Euro
11.1822
0.92%
Dolar
9.6029
1.08%
Altın
555.41
1.87%
Borsa
1.48
1.68%
Bitcoin
588.898
-1.36%
16ºC
İstanbul
Açık 16 C

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi

    Vakanüvis, Kemal Kılıçdaroğlu'nun gazi yakınlarıyla bir araya geldiği görüşmede kalpak takması üzerine eski giysilerin tarihini kaleme aldı.
    • Haber Merkezi
    • 23.09.2021 - 13:23
    • Güncelleme : 23.09.2021 - 13:36
    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi

    "Kemal Bey'in kalpağı" vesilesiyle...

    "Kalpak Kanunu" Meclis'te reddedilmişti.

    Vakanüvis

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Gaziler Haftası vesilesiyle kalpak giymesi, bu eski giysiyi tekrar gündeme taşıdı.

    "Kalpağın mazisi" de renkli detaylara sahip.

    Buyrun o detaylara...

    "OSMANLI MODERNLEŞMESİ"NİN KIYAFETLERE ETKİSİ

    Osmanlı İmparatorluğu, 18'inci yüzyıldan itibaren Batı karşısında gerilemeye başlayıp, zamanla da onun üstünlüğünü kabul edince, Batı tarzı yenilikler görülmeye başlamıştı. Bu yenilikler önce askeri alana girmiş, sonra da toplumsal hayata sirayet etmişti. Zamanla Batılılaşmanın boyutları genişlemiş, eğitim, hukuk, siyaset, dış görünüş ve askeri kıyafete de yansımıştı. Bu dönemde, ilk defa geçici olarak Avrupa başkentlerine gönderilen Osmanlı elçileri, Avrupa kültürü hakkında bilgi toplamaya başlamışlardı. III. Selim zamanındaki çağdaşlaşma hareketleri kapsamında da askeri kıyafetlerde büyük değişiklikler olmuştu.

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #1

    PANTOLON VE FES GİYME EMRİ VEREN II. MAHMUT'A "GÂVUR PADİŞAH" DEMİŞLERDİ

    Dr. Necdet Aysal'ın Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi'nin 2011 Bahar sayısında yayınlanan, "Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Giyim ve Kuşamda Çağdaşlaşma Hareketleri" başlıklı makalesinde anlatıldığına göre, II. Mahmut’un yeni kurduğu askeri birliğe ve memurlara, yeni bir kıyafet ve başlık giydirmesi ile birlikte toplumdaki kılık kıyafet tarzları da büyük bir değişikliğe uğramıştı. 1826’da kaldırılan Yeniçeri Ocağının yerine Avrupaî tarzda kurulan "Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye" isimli ordunun kıyafeti, Batı tarzında ceket, pantolon, fes ve potin olarak düzenlenmişti. Dönem içerisinde kavuk taşıma zorunluluğunun kaldırılması, tamamen vücuda oturan bir ceket, topuklara kadar inen geniş bir pantolon ve potin giyilmesi ve başlık olarak fesin kabul edilmesi, başta Şeyhülislam ve ulema olmak üzere geniş kitlelerce hoş karşılanmamıştı. Yeni kıyafet değişikliğinin İslami kurallara aykırı olduğunu düşünen kimi çevreler, bu değişimi gerçekleştiren II. Mahmut’a, "Gâvur Padişah" bile demişlerdi. II. Mahmut’un kıyafet konusundaki çabalarını, o tarihte İstanbul’da yaşamış olan bir İngiliz gazeteci şöyle değerlendirmişti:

    "Kıyafette ıslahı meydana getirebilmek için fazla enerji sarf edildi. Çünkü kıyafet halkı Avrupalılardan ayıran büyük bir mâniaydı. II. Mahmut, Batı kıyafetini önce kendisi benimseyen ve isteyenlerin de sakallarını kesebileceklerini irade eden ve yeni kurduğu ordusunu tam bir Avrupa ordusu olarak görmek isteyen bir padişahtı. Başa kavuk yerine fesin geçirilmesi, şalvar, cepken setre, pantolon giyilmesini sağlamak istemişti. Yenileşme hareketlerinde çok ileri gittiği için muhafazakâr çevreler tarafından 'Gâvur Padişah' olarak anılmıştı."

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #2

    PANTOLONU DENEYEN İKİ MEMUR HALK TARAFINDAN HIRPALANMIŞTI

    Vakanüvis Lütfi Efendi, 1828’de Padişahın, kıyafet değişikliğinin halk üzerindeki etkisini öğrenebilmek amacıyla saray memurlarından Hüsnü ve Avni Beylerden pantolon giyip vatandaş arasına girmelerini istediğini, bir Ramazan günü bu toplumsal deneyi yapan "zamane yenilikçisi" ikiliyi halkın epeyce hırpaladığını yazmıştı.

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #3

    VE KALPAK TEKRAR SAHNEDE

    Kalpak aslında, Orta Asya kavimlerinin çok eski tarihlerden itibaren kullandığı bir giysi olan "börk"ün değişik bir versiyonuydu. Uzun yıllar boyunca Osmanlılar içinde börk giyenler görülmüştü. Zamanla Orta Asya döneminin simgesi olan börk unuttulmuş, kalpak kısmen görülmüş, bunların yerine ise fes ve sarık giderek Müslüman erkeğin simgesi olmuştu. II. Abdülhamit'in 1903 yılında topçu ve süvari askerlerine fes yerine kalpak giydirmek istemesiyle bu unutulan başlık tekrar gündeme gelmişti. Ancak bu girişim din adamlarının muhalefetiyle karşılaşınca geri adım atılmış, kısa bir süre sonra ise karar uygulanmıştı. Ancak sıcak bögelerde kalpak kalın ve kalıplı yapısıyla askerleri rahatsız ediyordu. 1911 Trablusgarp Savaşı’na katılan subaylar, kalpakla Afrika güneşine dayanamamışlar ve Karadenizlilerin başlıkları biçiminde kesilmiş haki renkte başlıkları katlayıp giymeye başlamışlardı. Bu yeni şapka tipi Enver Paşa'ya nispetle "Enveriye" olarak anılır olmuştu. 1912 yılında başlayan Balkan Savaşları'nda bütün subaylar, “Enveriye” giymişlerdi.

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #4

    FALİH RIFKI ATAY: KUVÂ-Yİ MİLLİYE KALPAKLIYDI

    Cumhuriyet dönemi ideologlarından gazeteci, yazar, milletvekili Falih Rıfkı Atay, halkın giydiği başlıkları değerlendirirken, şunları yazmıştı:

    "Kuvâ-yi Milliye kalpaklı idi. Ordunun İzmir’e girdiğinin haftasında bütün iç sokaklar, Rum askerlerin başlarından attıkları şapkalarla kaldırım gibi döşeli iken, halkın Anadolu’dan gelen kalpağa selam verdiğini görmüştüm. Sultan Hamit devrinde kalpağı caiz görmeyen ulema, softalar ve dolayısıyla toplum şimdi kalpağı alkışlıyordu."

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #5

    "KALPAK KANUNU" ÖNERGESİ MECLİS'TE REDDEDİLMİŞTİ

    Kurtuluş Savaşı süresince Türk subayları kalpağı tercih etmişti. Gerek düzenli orduda gerekse milis kuvvetlerinde kalpak en yaygın başlık haline gelirken, Milli Mücadele'nin bir tür simgesi olmuştu. Ayrıca Cumhuriyet'in kurucu ekibi, fes ve sarığın karşısında kalpağı daha modern görüyordu. Meclis'te "İkinci Grup" olarak anılan milletvekilleri arasında ise fes ve sarık yaygındı. Kalpağın yaygınlaşmasını isteyen isimlerden Bursa Milletvekili Operatör Emin ve Sinop Milletvekili Şevket Beylerin, fes yerine kalpak giyilmesi hakkında kanun çıkartılması için Meclis Başkanlığı’na önerge vermişlerdi. Ancak önerge, hem Birinci hem de İkinci Gruptan milletvekillerinin çoğunluğunca olumsuz karşılanmıştı. Özellikle Çorum Milletvekili Haşim Bey, Bolu Milletvekili Tunalı Hilmi Bey ve Sivas Milletvekili Mustafa Taki Beyler yaptıkları konuşmalarda önergeyi şiddetle reddetmişlerdi.

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #6

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #7

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #8

    Vakanüvis yazdı: Kalpağın mazisi #9

    İlginizi Çekebilir


    Görüş Bildir