Jeoloji mühendisi Evsen: Kayseri'deki depremler korkutmasın
Pınarbaşı ilçesinde son 100 günde yaklaşık 300 deprem meydana gelirken Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen, sarsıntıların Sarız Fayı üzerinde gerçekleştiği yönündeki değerlendirmelerin doğru olmadığını söyledi.
Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde son dönemde art arda yaşanan depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Yaklaşık 100 günlük süreçte 300'e yakın sarsıntının kaydedildiği bölgede, depremlerin hangi fay üzerinde meydana geldiğine ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldı.
Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen, Pınarbaşı ilçesine bağlı Yassıpınar köyü ile Büyük Borandere ve Küçük Borandere arasındaki bölgede meydana gelen depremlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Evsen, bölgenin Türkiye Diri Fay Haritası'nda belirgin bir fay hattının bulunmadığını ancak bunun yer altında fay olmadığı anlamına gelmeyeceğini söyledi.
“BÖLGEDE ADI KONULMAMIŞ BİR FAY BULUNUYOR”
Son 100 günlük dönemde bölgede yaklaşık 300 deprem meydana geldiğini belirten Evsen, sarsıntıların yoğunlaştığı alanın Pınarbaşı ilçesindeki Yassıpınar, Büyük Borandere ve Küçük Borandere çevresi olduğunu ifade etti.
Türkiye Diri Fay Haritası'nda bölgede belirgin bir fay görülmediğine dikkat çeken Evsen, depremlerin varlığının bölgede yüzeyde belirgin şekilde izlenmeyen bir fayın bulunabileceğine işaret ettiğini söyledi.
Evsen, “Deprem olduğuna göre burada üstü örtülü de olsa bir fayın olabileceğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Yapılan incelemelere göre söz konusu fayın, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzandığı ve yaklaşık 5 kilometrelik bir uzunluğa sahip olduğu tahmin ediliyor.

“5 KİLOMETRELİK FAYIN ÜRETECEĞİ DEPREM SINIRLI OLUR”
Adnan Evsen, fayın uzunluğunun kısa olması nedeniyle üretebileceği depremlerin büyüklüğünün de belirli bir seviyede kalmasının beklendiğini söyledi.
Yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki fayın 5 ila 5.5 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceği değerlendirmesinde bulunan Evsen, daha büyük bir deprem oluşturma potansiyelinin bulunmadığını ifade etti.
Evsen, söz konusu fayın geçmişte deprem üretip üretmediğine ilişkin yeterli kayıt bulunmadığını, fayın özelliklerinin net şekilde ortaya konulabilmesi için daha kapsamlı bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.
“DEPREMLER SARIZ FAYI ÜZERİNDE MEYDANA GELMİYOR”
Bölgede yaşanan sarsıntıların Sarız Fayı üzerinde meydana geldiği yönündeki iddialara da değinen Evsen, kendi değerlendirmelerinin bu yönde olmadığını söyledi.
Söz konusu fayların Deliler Fayı'na bitişik konumda bulunduğunu belirten Evsen, Malakköy Fayı'nın yaklaşık 22 kilometre, Sarız Fayı'nın ise yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta olduğunu ifade etti.
Evsen, depremlerin Sarız Fayı üzerinde değil, Deliler Fayı'na bitişik konumdaki Aşağı Borandere ile Yukarı Borandere arasındaki bölgede meydana geldiğini söyledi.
Bölgedeki fayın Pınarbaşı'na yaklaşık 50, Altınyayla'ya 20, Gemerek'e 40 ve Şarkışla'ya yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunduğu belirtildi.
“DELİLER VE SARIZ FAYLARININ HAREKETLENMESİNİ BEKLEMİYORUZ”
Henüz isimlendirilmemiş fayın Deliler Fayı'na çok yakın olmasına rağmen kısa uzunluğu nedeniyle bu fay üzerinde büyük çaplı bir hareketliliğe neden olmasının beklenmediğini ifade eden Evsen, Sarız Fayı açısından da benzer bir değerlendirme yaptı.
Evsen, yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki bir fayın Deliler Fayı'nı harekete geçirmesinin söz konusu olmadığını, Sarız Fayı'nın da yaklaşık 45 kilometre uzakta bulunması nedeniyle mevcut depremlerle bağlantılı bir hareketlenme beklemediğini dile getirdi.
Evsen, “Ne Deliler Fayı ne de Sarız Fayı bu depremlerden etkilenecek durumda değil.” ifadelerini kullandı.
MTA’YA “FAY ARAŞTIRILMALI” ÇAĞRISI
Bölgede devam eden deprem hareketliliğinin daha iyi anlaşılabilmesi için fayın kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini vurgulayan Evsen, Maden ve Tetkik Arama Genel Müdürlüğünün (MTA) bölgede çalışma yürütmesinin önemine dikkat çekti.
Fayın geçmişte deprem üretip üretmediğinin, gerçek uzunluğunun ve diğer jeolojik özelliklerinin henüz tam olarak bilinmediğini belirten Evsen, bilimsel çalışmalarla bu soruların yanıtlanabileceğini ifade etti.
Evsen, fayın geçmişteki hareketlerinin ve deprem üretme kapasitesinin ortaya çıkarılmasının bölgedeki risk değerlendirmelerine önemli katkı sağlayacağını kaydetti.
“KORKMAYA, ENDİŞE ETMEYE GEREK YOK”
Pınarbaşı çevresindeki deprem hareketliliğinin daha büyük bir depremi tetikleyip tetiklemeyeceğine ilişkin görüşlerini de paylaşan Evsen, mevcut değerlendirmeleri doğrultusunda böyle bir beklentisinin bulunmadığını söyledi.
Fayın kısa olduğunu ve daha büyük depremler oluşturabilecek bir potansiyele sahip olmadığını düşündüğünü belirten Evsen, “Korkmaya, endişe etmeye gerek yok. Bu fay, daha büyük depremler oluşturabilecek potansiyele sahip bir fay değil.” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Evsen, bölgedeki fayın özelliklerinin bilimsel çalışmalarla ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılmasının önemine işaret ederek, mevcut deprem hareketliliğinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.