Dolar
6.8642
0.0451%
Euro
7.7408
-0.1083%
Altın
1802.74
-0.0382%
Borsa
115793.59
-2.4588%
G. Altın
397.902
-0.011%
Bitcoin
63280.42
-0.6319%
22ºC
İstanbul
Açık 22 C

    Fikirci Bey yazdı:YENİ ANORMAL

    Pazartesi’den itibaren normale dönüyoruz. Daha doğrusu yeni normale. Şimdiden gördüğüm kadarı ile bu yeni normal pek normal olmayacak. Karar Koronavirüs Bilim Kuruluna danışılarak alındı. Yeni yazı:
    • Özel Yazı
    • 31.05.2020 - 16:40
    Fikirci Bey yazdı:YENİ ANORMAL

    Pazartesi’den itibaren normale dönüyoruz. Daha doğrusu yeni normale. Şimdiden gördüğüm kadarı ile bu yeni normal pek normal olmayacak. Karar Koronavirüs Bilim Kuruluna danışılarak alındı.

    Tabi hükümetin tedbir almakta geç kaldığını, verilen rakamların sahte olduğunu, binlerce ölünün gizlendiğini iddia eden o meczup tayfa bu kararı da erken bulmakta gecikmedi. Zaten Türkiye’de ilk korona teşhisi konana kadar (11 Mart) sabredemeyip, korona duasına çıkan bu kesim, Koronodan ilk can kaybı yaşandığında da kına yakmıştı. Şimdi de Koronanın gitmesine tahammülleri yok. Nasıl olur? Koskoca salgın da mı hükümeti deviremez? Eğer bu kriz de hükümeti deviremezse artık hırstan hamamböceği gibi sırtüstü yere yatıp tepine tepine, morara morara ölecekler. Onların zaten normalleri bu olduğu için krizden sonra da daha bir normale dönecekleri yok. Onları yeni anormalleri bekliyor…

    Peki, gerçekten erken mi alındı bu normalleşme kararı? Ne güzel, korona hiç kalmayıncaya kadar sıkıyönetim ilan edilsin (pek severler zaten darbe çağrıştıran her şeyi), herkes evinde otursun, devlet de herkese maaş ödesin. Çoğu da memurdur bunların. İş yapsalar da yapmasalar da maaşları çalışır. Azdır ama garantidir. Tam da bu nedenle ülkede neler olduğu konusunda anlamlı hiçbir fikirleri yoktur. Acaba böyle bir şey yapılabilir mi? Devlet herkese maaş ödeyebilir mi? Ödese bile bu durum sürdürülebilir mi? Vergi alınmayacağına göre devlet bu parayı nereden bulacak? Bu hiç akıllarına gelmez. Hele bir de son yirmi yıldır onların istediği bir iktidar olsaydı acaba bu krizi atlatabilecek birikimimiz olur muydu diye hiç düşünmezler. İktidarları döneminde memura maaş verebilmek için IMF’ye dilendiklerini çabuk unuturlar.

    Türkiye’de özel sektör büyük ölçüde küçük esnaftan oluşur. Bunların ise öyle aylarca rölantide kalmalarını sağlayacak bir birikimleri yoktur. Kepengini açamazsa o gün zarardadır. Bir ay açamazsa sıfır girdiye karşılık sabit masraflar onu batırır. Kontağı çeviremeyen taksici en fazla 2 hafta dayanır. Bundan başka bir de hayatın temel ihtiyaçlarının giderilmesi var. Sebze, meyve, ekmek… Ama bu meczup grup bunları hiç akıl edemez. İsterler ki hem karnım doysun hem pastam bitmesin.

    Sorumuza dönelim, erken mi normale dönmeye çalışıyoruz? Bir kere normale değil yeni normale döneceğiz. İçinde bilim kurulunun önerdiği pek çok önlemi içeren bir yeni normal bu. İşte yukarıda saydığım insanların koronadan değil ama açlıktan ölmelerini önlemek için gerekli tedbirler bunlar.

    Şu ana kadar iyi götürdüysek bunun nedeni evde kalmamız değil mi? Şimdi sokağa çıkıp yine aynı kalmayı ümit edebilir miyiz? Muhtemelen sonuçları olacaktır ama evde kalmaya devam edersek koronadan daha büyük dertlerle uğraşacağımız kesin. Bakın, krizi oldukça kötü yöneten Avrupa bile normalleşme çabaları içinde. İlk iş turizme el attılar. Turizmin ülkemiz için önemi malum. Bizim de derhal ayak uydurmamız şart. Bakmayın siz AB’li yöneticilerin snopluğuna, Avrupa vatandaşları Türkiye’de tatil yapabilmeyi dört gözle bekliyor. Yeter ki sağlık güvencesini sağlayabilelim.

    Öte yandan komplo teorileri de havada uçuşmaya devam ediyor. Hedeflerden birisi de Bill Gates. Onu suçlayan da savunan da çok.

    Dış okumalarıyla çok kez hayat kurtaran analizleri bana kazandıran bir dostum Yuval Noah Harari’nin öngörülerindan bahsetti az önce. Harari, bio-algoritmadan söz ediyor. Anlayabileceğimiz şekliyle bio-algoritma şu: sadece hareketlerimizin ve davranışlarımızın değil, duygularımızın da bir algoritması çıkarılabilir ve bu algoritma üzerinde oynanabilir. Hani o yıllarca “robotların asla taklit edemeyeceğini” iddia ettiğimiz aşk, kıskançlık, nefret vb. gibi duygularımızın da algoritması çıkarılabilir ve bunlar yönlendirilebilir. İşte o zaman subliminal reklam, “big brother” falan çocuk oyuncağı kalır diyor Harari. Dünya çapında bunu sağlayabilenler de bildiğimiz emperyalizmi sürdürmekle yetinmeyip, bio-politik bir iktidar kuracaklar. Ve buna çok yakınlar. En yakını da Bill Gates. Daha önce yazmıştım artık “Savaş çıkarıp silah satma” ikinci planda kaldı. (bitmedi, ikinci planda kaldı)  Şimdi Bill Gates/Zuckerberg emperyalizmi hâkim. Bilişim sektörünün karları silah sektörünü defalarca katlıyor artık. Bu yeni emperyalizmin bize neler edeceğini henüz bilmiyoruz. Belki de bilmemize bile izin verilmeyecek.

    Konunun salgınla alakası ne? Dünyadaki toplam ağırlığı bir gramı bile bulmayan bir virüsün yüzbinleri öldürmesi ve bütün dünyayı eve kapatabilmesi, bütün dünya ekonomisini felce uğratabilmesi kolayca anlaşılabilir bir şey değil. Ve o salgını önlemek için yarattığımız araçlar, gen araştırmaları, yüz tanımalar vb. kurulmak istenen bio-politik iktidarın öncülleri olarak sayılabilir.

    Neyse biz normal anormalimize bir dönelim, bakalım ne olacak.

    @kalemciler

     

     

    Görüş Bildir