Petrol
115.32
1.01%
Euro
17.4088
-0.86%
Dolar
16.1911
-0.96%
Altın
964.88
-0.79%
Borsa
2439
0.00%
Bitcoin
474.720
0.09%
27ºC
İstanbul
Güneşli 27 C

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar

    Vakanüvis, ilk reklamların nasıl başladığını; içeriklerini ve sektör özelliklerini kaleme aldı.
    • Haber Merkezi
    • 22.01.2022 - 15:11
    • Güncelleme : 23.01.2022 - 18:24
    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar

    Şimdi reklamlar

    Vakanüvis

    Fiziki baskılı yayınlar da internet yayıncılığı da zaman zaman okuru/ziyaretçiyi rahatsız ettiği konuşulsa da onlarsız olmuyor. Reklamlardan bahsediyoruz…

    Şu an okumakta olduğunuz yazı da dahil bütün bu “medyatik üretimler”, reklamların katkı sağladığı “maddi eko-sistem” sayesinde okurla/izleyiciyle buluşuyor. Günümüz reklamlarına ve reklam dünyasına dair bolca gözlemimiz var elbette. Peki, ilk reklamlar, o günlerdeki adıyla ilanlar nasıl başlamıştı, içerikleri nasıldı, sektörün özellikleri nelerdi?

    TÜRK BASINI “SÜTUN-SANTİM”LE TANIŞIYOR

    Türkiye’de reklamcılık, Balkan Savaşı yıllarında İstanbul’da Davidda Samanon tarafından başlatılmıştı. Kahire’deki ünlü Ajans Havas’ın yöneticilerinden Emest Hoffer savaş sonrası İstanbul’a gelmiş ve burada David Samanon ile işbirliği yapmıştı. İkiliye Jak Hullli’nin de katılmasıyla “Hoffer-Samanon ve Hulli İlanat Acentesi” adıyla İstanbul’daki ilk reklamcılık faaliyeti başlamıştı. Bu ajans, ilk olarak “sütun- santim” kavramını sektöre getirmişti. Buna göre, reklam veren, gazetede reklamının kapladığı – her sayfa 9 sütundan oluşuyordu – sütun ve boyunu gösteren santimetreye göre bir fiyat ödüyordu. Bu ölçümleme gazete ve dergilerde halen de geçerli.

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #1

    “SANDVİÇ ADAMLAR” İSTANBUL SOKAKLARINDA

    İmparatorluktan Cumhuriyet idaresine geçilirken sektöre yeni katılan işletmeler olmuştu. Bu dönemde reklamcılık sektörüne fark getiren uygulama “sandviç adamlar”dı. Bu uygulamayla üstlerinde özel giysiler ile reklam grafik ve yazılarının yer aldığı pankartlar taşıyan adamlar caddelerde görülmeye başlamıştı.

    1933 yılında gazete sahipleri, aralarında toplanıp “İlancılık Reklam Ajansı Limited Şirketi”ni kurmuştu. Basın patronları, kurdukları şirketle ajanslara verdikleri yüzde 25 ajans ücretinden kurtulmayı amaçlamıştı. Gazete patronları açısından bu kârlı bir girişimdi, zira şirket için para harcamamışlar, gerekli sermayeyi, Hindli Müslümanların gönderdikleri paralarla kurulan İş Bankası sağlamıştı. Bu şirket 1950’lere kadar reklam piyasasındaki tekel olmuştu. “İlancılık”tan geçmeyen ilanların gazetelerde yer alması çok zordu.

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #2

    ŞAPKA REKLAMLARI SEKTÖRÜN YAPISINI DEĞİŞTİRDİ

    Tekeli kırmak isteyen girişimlerden birisi, sonraları reklamcılık sektöründe öncü isimlerden birisi haline gelecek olan Eli Acıman’ın kurduğu “Faal Reklam Acentası”ydı. Eli Acıman bu şirketi 1943’de kurmuştu. Sultanhamam’da, penceresiz depoyu andıran bir odada faaliyete geçen ajansta sadece iki kişi çalışıyordu. Eli Acıman, sektörde tutunmasını, “Şapka Devrimi”yle yaygınlaşan fötr kullanımı ve bunları üreten Vakko’nun reklamlarının sağlandığını anlatmıştı: “Şen Şapka’nın (Vakko) kurucusu Vitali (Hakko) Bey ile tanıştık. Şapkalarının reklamını yapmamı istedi. On gün sonra, Vitali Bey’in sipariş ettiği ‘kampanya’yı tahtalı, beş değişik tarzda götürüyorum. Vitali Bey inceliyor... ‘Çok güzel, teşekkür ederim, borcum ne kadar?’ diye soruyor. Bu ilk işin ardından Robert Kolej’in ünlü pazarlama hocası Prof. Frank Potts’tan, mevcut tek reklamcılık kitabını ödünç alma imkânı buldum. Şen Şapka’nın yanı sıra Markiz Pastaneleri ve Koç Ticaret’in (Koç Holding) reklam ajansı oluverdim.”

    Eli Acıman, 1960’lara gelindiğinde şirketinin adını değiştirmiş, “Faal Ajans”la piyasadaki önemli oyunculardan biri olmuştu. Müşterilerinin karşısına “Gayemiz, satışlarınızı artırmaktır” sloganıyla çıkan ajans, ses getiren kampanyalara imza atmıştı. “Pum Sabunları için ‘Yüzünüz çamaşır değildir’ sloganını bulduk, bu slogan uzun yıllar dillerden düşmedi. O yıllarda Amerika’dan radyo ithal ediliyordu. Beşyüz radyo gelmişti. ‘Bu radyodan alana, bir Zeki Müren fotoğrafı’ vereceğimizi duyurduk. Sabah gazetelerde ilanımız yayınlandı, saat 11.00’de radyolar tükenmişti.”

    Faal Ajans, 1965 yılında, “Yeni Ajans” ve “Manajans” isimleriyle ikiye bölünmüştü. O dönem ve takip eden yıllarda “İstanbul Reklam”, “Reklam Moran”, “Grafika”, “İlancılık”, “Maya Ajans”, “Ajans Ada”, “AX”, “Prizma”, “Merkez”, “Alice Ajans”, “Güzel Sanatlar”, “Fulmar Reklam” ve “Repro” sektörün önde gelen şirketleriydi.

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #3

    REKLAMLAR TOPLUMU DÖNÜŞTÜRMEYE BAŞLARKEN

    1930’lu yıllardaki mali ve iktisadi seferberlik, yerli malı kullanımı ve tasarrufa çağrı içeren reklamları öne çıkartmıştı. Ancak bu dönem kısa sürmüş, özellikle kadınları hedefine alan reklamlar, resim, grafik, tasarım ve metinleriyle “Batılı hayat tarzı” ve harcamayı cazip hale getirir olmuştu. Fötr şapkalı, takım elbiseli şık erkekler, tayyörlü, şapkalı kadınlar yeni dönemin “ideal tipler”iydi. “Fiyonk dudaklar, ince alınmış kaşlar, canlı renkler, pembe-beyaz güzellerin ardından güzellik anlayışı Hollywood film yıldızlarını hatırlatır. Saç modelleri ve makyaj, tümüyle Jean Harlow, Marlene Dietrich gibi gizemli dilberlere yönlendirilir. Bukleli saçlar, iri bukleler, saç fileleri görülmeye başlar. İki belki de üç haftada bir şampuan da kullanılmalıdır.”

    1930, 40 ve 50’lerde banka reklamları basında ağrılıklı olarak yer alırken, bankaları yeni elektrikli aletlerin reklamları takip etmişti. İhap Hulusi de Türk reklamcılığında grafik ustası olarak pek çok reklama imza atmaya başlamıştı. Birçok afiş, basın ilanı, etiket, amblem, kitap ve dergi kapağı yapan Hulusi, ayrıca çok uzun bir süre Milli Piyango biletlerini resimlemişti.

    1950’li yıllarda dönemin en popüler medyası olan radyo reklam almaya başlamıştı. Reklamcılık gelişirken hem kendi içinde bir takım düzenlemeler oluşturuluyor hem de devlet bazı yasal düzenlemeler getiriyordu. Bunlardan biri de 1957 yılında kurulan “Resmi İlanlar Şirketi”ydi. Şirket, üç yıl sonra “Basın İlan Kurumu” adını alacaktı. 1971 yılında ise üç yıldır yayında olan TRT Televizyonu reklam almaya başlamıştı.

    * Yard. Doç. Dr. R. Ayhan Yılmaz, “İlanattan İnternete Türkiye’de Reklamcılık”, Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Kurgu Dergisi, Sayı 18, 2001 * “Türk Reklam Tarihine Kısa Bir Yolculuk”, Brandcom Dijital Reklamcılık Dergisi, thebrandage.com

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #4

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #5

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #6

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #7

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #8

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #9

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #10

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #11

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #12

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #13

    Vakanüvis yazdı: Şimdi reklamlar #14


    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir