Borsa
109028.99
0.8619%
G. Altın
372.094
-0.0094%
Bitcoin
63874.67
-0.4966%
17ºC
İstanbul
Sağanak yağış 17 C
    Davutoğlu Ankara'daki terör saldırısını değerlendirdi

    Davutoğlu Ankara'daki terör saldırısını değerlendirdi

    Başbakan Davutoğlu Ankara'da onlarca kişinin ölümüne neden olan saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu.
    • Haber Merkezi
    • 12.10.2015 - 11:36

    Davutoğlu Ankara'daki terör saldırısını değerlendirdi

    davutoglu

    Başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara'da yaşanan saldırıyla ilgili NTV canlı yayınında konuştu.

    Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları;

    BU BÜTÜN TÜRKİYE'YE YÖNELİK SALDIRI

    "Bu bütün Türkiye'ye yönelik saldırı. Böyle günler zor günlerdir. Seçime gölge düşürme çabası var. Bugünlerde kısa dönemli ifadeler kullanılmamalı, kullananlar kaybederler.  Olaydan bir kaç dakika sonra İçişleri Bakanımız haber verdi. Yaralılar seri şekilde hastanelere kaldırıldı. İlk gündemimiz yaralıların tedavisi oldu. Müfettişler görevlendirildi, soruşturma sürüyor. Ek tedbirler alacağız. Aldığımız bilgiler oldu, değerlendirmelerimiz sürüyor.

    Başbakan Davutoğlu: Bu saldırı Türkiye'yi Suriye yapmaz VİDEO

    BU SALDIRI TÜRKİYE'Yİ SURİYE YAPMAZ

    11 Eylül gerçekleştiğinde kimse o yöntemin kullanılacağını bilmiyordu. Fransa'da karikatür krizi vardı. Terör modern ülkelerin de derdi. Dünyanın her yerinde bu tür eylemler oldu.Türkiye'nin daha geniş risk alanı var.

    Bu saldırı Türkiye'yi Suriye yapmaz. Soruşturma sürüyor, detaya girmiyorum. Zaaf ve ihmal varsa gerekli adımlar atılır. Miting meydanı Sıhhıye tedbir alınıyor. Herkesin gelip bireysel olarak miting meydanında toplanması lazım.

    BAZI GENEL İSTİHBARATLAR VAR

    Bazı genel istihbaratlar var. DEAŞ’ın 'ölümsüzler' adını verdikleri timleri hazırladıklarına yönelik. PKK’nın bazı hazırlıkları yaptığına yönelik.
    Türkiye seçim kampanyası yürütüyor. Hepimiz onlarca yerde miting yapıyoruz. Şu anda Türkiye’de kitlelerin yoğun olarak bir araya geldiği onlarca yüzlerce faaliyet var. Türkiye’nin riske açık faaliyet alanı var şu anda. Zaaf ve ihmal nerede varsa gerekli değerlendirmeler yapılır, adımlar atılır. İlk adım yaraları sarmaktı.

    TEKNİK ARAMA HER YERDE YAPILMIŞ

    Teknik arama her yerde yapılmış. Garın önünde de yapılmış, bomba yok
    İnsani arama ise miting alanında yapılıyor. O alan dışında kimsenin toplanmaması lazım. Sıhhiye var. Garın önünde de 7-8 bin kişi toplanmışsa orası açık yara gibi görünüyor. Tek başına emniyetin alacağı bir şey değil bu. Organizatörlerle birlikte anlaşıp alınacak tedbirlerin beraber alınması lazım.

    YARALILARI ZİYARET ETTİM

    3 gündür hepimiz bir travma ve acı yaşıyoruz. Ben yaralıları da ziyaret ettim. Bir gün önce bize en ağır eleştirileri getirseler dahi onlar bizim canımız. Seçim yaklaşıyor bunu nasıl istismar edebilirim dediğimiz anda işte terör o zaman çıkar elde eder.

    Bir isme yaklaştık, bir örgüte işaret ediyor.

    BİR UYUYAN HÜCRE VARSA..

    20-23 Temmuz arası 3 günde DEAŞ, DHKP-C ve PKK’nın Türkiye’yi aynı anda hedef alması sebebiyle bu 3 örgütü engellemek amacıyla talimat verdik. O gece 768 kişi gözaltına alındı.

    Bir uyuyan hücre varsa şöyle davranamayız: Bunların hepsini toplayın bir yere atın ve kimse götürmesin. Hukuka uygun davranmak durumunda olmamız herkes için geçerli.

    İSTANBUL'DA CANLI BOMBA YAKALANDIĞINI KİMSE BİLMİYOR

    Bu uyuyan hücreler kendilerini saklayabiliyor. IŞİD elemanıysa sakalını kesiyor, hayat tarzını değiştiriyor. Bu 3 örgütü de takip ediyoruz.
    Hepimiz onun acısıyla dünkü saldırıyı biliyoruz.

    Ama 2-3 gün önce İstanbul’da canlı bombanın yakalandığını kimse bilmiyor. Birkaç gün öce bürokrasiye saldırı anlamında canlı bombanın gece yakalanarak durdurulduğunu kimse bilmiyor.

    EYLEMİN CANLI BOMBA OLDUĞU KESİN

    Bu eylemin canlı bomba olduğu kesin. 2 canlı bombanın profilinin, yani nasıl meydana gelmiş olabileceklerine ilişkin bir tespite de ulaşıldı. Bir isme çok yaklaşıldı. O isim bir örgüte işaret ediyor. Bundan sonra rutin güvenlik tedbiri olmayacak. Burayı da miting alanı kabul edin. O zaman da organizatörler buna itiraz ediyorlar.

    BÜYÜK KALABALIKLAR HALİNDE MİTİNG ALANINA GELMEYİ ENGELLEMEK LAZIM

    Son derece başarılı bir terör operasyonu yürütülüyor Doğu ve Güneydoğu'da. Aynı şekilde DEAŞ… 23 Temmuz'dan beri yürütülen yoğun çaba neticesinde en önemli kadrolar ya tutuklandı ya irtibatları koparıldı. Rutin dışına çıktığınızda demokratik hukuk devletinde bunun da bir sınırı var. Tutup sebepsiz yere birini tutamazsınız. Türkiye’de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi dahi var. Takip ediyorsunuz ama bu eylemi gerçekleştirme noktasına kadar şey yaptığınızda başka bir protestoyla karşılaşıyorsunuz. Ankara Garı’nda ve İstanbul’da başka bir yerde toplanıp büyük kalabalıklar şeklinde miting meydanına gelmeyi engellemek lazım.

    BUNDAN BİR KAÇ GÜN ÖNCE ANKARA'DA BİRİ YAKALANDI

    Evinde yakalananları söylüyorum. Bundan birkaç gün önce birisi Ankara’da yakalandı. Biz onu başka bir eyleme müteallik olarak düşünüyorduk ama böyle bir eylem de yapabilirdi.

    FAİLİ MEÇHUL KALAN OLAY YOK

    Arka planına bakınca ya DEAŞ’tır… Ya PKK’dır… Her halükarda bunun odağına gidebilmek için bütün çaba gösteriliyor. 90’lı yıllardaki gibi faili meçhul kalan bir olay yok. 48 saat içinde önemli veriler elde edildi.

    İPUCU DAHİ VERMEK DOĞRU DEĞİL

    Şu anda ipucu dahi vermek doğru değil. Bazen bu örgütlerin elemanları bir başka amaçla kullanılabilir. Bütün bu irtibatları sağlıklı okumak gerekiyor.

    PKK’NIN EYLEMSİZLİK KARARININ OLDUĞU GÜN PATLAMANIN OLMASI TESADÜF MÜ?

    Hangi örgüt tarafından yapılmış olursa olsun bu seçimlere darbe vurma niyeti olduğu aşikar. Böyle bir zamanlama örtüşmesi dikkate şayan. Hangi örgütün ne planı olursa olsun toplumsal refleksimizi sağlam tutmamız ve teröristlerin kimliklerini ortaya koyarak bu terör odaklarına gerekli mukabelede bulunmak önem taşır.

    CEZALANDIRICI OPERASYON YAPILDI

    Suruç ve Suruç’un arkasındaki Suriye ve IŞİD bağlantıları tespit edildiği için cezalandırıcı operasyon yapıldı. Suruç’ta vatandaşlarımızı katleden örgüte karşı en şiddetli operasyonun yapılması gerekiyordu.

    DEAŞ’ı biz daha DEAŞ adı bilinmezken biz 2013’te terörist ilan ettik.
    2014’te sınıra yaklaşan DEAŞ konvoyuna çok ciddi bir operasyon yaptık. 100’e yakın kayıp olduğu uluslararası basında da haber yapıldı. DEAŞ’a yönelik her faaliyetin de içinde olduk. Türkiye her türlü tedbiri alır ama diğer ülkelerden farklı olabilir. Diplomatlarımızın alıkonulduğu dönemde daha dikkatli olmalıydık.

    İSTİHBARAT ZAAFI VAR MI?

    Soruşturma yürütülüyor. O konuda bir zaaf varsa gereğini yapacağız.
    Hangi istihbarat ile neleri engellediğimizi biz biliyoruz kamuoyu bilmiyor.
    Bir hafta içinde İstanbul ve Ankara’da engellenmemiş olsa farklı olaylar olabilirdi. Onlar engellendi.

    Sanki Türkiye’de, çağdaş ülkelerdekinden daha zayıf bir istihbarat yapısı var demek doğru değildir. Çevremizdeki 6 ülkede iç savaş var. Türkiye bunun içinde şu istikrarı sağlamışsa 1 yıl içinde 4. kez seçime gidiyorsa suhuletle burada Türkiye’nin emniyetinin siyasi iradenin hakkını herkesin vermesi lazım.

    Çok kolay geriden bazı yorumlarda bulunmak. Çok kolay küçük bilgilerden büyük teoriler yaratmak. Şu ateş çemberinde Türkiye gemisini yürütmeye çalışıyoruz.

    PKK BU KADAR SİLAHI NEREDEN ALIYOR

    PKK bu kadar silahı nereden alıyor. Biz bazı şeyleri biliyor ve tepki gösteriyoruz. DEAŞ bu kadar silahı nerden alıyor? DEAŞ yönetimi Ebu Gureyb hapishanesinde nasıl yetişti. Ben burada bir ülkeyi işaret ediyor değilim. Acımız büyük ama buradan Türkiye’nin zaaf içinde olduğunu yaymak tam da teröristlerin istediği şeyi yapmaktır.

    KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞME

    Böyle günlerde siyasi liderlerin bir araya gelebilmesi çok önemli. 'Liderlerle topluca görüşelim' dedim. '4 lider toplanıp konuşalım' dedim. 'Eğer istemezlerse hepsiyle tek tek konuşalım' dedim. Ama o sırada Demirtaş’ın doğrudan devletin halkı katlettiğini ifade eden bir açıklaması oldu. Bir ülkede halkı tahrik edercesine 'devlet bu cinayetleri işlemiştir' derse muhatap olma niteliğini kaybeder. Böylesine seviyesi düşük alçakça bir ifadeyle devleti ve devleti yönetenleri suçlu makamına oturttuğunuzda olmaz.

    2 HUSUSTA HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIM

    Sayın Kılıçdaroğlu olumlu cevap verdi. Oturduk baş başa samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Tutumunu takdir ediyorum. Ama 2 hususta sükutu hayal kırıklığı yaşadım.

    Belli bir mahremiyet içinde konuştuğumuz konular 'burada kalsın' diyerek söylediğim hususlardı. Şimdi o söylememiş olsa ben burada o kadar açık söylemek zorunda kalmazdım.

    İkincisi de bir açıklama metnini kendisine gösterdim. 'İtiraz edeceğiniz şeyler varsa çıkaralım' dedim. Bir teklifte daha bulundum. 'Gelin ortak bir deklarasyon yapalım' dedim. 'Hayır' dedi. Bunu reddetti. Ona da saygı duydum.

    Ama esas beni üzen husus terör saldırısıyla ilgili olamayan konuları getirmiş olmasına rağmen, 'bunların yeri burası değil' diyebilirdi. Ama beraber olduğumuz için bunları paylaştım.

    BENİM SÖYLEDİKLERİMİ BENDEN İZİN ALMADAN PAYLAŞMASI SİYASİ NEZAKETE UYGUN DEĞİL

    Acının yaşandığı gün siyaset yapma günü değildir. Verdiğim cevapları da burada söyleyebilirim ama yeri değil. Orada benim söylediklerimi benden izin almadan paylaşması da siyasi nezakete uygun değil.

    Rize’de bir miting yapılmış bizimle hiçbir alakası yok. Orada soru olarak gündeme getiriyor. Bunun gündeme getirilmesi doğru değil. Bunun benim verdiğim cevaplar çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılması doğru değil.

    Görüş Bildir