Hakkari'de ikizlerin başarı hikayesi: Yerde ders çalışıp fen lisesini kazandılar
Yüksekova’nın Ortaç köyünde yaşayan 14 yaşındaki ikizler Musa ve İsa Karaköm, imkansızlıklara rağmen LGS'de büyük bir başarıya imza attı. 5 kişilik aileleriyle birlikte, su sızdıran ve üstü brandayla kaplı tek odalı bir evde yaşayan ikizler, yer minderinde günde 5-6 saat çalışarak Yüksekova Fen Lisesi'ni kazandı.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Ortaç köyünde yaşayan Karaköm ailesinin ikiz çocukları Musa ve İsa, LGS’de elde ettikleri başarıyla ailelerini gururlandırdı.
İlkokuldan itibaren aynı sınıfta eğitim gören kardeşler, 7’nci sınıfa kadar köylerinde okudu.
8’inci sınıfta Suüstü Ortaokulu’na geçen kardeşlerden İsa 410, Musa ise 395 puan alarak Yüksekova Fen Lisesi’ne yerleşti.
MADDİ İMKANSIZLIKLARA RAĞMEN BAŞARDILAR
Başarı için ikizlerin gösterdiği çaba ise herkese örnek olacak türden.
İkizler LGS’ye, babalarının 2 yıl önce yapımına başladığı ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle sadece bir oda, mutfak ve banyo-tuvalet bölümü bitirilen, su sızmalarının önlenmesi için de üzeri brandayla kapatılan derme çatma evde hazırlandı.

KENDİLERİNE AİT MASALARI YOK
Kendilerine ait çalışma odaları ve masaları bulunmayan kardeşler, 16 yaşındaki ablaları, anne ve babalarının uyuduğu, yemek yiyip sohbet ettiği tek odada bir köşeye çekilerek yer minderinde her gün 5-6 saat ders çalıştı.
Okula başlayacağı günü heyecanla bekleyen Musa Karaköm, doktor olmak istiyor.

"TIP DOKTORU OLMAK İÇİN ÇABALIYORUM"
Kendi yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle doktorluğu istediğini belirten Musa Karaköm, "Çocukluğumdan beri çok zorlu bir sağlık sürecinden geçtim. Sürekli doktorlara gidiyorum. Kalp rahatsızlığım var. İki defa anjiyo oldum. Geçen ay da İstanbul'a gittim. Babam da hasta olmasına rağmen sağlığımı düşünerek sürekli beni doktorlara götürüyor. Ben de bunları düşünerek okuyup tıp doktoru olmak için çabalıyorum." diye konuştu.

"HEDEFİM YAZILIM MÜHENDİSLİĞİ OKUMAK"
Yazılım mühendisi olmak isteyen İsa Karaköm ise ders çalıştıkları ortamın zorluğuna dikkat çekerek, "Zor bir süreçti. Evde yerde oturarak çalışıyorduk. Bazen su damlıyordu kitaplarımızın üzerine. Zor şartlarda, günde 5-6 saat ders çalışıyorduk. Sonunda amacımıza ulaştık. Ben 410, ikizim Musa 395 puan aldı. İkimiz de fen lisesine yerleştik. Birlikte çalıştık, birlikte başardık. Aynı odada ders çalışmak zaman zaman zor oluyordu. Televizyonun sesi geldiğinde bir köşeye çekilip çalışmaya devam ediyorduk. Ailemiz de bize destek veriyordu. Onların desteği sayesinde bu süreci atlattık. Hedefim yazılım mühendisliği okumak." dedi.
Geçimini çiftçilik yaparak sağlayan baba Özhan Karaköm de çocuklarının başarısıyla gurur duyduğunu anlattı.

"EVİN ÜSTÜNÜ SU GEÇİRMESİN DİYE BRANDA İLE KAPATTIM"
Zehirli guatr nedeniyle tiroit tedavisi gören Karaköm, "Çocuklarım daha iyi şartlarda yaşasın ve okusun diye yaklaşık 2 yıl önce ev yapmaya başladım. Temelini ve su basmanın tamamladım. Ancak param yetmedi. Bir oda, mutfak ve banyo-tuvalet yapabildim. Evin üstünü de su geçirmesin diye branda ile kapattım. Şu anda 5 kişilik aile olarak burada yaşıyoruz. Ben de tedavi görüyorum ama çocuklarımın okuması için elimden geleni yapıyorum. Evimizi tamamlayamadım ama çocuklarımın fen lisesini kazanması benim için büyük bir gurur." diye konuştu.
