Dolar
6.866
0.0714%
Euro
7.7638
0.1884%
Altın
1799.5
-0.2179%
Borsa
114808.56
-0.8506%
G. Altın
396.446
-0.3769%
Bitcoin
63246.65
-0.685%
26ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 26 C

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor

    Adana'nın Kozan ilçesindeki Anavarza, binlerce yıllık uykusundan uyanıyor.
    • 17.11.2014 - 11:41
    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor

    Anavarza

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Adana Valiliği ve Çukurova Üniversitesi tarafından Adana’nın Anavarza bölgesinde yürütülen kazı çalışmaları çok değerli bir antik kenti ortaya çıkardı. Bir yıl önce kazı çalışmalarına başlanan Anavarza antik kentinde ortaya çıkarılan 2 bin 700 metre uzunluğundaki yol, Dünya’nın ve Anadolu’nun en büyük antik ana caddesi olmasının yanı sıra, dünyanın planlanmış ilk duble yolu olma özelliğine sahip.

    ÖMER ÇELİK ANAVARZA'DA İNCELEMELERDE BULUNDU

    Bu önemli antik kentin ziyaretçileri arasında Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de vardı. Kentte kazı ekibinden bilgi alan Çelik, bulunan kalıntıların yeni turizm stratejisinin  merkezinde olacağını söyledi ve ekledi; Turizm operatörlerinin paketine alınması için çalışmalar yapıyoruz. Anavarza Antik Kenti'nde Efes Antik Kenti'nden on kat daha büyük bir antik kent ortaya çıkarılmasını bekliyoruz. Anadolu'nun en büyük antik kenti olmaya aday olan Anavarza'nın tam kapasite çalışıp kültür ve turizme kazandırılması için bütçe artırımı yapacağız. Burada daha fazla turist göreceğiz."

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza Antik Kent-Foto Galeri

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor #2

    HEM ADANA'NIN HEM TÜRKİYE'NİN TURİZMİNE ÖNEMLİ KATKISI OLACAK

    Kazı çalışmalarını, Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nden Yardımcı Doçent Doktor Fatih Gülşen'in başında bulunduğu bir ekip yürütüyor. Antik kentin Adana turizmine büyük katkı sağlayacağını söyleyen Gülşen, “Bu cadde, dünyanın şu ana kadar açığa çıkartılmış en geniş caddesidir. Ne Anadolu’da, ne de Dünyada bu uzunlukta ve genişlikte bir antik cadde bulunmamaktadır” dedi.

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor #3

    DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK

    Caddenin başında zafer kapısı bulunduğunu ve şu ana kadar ana kapıdan düşmüş her biri 2000 ton ağırlığında 500’e yakın blok taşın ortaya çıkarıldığını söyleyen Gülşen, “Tüm Klikya bölgesinde mevcut tek sütunlu, heykelli, nişli zafer kapısı Anavarza antik kentinde bulunuyor. Önümüzdeki yaza belgelendirme çalışmalarını tamamladıktan sonra kapının restorasyonuna başlanacak. 8-9 aylık çalışma sonunda dünyanın en görkemli kapılarından birini ayağa kaldırmış olacağız” diye konuştu.

    GLADYATÖR DÖVÜŞLERİ YAPILIYORDU

    Bir yıllık kazı çalışmaları sonunda duble ana caddenin 200 metrelik kısmını açığa çıkarttıklarını vurgulayan Gülşen,  "Ana caddenin iki yanında üç tane hamam, iki tane kilise ve bir tane meclis binası olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte güney tarafta olimpiyatların düzenlendiği Anadolu’nun en büyük stadyumlarından birisinin bulunduğunu biliyoruz. Ayrıca Türkiye ve Anadolu’da üç tane örneği olan içinde gladyatör dövüşlerinin yapıldığı bir amfi tiyatro var burada. Bu amfi tiyatro tamamen yıkılmış olmakla birlikte, parçalarının tümü burada mevcuttur. “ bilgisini aktardı.

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor #4

    ANAVARZA, EFES'İ GÖLGEDE BIRAKACAK

    Kazı çalışmalarının yanı sıra araştırmalarında insansız hava araçlarından da yararlandıklarını belirten Gülşen, toplam 2 bin dönüm üzerine yayılan bir antik kent ile karşı karşıya olunduğunu kaydetti. Gülşen, bu tarz yapıların genellikle Efes Antik Kent ile karşılaştırıldığını vurguladı. Anavarza ortaya çıkarılmadan önce, Anadolu’nun bilinen en büyük antik kentinin Efes olduğunun düşünüldüğünü hatırlatan Gülşen, “Ölçüler bize 2 bin dönüm üzerine yayılan Anavarza’nın, Efes’ten daha büyük olduğunu gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

    TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MÜZESİ ADANA'DA OLACAK

    Adana’da yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük müze kompleksinin ilk etabı Ocak ayında tamamlanıyor. “Yaşayan, Yaşatan ve Öğreten” sloganıyla kültür ve turizme açılacak olan müzenin 10 dönümden oluşan arkeoloji müzesi bölümünde sona yaklaşıldı. 1907 yılında tekstil fabrikası olarak faaliyet gösteren alana kurulan müze kompleksinin içinde arkeoloji, mozaik, tarım, kent, sanayi, çocuk müzesi ve sosyal donatılar yer alacak. 25 milyon TL ödenek tahsis edilen müzenin ilk etabı olan arkeoloji müzesinde yaklaşık 2 bin eser sergilenecek.

    KENDİ ENERJİSİNİ KENDİSİ ÜRETECEK

    Yumurtalık’ta çıkarılan mozaikler de bu kompleks içinde yer alacak. En son teknoloji ile donatılan müze kompleksi güneş enerjisi panelleriyle kendi enerjisini üretecek. Bunun yanı sıra iklimlendirme çalışmalarının da yapılacağı müzede açık hava sineması, narenciye bahçesi, konferans ve bowling salonları da yer alacak. Toplam 68 bin dönüm üzerine kurulan müze, Türkiye’nin en büyük ve en çok bütçe ayrılan müzesi olma özelliği taşıyor.

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor #5

    AŞK TANRISI EROS ÇİNGENE KIZINI SOLLADI

    Adana’nın yumurtalık ilçesinde bulunan arka kısmı balık kuyruğu olan ve at üstünde balık avlayan Aşk Tanrısı Eros figürlü mozaik, geçtiğimiz yıllarda Gaziantep’in ilçesi Nizip’te faaliyete geçirilen Zeugma Antik Kenti’nde sergilenen Çingene Kızı Mozaiği’ni solladı.

    ADANA'DAKİ EROS DÜNYADA BİR İLK OLMA ÖZELLİĞİ TAŞIYOR

    Adana’da yapımı devam eden ve Ocak ayında bitirilmesi planlanan Türkiye’nin en büyük Müze Kompleksi içerisinde 4 bin metrekarelik alanda sergilenecek olan Eros figürlü mozaik, dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. 36 metrekarelik mozaikte Eros’a ait dört ayrı figür saptandı. Genç Roma dönemine ait olduğu sanılan mozaikte Eros’un gençliğinden yaşlılığına doğru tasvirler yer alıyor. Hasar gören orta bölümünde ise yılan başlı Medusa resmi olduğu sanılıyor. Mozaik tarihi açıdan büyük önem taşıyor.

    Türkiye'nin ikinci Efes'i Anavarza gün yüzüne çıkıyor #6

    ADANA'NIN YÜKSELEN DEĞERİ TURİZM

    Adana, deniz, kum, güneş turizminden kültür turizmine, inanç turizminden sağlık turizmine, ekoturizminden yayla turizmine kadar pek çok turizm türünde büyük potansiyel taşıyan bir kent.

    760 tescilli kültür varlığı, arkeolojik ve etnografik eserleri, kaleleri, köprüleri, camileri, hamam ve kervansarayları, Seyhan ve Ceyhan nehirleri, kuş cennetleri, sıcak iklimi, trekking alanları, yaylaları ve doğal güzellikleri, kentin gelecekte turizmin yükselen değerleri arasında yer alacağının ipuçlarını vermektedir.

    ANAVARZA EFSANESİ

    Vaktiyle Anavarza yiğit insanların, güzel kızların yaşadığı büyük bir şehirmiş. Kent ve kale dıştan gelecek tehlikeye karşı koyabilecek durumdaymış. O zamanlarda şehirde yaşayan taş ustaları taştan oymalarla evleri, meydanlarısüsler, insana şaşkınlık verecek hayranlık uyandıracak eserleri yaratırlarmış.

    Gündüzleri halk, kentten çıkar, tarlada bayırda işini görür, akşam olduğunda kente geri dönermiş. Kentin dışı derin hendeklerle ve yüksek duvarlarla çevriliymiş. Kentin kapısındaki asma köprüden başka içeri girebilecek hiçbir yer yokmuş. Halk bu güzel kentte huzur içinde yaşarmış. Akşamları her ev kahkahayla dolarmış, ağıtlar şarkı diye söylenirmiş. Halk mutluymuş, günler böyle gelir geçermiş.

    ANAVARZA KRALI'NIN DÜNYA GÜZELİ KIZI

    Anavarza Kralı’nın (Aya sen doğma, ben doğayim) diyen dünya güzeli bir kızı varmış. Bu kız akıllı mı akıllı, güzel mi güzelmiş. Gel gör ki, günlerden birgün işte bu kız yüzünden kentin huzuru kaçmış, Kralın o gülen yüzü kızarmış, kaşları çatılmış. Bir gün Sis Kralının elçisi, Anavarza Kralına gelmiş.

    - Ulu Sis Kralı adına yüce Anavarza Kralı'na saygılarımı sunarım, demiş,

    Kralı:
    -Söyle bakalım ne diler kralın bizden? Deyince de elçi:
    -Kralım kızınızı oğluna ister.
    -Yaa, öyle mi?
    -Evet yüce kralım.
    -Ya istediğini kabul etmezsem?
    -Ulu kralım bunu da düşünmüştür. Kızınızı oğluna vermezseniz, Krallığınıza savaş açacağını bildirmekle de görevli bulunuyorum.
    -Savaş diler demek?
    -Hayır... Ama...
    -Sis Kralına söyle, bu işi düşünmemiz gerekir.
    Anavarza Kralı işte böyle demiş.
    Dert geldi mi üst üste gelirmiş. Sis Kralı’nın elçisi gidince bu defa Misis Kralı’nın elçisi kapıya dayanmış. O da kızı Misis Kralı’nın oğluna istemeye gelmiş. O da aynı istek ve tehtitlerde bulunmuş.

    Anavarza Kralı, çok halim, selim, iyi yürekli bir insanmış. Ne yapacağına kırmızı verememiş, dalmış kara düşüncelere. Durum çok çetin. Kızını bu krallardın hangisinin oğluna verse diğeri yine kendi halkına savaş açacak. Belki de ülkesi elden gidecek. Hiçbirine vermezse bu defa iki ülke halkı ile savaşmak zorunda kalınacak diye düşünüp durmuş. Kız babasının haline çok üzülmüş, yüreğinden vurulmuş babasına:
    -Olur mu Kral babam. Ben senin kızın değil miyim? Bana derdini niçin açmazsın? Diye kahırlanmış.

    ANAVARZA'YA SUYU GETİREN KRALIN KIZINI ALIR

    Kral:
    -Kızım, güvercen topuklu yavrum demiş. Çok haklısın. Bilmem ki ne etsem. Sis Kralı elçi göndermiş, oğluna seni ister. Misis Kralı’ da elçi göndermiş. O da oğluna seni ister.Vermezsem savaş açılacak, hangisine peki desem yine de olacağı bu. Ne yapmalı bilemedim demiş.

    Kız gülmüş: -Ondan kolay ne var?
    -Şeytan bile çözemez bu düğümü kızım, demiş kral.
    Kız: -Hayır kral babam; Bundan kolay bir şey yok. Dersen ki onlara, ben kızım veririm, Veririm ama, bir şartım var. Anavarza’nın suyu az. Buraya bol suyu önce kim getirirse, onun oğluna kızımı veririm. Onlara öyle söyleyin siz. Gerisine karışmayın.
    -Bak işte bunu hiç düşünmemiştim. O zaman savaşsız çözeriz bu işi.
    -Elbette babacığım. Halkımız rahat, huzur içinde yaşıyor. Onların benim yüzümden acılara katlanmalarını, ölmelerini istemem hiç, demiş.
    -Böylece aradan günler geçmiş her iki kralın elçileri, Anavarza Kralı’nın kararını öğrenmek üzere Anavarza’ya gelmişler. Kral onlara kızının öğrettiğini söylemiş. -Anavarza’ya bol suyu ilk getireninin oğluna kızımı vereceğim. Kararımı krallarınıza böyle iletiniz.

    Elçiler bu kararı hemen kendi krallarına iletmişler. Bunun üzerine, Sis Kralı yukarıdan, Misis Kralı aşağıdan başlamışlar su yolunu yapmaya, Sis Kralı su yolunu yontma taşlardan, çok güzel, sağlam biçimde yaptırmaya uğraşırmış. Bu yüzden işi gecikirmiş. Misis Kralı da kerpiçten yaparmış su yolunu. Bu yüzden Misis’lilerin su yolu çabuk ilerlemiş. Günler geçmiş, yollar ilerlemiş, sonunda aşağıdan Misis’lilerin su yolu görünmüş. Sis’lilerden bir haber yok.

    KRALIN KIZI SİS KRALI'NIN OĞLUNA KAVUŞAMAYINCA KENDİSİNİ KAYALIKLARDAN AŞAĞIYA ATMIŞ

    Misis’lilerin su yolunun kente yaklaşmakta olduğunu gören kızı almış bir üzüntü. Meğer içten içe yiğitliğini duyduğu Sis Kralı’nın oğlunu seviyormuş. Ona adamlar göndermiş ve; İyiye kötüye bakma. Elini çabuk tut demiş. Ama taş yol bu. Peynir değil ki doğrana, çamur değil ki sıvana. Sonunda Misis’lilerin yolu bitmiş. Su gelmiş kentin kapısına dayanmış. Dayanmış dayanmasına ama, kız buna dayanamamış. Kaldırmış kendisini kayalıklardan aşağıya atmış. Derler ki Anavarza o günden sonra bir daha şenlik nedir bilmemiş. Kentin evlerinden neşe dolu kahkahalar yükselmemiş.

    Görüş Bildir