Karadeniz'e geçemeyen gemiler İstanbul açıklarında yoğunluk oluşturdu
Rusya-Ukrayna geriliminin deniz ticaretine etkisi İstanbul açıklarında da hissediliyor. Karadeniz'e geçişte güvenlik endişesi yaşayan çok sayıda ticaret gemisi Marmara Denizi'nde beklerken, artan risklerin lojistik, çevre ve ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların Karadeniz'deki deniz trafiğine etkisi sürerken, bölgeye geçemeyen ticaret gemileri İstanbul açıklarında yoğunluğa neden oldu.
Marmara Denizi'ndeki demirleme sahalarının dolması üzerine bazı gemilerin açıkta sürüklenerek beklemek zorunda kaldığı belirtildi.
Karadeniz'deki güvenlik sorunlarının yalnızca deniz taşımacılığını değil, Türkiye'nin ticaret hacmini ve lojistik maliyetlerini de etkilediğini belirten Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, krizin uzaması halinde sektörün daha büyük sorunlarla karşılaşabileceğini söyledi.

"MARMARA'DA DEMİR SAHALARI DOLDU"
Karadeniz'deki güvenlik sorunlarının Marmara'daki gemi yoğunluğunu artırdığını belirten Can, Türkiye'nin gemi trafik kontrol altyapısının güçlü olduğunu ancak Karadeniz'deki gelişmelerin deniz ticaretini ciddi şekilde sekteye uğrattığını ifade etti.
Ukrayna'nın Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen gemilere yönelik saldırılarının ticari taşımacılığı etkilediğini savunan Can, normal şartlarda yaklaşık 72 saatte tamamlanan geliş kontrollerinin ardından gemilerin büyük bölümünün demirleme sahalarının dolması nedeniyle Marmara açıklarında "drift" yaparak beklediğini söyledi.
TÜRK SAHİPLİ GEMİLER DE RİSK ALTINDA
Can, son 4 ayda Karadeniz'de 206 geminin saldırılardan etkilendiğini, bunların yaklaşık 40'ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğunu ileri sürdü.
Bölgede hizmet veren yaklaşık 150 nehir-deniz tipi Türk gemisinin bulunduğunu belirten Can, bu gemilerin alternatif rotalara yönlendirilememesi nedeniyle atıl durumda kaldığını ifade etti.
Krizin 3-4 ay daha devam etmesi halinde söz konusu filonun önemli bölümünün ekonomik değerini kaybedebileceğini savunan Can, ticaret gemilerinin hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından da incelenmesi gerektiğini dile getirdi.

TANKER SALDIRILARI İÇİN ÇEVRE UYARISI
Karadeniz'de ham petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğraması ihtimalinin çevresel açıdan da ciddi risk oluşturduğunu belirten Can, tankerlerden sızabilecek petrolün Türk Boğazları'na ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Deniz ticaretindeki aksamanın alternatif ve daha pahalı güzergahların kullanılmasına yol açabileceğini belirten Can, artan lojistik ve navlun maliyetlerinin ürün fiyatlarına yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.

BOĞAZLARDAN GEÇEN GEMİ SAYISI AZALDI
Karadeniz'deki krizin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi trafiğini de etkilediğini belirten Can, daha önce günlük ortalama 200 civarında olan gemi geçişlerinin 30-40 seviyelerine kadar gerilediğini öne sürdü.
Can, gemi trafiğindeki düşüşün Türkiye'nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirlere de yansıyacağını belirterek, yıllık gelirin kriz nedeniyle yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine kadar gerileyebileceğini tahmin etti.

"YENİ BİR TİCARET KORİDORU KURULMALI"
Karadeniz'deki ticaretin yeniden güvenli şekilde sürdürülebilmesi için diplomatik ve sektörel girişimlerin artırılması gerektiğini belirten Can, Türkiye öncülüğünde geçmişte oluşturulan Tahıl Koridoru'na benzer yeni bir "Ticaret Koridoru" kurulması çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının konuyla ilgilendiğini belirten Can, İstanbul Ticaret Odasının da sürece daha fazla katkı sunması gerektiğini ifade etti.
Can, yeni bir ticaret koridorunun oluşturulmasının Marmara'daki gemi yoğunluğunun azaltılması, deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması ve bölgedeki ticaret akışının yeniden düzenlenmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.


