Euro
10.3497
-0.46%
Dolar
8.696
-0.27%
Altın
499.51
0.48%
Borsa
1.414
0%
Bitcoin
325.920
-3.65%
20ºC
İstanbul
Güneşli 20 C

    Esad Coşan Hocaefendi'nin 1995'de yaptığı konuşma

    Esad Coşan Hocaefendi'nin Müslümanların maruz kaldığı zulme karşılık İslam aleminin sessiz kalmasını aleştirdiği 1995 tarihli konuşması sosyal medyada yeniden dolaşıma girdi.
    • Haber Merkezi
    • 12.05.2021 - 01:13
    • Güncelleme : 12.05.2021 - 02:54
    Esad Coşan Hocaefendi'nin 1995'de yaptığı konuşma

    Katil İsrail ordusunun Mescid-i Aksa'da, ramazan ayı boyunca ibadet eden Filistinli Müslümanlara yönelik şiddeti son günlerde arttı.

    İsraillilerin saldırılarında 10'u çocuk 30 kişi yaşamını yitirdi.

    İsrail yönetimi, nefret ve şiddet söylemlerini devam ettirirken, Türkiye kamuoyunda hararetli bir tepki söz konusu.

    Filistin halkı ile dayanışma içinde olduğunu gösteren binlerce kişi, Türkiye'nin hemen hemen tüm şehirlerinde sokaklara dökülerek protestolara katıldı.

    Esad Coşan Hocaefendi'nin 1995'de yaptığı konuşma VİDEO

    ESAD COŞAN'IN KONUŞMASI

    Bunun yanında sosyal medyada da yoğun bir tepki söz konusu. Bu kapsamda dini kanaat önderi Mahmud Esad Coşan Hocaefendi'nin 29 Mayıs 1995'te yaptığı bir konuşma dolaşıma girdi.

    Müslümanların maruz kaldığı zulüm karşısında, İslam aleminin sessizliğini eleştiren Coşan Hoca'nın, Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi'nin  "Kudüs fethedilinceye kadar gülmeyeceğim ben" sözlerini hatırlatarak yaptığı tüyleri diken diken eden etkileyici konuşması şu şekilde:

    "GÜLMEK BANA YAKIŞMAZ"

    "Selahaddin-i Eyyubi başına siyah sarık sarmış, gülmemeye azmetmiş. 'Gülmeyeceğim ben. Kudüs fethedilinceye kadar gülmeyeceğim ben!' demiş, gülmemiş, yüzü asık durmuş, kaşı çatık durmuş. Neden? 'İslam'ın üçüncü mukaddes şehri Kudüs, Hristiyanların emrinde!' diye. 'Gülmek bana yakışmaz!' demiş.

    "BİZ NE BİÇİM MÜSLÜMANIZ"

    Biz ne biçim Müslümanız ya? Ne biçim şehid evlâdıyız biz ya? Ne oldu? Müslümanlığın feri, gücü, kuvveti; imanın aşkı, şevki ne oldu yâni? Bizim kendimizi düzeltmemiz lazım muhterem kardeşlerim! Ölen kardeşlerimiz şehid oldular. En yüksek mertebeyi buldular, cennetlik oldular. Asıl acınacak olan biziz, biz kendimize acıyalım. Biz Bosna'da ölenlere acımayalım, Çeçenistan'da ölenlere acımayalım, biz kendimize ağlayalım!..

    Bizim Müslümanlığımız müslümanlık değil... Söylüyoruz, anlatamıyoruz. Birleşin diyoruz, birleştiremiyoruz. Herkes nefsinin, keyfinin, zevkinin derdine düşmüş. Yılbaşı olduğu zaman yer yerinden oynuyor, Galatasaray şampiyon olduğu zaman kıyamet kopuyor, İslâm gittiği zaman hiç bir şey olmuyor! Protesto etmiyor. Böyle müslümanlık mı olur ya? Ne biçim iş bu?

    "AKLIMIZI BAŞIMIZA TOPLAMAMMIZ LAZIM"

    Aklımızı başımıza toplamamız lazım!.. Belki biz de öleceğiz. Belki bir Moğol istilası gibi bir istila gelecek. Çünkü Yunanlı boş durur mu, Sırp boş durur mu, Rus boş durur mu? Balkanlardan müslümanları atmak istiyor. Balkanlardan da atacak, onu istiyor, İstanbul'u da almak istiyor, Anadolu'dan da atmak istiyor, petrol mıntıkalarını da almak istiyor. Sen? 'Sen yok ol diyor, Dünya nüfusu fazla, sen yok ol!' diyor.

    "ÖLÜMDEN KAÇAMAZSIN"

    Aptal mısın sen ya? Ölebiliriz tamam, ölüm Allah'ın emri, ölebiliriz. Er gibi durduğumuz zaman, Fatih Sultan Mehmed Han gibi çalıştığımız zaman, hiç bir şey yapamazlar! Bizim gayemiz Allah'ın rızasını kazanmak, ölmek, şehid olmak... Belki de öleceğiz, ölümden de kaçamazsın.

    Bir müslüman kadın kâfirlerin eline geçse Garb'da; bütün İslam alemine, şarken, garben her yerdeki islam alemine o tek kadını kurtarmak için çalışmak borç olur.

    Kaç tane kadın orda, eza cefa altında!.. Ya yazıklar olsun müslümanlara, tüh yazıklar olsun! Yuh olsun müslümanlara!.. Size de yuh olsun, bana da yuh olsun!.. Bak, şehitler nasıl ömür geçirmişler, bak nasıl çalışmışlar?

    Nasıl devir açıp kapatmışlar, nasıl imparatorluk yıkmışlar? Küfrün merkezini nasıl dağıtmışlar? Küfrün merkezi şimdi neresi? Yenmek için çalış!.. Uyuyor millet. Bu neden? Kanımızın donmasından, şehid evladı olduğumuzu unutmamızdan, müslümanlığımızın, imanımızın gereğine göre yaşamamamızdan, Fatih Sultan Mehmed Han gibi, 'İyi müslüman neler yapmalıymış, nasıl olmalıymış?' diye düşünüp doğruyu bulamamamızdan."

    Esad Coşan Hocaefendi nin 1995 de yaptığı konuşma #1

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir