İsrail: Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerin tamamı alıkoyuldu
İsrail, uluslararası sularda saldırdığı Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerin hepsini alıkoyduğunu duyurdu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE: 430 AKTİVİST ALIKONULDU
Açıklamada, Gazze'ye yönelik ablukayı kırarak insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 430 aktivistin hepsinin alıkonulduğu ve İsrail donanmasına ait gemilere bindirildiği belirtildi.
Aktivistleri taşıyan gemilerin İsrail'e doğru seyir halinde olduğu ifade edilen açıklamada, Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin İsrail'de ülkelerinin konsolosluk temsilcileriyle görüşebileceği ileri sürüldü.

İSRAİL ORDUSUNUN KÜRESEL SUMUD FİLOSU'NA SALDIRILARI
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmayı ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta İsrail ordusunun hukuk dışı müdahalesine maruz kalmıştı.
Gazze’ye 600 deniz mili uzaklıkta, uluslararası sulardaki saldırısında İsrail ordusu, 177 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu.
İsrail ordusu, 44 ülkeden 428 aktivistin yer aldığı toplamda 50 tekneden oluşan filoya, 18 Mayıs'ta Gazze’ye doğru uluslararası sularda seyir halindeyken yeni bir saldırı düzenledi ve aktivistleri hukuka aykırı şekilde alıkoydu. Filoda 78 Türk katılımcı yer alıyordu.
İsrail ordusu, Ağustos 2025'te de 44'ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan 40'tan fazla tekneyle Gazze'ye yönelen Küresel Sumud Filosu'na benzer bir saldırıda bulunmuştu.

FİLİSTİN: KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA SALDIRI VE AKTİVİSTLERİN ALIKONULMASI SAVAŞ SUÇUDUR
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in Küresel Sumud Filosu'na ait teknelere müdahalesi, tekneleri ve aktivistleri alıkoymasının uluslararası sularda gerçekleştirilen "yasa dışı bir eylem" olduğu belirtildi.
Açıklamada, İsrail’in bu müdahaleyle Gazze'deki "soykırım, aç bırakma politikası ve kuşatmayı" örtbas etmeye çalıştığı ifade edilirken, saldırının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil uluslararası hukuk kurallarının ağır ihlali olduğu, uluslararası insancıl hukuk ile insan hakları ilkelerini de ciddi şekilde ihlal ettiği vurgulandı.
İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukayı sürdürmesinin, Gazze'deki barış planının ikinci aşamasına geçişi engellediği ve Filistinlilerin yaşadığı insani felaketi derinleştirdiği belirtilen açıklamada, alıkonulan aktivistlerin güvenliği konusunda "derin endişe" duyulduğu ve aktivistlerin hayatı ve güvenliğinden tamamen İsrail'in sorumlu olduğu kaydedildi.
Filodaki teknelere silahla müdahale edildiği, yardım çağrılarının engellendiği ve teknelerin açık denizde tehlikeli koşullarda durdurulduğuna işaret edilen açıklamada, İsrail'in Filistin Devleti’nin kara, deniz ve hava sahası üzerinde egemenliği bulunmadığı vurgulanırken, deniz yolları ve insani yardımlar üzerinde güç kullanarak hakimiyet kurma girişimlerinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ifade edildi.
Filistin Dışişleri Bakanlığının açıklamasında ayrıca Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ile uluslararası insan hakları kuruluşlarına İsrail’e karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması, Gazze ablukasının kaldırılması ve aktivistlerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.
