İsrail basınında Türkiye analizleri: Yeni güvenlik hesapları yapılmalı
Türkiye'nin son yıllarda artan savunma kapasitesi, deniz gücü ve bölgesel etkisi mercek altına alınırken Tel Aviv yönetiminin yeni güvenlik stratejileri geliştirmesi ve olası senaryolara karşı hazırlıklarını artırması gerektiği savunuldu.
İsrail basınında yayımlanan kapsamlı analizlerde, Türkiye'nin Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de artan askeri ve diplomatik etkisinin İsrail'in güvenlik planlamasında daha fazla dikkate alınması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Israel Hayom ve ICE haber sitelerinde yer alan analizlerde, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisindeki ilerlemesi, deniz gücündeki gelişimi ve bölgesel nüfuzunun İsrail açısından yeni stratejik hesaplamaları beraberinde getirdiği öne sürüldü.
"OLASI SENARYOLARA HAZIRLIKLI OLUN" ÇAĞRISI
Analizlerde, Ankara'nın özellikle Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve çevre bölgelerde artan etkisinin İsrail'in güvenlik politikalarında yeni bir dönemi zorunlu kıldığı ileri sürüldü. Tel Aviv yönetiminin askeri kapasitesini güçlendirmesi, bölgesel ortaklıklarını çeşitlendirmesi ve farklı senaryolara karşı hazırlık yapması gerektiği görüşü dile getirildi.
"İSRAİL STRATEJİK BELİRSİZLİKLE KARŞI KARŞIYA"
Israel Hayom gazetesine değerlendirmelerde bulunan Misgav Ulusal Güvenlik ve Siyonist Strateji Enstitüsü kıdemli araştırmacısı, aynı zamanda Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) kıdemli uzmanı Prof. Kobi Michael, İsrail'in mevcut süreçte "stratejik belirsizlik" yaşadığını öne sürdü.
Michael, İsrail'in sahadaki askeri başarılarını kalıcı ve sürdürülebilir bir bölgesel düzene dönüştürmekte zorlandığını savunarak, ülkesinin yeni güvenlik ortaklıkları oluşturması ve bölgesel stratejisini yeniden şekillendirmesi gerektiğini ifade etti.
TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL ETKİSİNE DİKKAT ÇEKTİLER
Haberde görüşlerine yer verilen emekli Albay Prof. Gabi Siboni ise Türkiye'nin son yıllarda bölgesel güç olarak etkinliğini artırdığını ileri sürdü.
Siboni, Türkiye ile Katar'ın öncülük ettiği bir bölgesel eksenin güç kazandığını iddia ederken, Ankara'nın Orta Doğu'daki etkisinin giderek arttığını savundu.
Analizde ayrıca Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığına, savunma alanındaki yatırımlarına ve farklı ticaret koridorları oluşturma girişimlerine de yer verildi.

"DOĞRUDAN SAVAŞ OLASILIĞI DÜŞÜK" DEĞERLENDİRMESİ
Prof. Michael, Türkiye'nin İsrail'e karşı doğrudan askeri bir çatışma başlatmasının düşük ihtimal olduğunu öne sürdü.
Michael, Ankara'nın temel hedefinin İsrail'i diplomatik ve bölgesel anlamda yalnızlaştırmak olduğunu iddia ederek, Türkiye'nin Lübnan ve Suriye başta olmak üzere birçok kriz alanında etkili bir aktör haline geldiğini, Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerini sürdürdüğünü ve Mısır ile Pakistan gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirdiğini ileri sürdü.
PAKİSTAN VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ
Analizde, Türkiye ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu bazı Müslüman ülkelerin savunma alanında iş birliğini geliştirmeye çalıştığı iddiasına yer verildi.
Michael, Pakistan'ın nükleer güç olmasının da İsrail açısından stratejik değerlendirmelerde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardan biri olduğunu savundu.
DENİZ GÜCÜNE İLİŞKİN İDDİALAR
Emekli Albay Gabi Siboni, İsrail ordusunun operasyon planlarında Türkiye'nin deniz gücünü dikkate alması gerektiğini öne sürdü.
Siboni, İsrail donanmasının güçlendirilmesi çağrısında bulunurken, Türkiye'nin sahip olduğu deniz kapasitesi nedeniyle Doğu Akdeniz'deki olası gelişmelerin İsrail açısından önemli riskler oluşturabileceğini iddia etti. Analizde, Türkiye'nin istemesi halinde İsrail'in deniz ulaşımını ciddi şekilde kısıtlayabileceği yönündeki değerlendirmelere de yer verildi.
ICE: TÜRKİYE İLE OLASI GERİLİM GÜNDEMDE
İsrail merkezli ICE haber sitesi ise "Türk Tehdidinin Gölgesinde: İsrail Nasıl Cevap Verebilir?" başlıklı analizinde, İsrail savunma çevrelerinde Türkiye ile yaşanabilecek olası gerilim ihtimalinin daha fazla tartışıldığını yazdı.
Haberde, Ankara'nın Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarına ilişkin daha aktif adımlar atması halinde bunun İsrail Savunma Kuvvetleri'nin faaliyet alanlarıyla doğrudan karşı karşıya gelme riskini artırabileceği öne sürüldü.
MASADA P-8 POSEIDON SEÇENEĞİ
Analize göre İsrail'in değerlendirdiği seçeneklerden biri de ABD yapımı Boeing P-8 Poseidon deniz karakol uçağını envanterine katmak.
Haberde, ABD Donanması'nın kullandığı P-8 Poseidon'un yaklaşık 2 bin 200 kilometrelik operasyon yarıçapına sahip olduğu, havada yakıt ikmali sayesinde görev menzilini artırabildiği ve gelişmiş radar, elektro-optik sistemler, kızılötesi sensörler ile denizaltı tespit teknolojileriyle donatıldığı bilgilerine yer verildi.
TÜRKİYE GÜVENLİK PLANLAMASINDA DAHA FAZLA YER TUTUYOR
Hem Israel Hayom hem de ICE'de yayımlanan analizlerde ortak olarak, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerleme, deniz gücündeki gelişim ve bölgesel nüfuzundaki artışın İsrail'in güvenlik planlamasında daha önemli bir başlık haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.
Analizlerde, Tel Aviv yönetiminin askeri hazırlıklarını güçlendirmesi, dış tedarik bağımlılığını azaltması, yeni bölgesel iş birlikleri geliştirmesi ve farklı güvenlik senaryolarına karşı hazırlıklı olması gerektiği yönündeki görüşler öne çıktı.
