Mehmet Şimşek: Savaş olmasaydı enflasyon bugün 7 puan daha düşük olurdu

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, ekonomide uygulanan yeni yol haritasından piyasalardaki son gelişmelere kadar gündemdeki kritik başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ensonhaber Ensonhaber
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

2027-2029 dönemini kapsayan ve 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ortak çalışmalarıyla hazırlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan programa göre, 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3'e, enflasyon tahmini yüzde 28,4'e, bütçe açığının GSYH'ye oranı beklentisi ise yüzde 2,6'ya güncellendi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in ekonomi gündemine ilişkin sorularını yanıtlarken OVP hedeflerine nasıl ulaşılacağına dair yol haritasını aktardı.

SAVAŞ ENFLASYONU ETKİLEDİ

Mehmet Şimşek hedeflere ulaşma konusundaki ilk soruya "Orta Vadeli Program'ın kamu ve özel sektör açısından iki boyutu var. Hedefler, bütçe ve politika çerçevesi açısından ele alınıyor. Genel olarak fiyat istikrarını sağlamaya dayalı bir çerçeve söz konusu. Biz politika çerçevesini üç yıldır koruduk. Dezenflasyon var ancak arzuladığımız seviyede değil. Dış faktörler de var. Bu sene savaş olmasaydı enflasyon bugün en az 7 puan daha düşük olurdu. Eğer savaş etkisi arındırılırsa bu yıl enflasyon yüzde 20-22 arasında bir noktada olurdu." dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in öne çıkan açıklamaları şöyle:

"HEDEFLER TUTMUYOR ALGISI DOĞRU DEĞİL"

"Hedeflerin tutmadığı yönündeki algı doğru değil. Bütçe hedefi hepsinden önemli çünkü kamu maliyesiyle ilgili. 2026'da eşel mobil uyguladık ve ciddi bir gelirden feragat ettik.

OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçe hedefidir. Biz büyümede yüzde 3,5 hedefledik. Tutmadı mı? Ödemeler dengesinde, cari açık yüzde 5,5 seviyesinde. Hedefimiz sürdürülebilir bir cari açıktı. Siz savaş gibi bir faktörü hedefleyemezsiniz.

En fazla sapmanın yaşandığı ve bunun net olarak görüldüğü hedef enflasyon. Enflasyon hedefindeki sapmada kısmen savaşın etkisi var. Bunun yanında yapışkanlık ve atalet de söz konusu.

OVP sayesinde aslında birçok hedef başarıldı. KKM'den çıktık mı? Çıktık. Rezervleri endişe kaynağı olmaktan çıkaracağız dedik, çıktık mı? Çıktık. Bu programın sonuç verdiğini ortaya koyuyor."

ÖNEMLİ OLAN YÖNDÜR, YÖNDE BİR DEĞİŞİKLİK YOKTUR

Yüksek enflasyonda sonraki yıllara taşınan oranlar daha yüksek oluyor. Dezenflasyon, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık konusunda bu yönde bir değişiklik yok.

Tahminler değişebilir. Kurumlar, şartlar değiştikçe tahminlerini yılda iki ya da dört kez güncelleyebiliyor. Önemli olan yöndür. Yönde bir değişiklik yoktur.

"FİYAT ARTIŞ HIZINDA YAVAŞLAMA VAR"

Fiyat artış hızında yavaşlama var. Dezenflasyona 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladık. Dezenflasyonda asıl olan, enflasyonun hızını yavaşlatmaktır.

Para politikası, temel mallarda ve mal enflasyonunda daha etkili. Giyim enflasyonu yavaşladı. Giyim enflasyonu 2023'te yüzde 53'tü, bugün yüzde 13 civarında. Gıda enflasyonu 2023'te yüzde 72'ydi, bugün yüzde 34'e düştü. Kira enflasyonu bugün geriledi.

Hedefler başlangıçta daha iddialıydı. Dayanıklı tüketim ürünlerinde enflasyon yüzde 50'den fazla düştü. Enflasyon hedeflediğimiz oranda olmasa da artış hızı düştü. Dezenflasyon demek, hayat pahalılığıyla mücadele demek. Zaten vatandaş da bunu istiyor.

Programın ana hedefi fiyat istikrarıdır. Hayat pahalılığıyla mücadeleden vazgeçmiyoruz.

"MAAŞLAR ENFLASYON ALTINDA KALMAYACAK"

Bütün kamu çalışanları ve emeklilerimizin maaşları en az enflasyon farkı kadar artacak.

DAHA ESNEK BİR KUR REJİMİNE GECİLEBİLİR

Dalgalı kur rejimi, şoklara karşı doğru tepki vermenize olanak sağlar. Ancak kur rejiminin iyi işlemesi için Merkez Bankası'nın yetkisi dahilinde olan konuların hükümetle ortak belirlenmesi gerekiyor. Bırakırsanız piyasada Türk Lirası aşırı değerlenir. Eğer piyasada olursanız, bunu yönetmeniz gerekiyor. Şartlar bunu gerektiriyor. İhracatçıların zorunlu satış rejimini kaldırarak daha esnek bir rejime geçilebilir. Daha esnek bir kur rejimine geçilebilir ancak şartlar bu anda olgunlaşmış değil. Olgunlaşınca bakacağız."

Dünya ortalama yüzde 3,5 büyüdü. Bu sene Kuzey Amerika ve Afrika küçülüyor, Avrupa'daki ticaret ortaklarımız ise yüzde 1,5 büyüdü. Çin'de de daha düşük katma değerli sektörlerde ciddi bir kırılma yaşandı. Geçen sene Çin dünyada ikinci şoktan bahsediyordu. Çin üretimi kısıtlamadı, ihracatı azalmadı. Reel kur geçen sene değer kaybetti.

Brent petrol 108 dolar ama Tayvan'da 130 dolar. Çünkü onların işçilik maliyetleri çok arttı. Bunları neden konuşuyoruz? Türkiye bugün enerjide sorun yaşamıyor.

FİNANSMANA ERİŞİME DESTEK VERİYORUZ

Finansmana erişim konusunda reel sektöre çok büyük destek veriyoruz. Kur tartışmasına bütüncül yaklaşmak gerek. Temmuz ayında 1 milyona yakın çiftçimize yaklaşık 800 milyar lira kredi veriyoruz ve bunun yüzde 70'ini Hazine karşılıyor. Esnafa düşük faizli kredi sağlıyoruz.

Sanayiciye ihracat üzerinden ciddi destek veriyoruz.

Zorlanan emek yoğun sektörlerde işçi başına destek veriyoruz. Dünyada Türkiye dışında asgari ücrette sıfır gelir vergisi uygulayan ülke sayamazsınız. Suudi Arabistan'da değil.

İmalat sanayisine işletme sermayesi desteği vereceğiz. 250 milyar lira, 6 ay ödemesiz. Yüzde 27'den işletme kredisi vereceğiz. Gelecek sene bu programı artırabiliriz.

Buna rağmen bazı alanlarda rekabette zorlanıyoruz. Bunun için de dönüşüm gerekiyor. Reel sektöre hiçbir dönemde olmadığı kadar destek verildiği bir dönem bulamazsınız.

Fonksiyonel bir para desteği lazım. Bunun için seçici bir programla reel sektörün kaygılarını gidermeye çalışıyoruz.

BU BİR SEÇİM EKONOMİSİ Mİ?

Büyümede eşel mobile rağmen iyi bir performans gösterdik. Büyüme hedefimiz yüzde 3,5. Eğer seçim ekonomisini yüzde 0,4 ile kurtaracaksak, vallahi harika olur. Eğer yeni şoklar ortaya çıkmazsa daha da iyi sonuçlar elde ederiz.

Bütçede son üç yıldır hedefleri tutturduk ve daha iyi sonuçlar gösterdik. Peki neden önümüzdeki hedefleri daha fazla artırmadık? Deprem harcamalarının faiz yükü var. Bölgede kuzeyde ve güneyde savaş var. Savunma sanayisindeki artış var. Savaş demek yıkım demek. Savaşmamak için savaşa hazırlanmak lazım.

Sosyal konut ve deprem yaralarının sarılması önemli. Deprem yaralarını önemli ölçüde sardık. Şimdi önümüzdeki birkaç yılda 750 bin sosyal konut oluşturacağız. Sulama ve maden arama konularında bütçede artış var. Amaç ekonomide dayanıklılığı artırmak.

GELECEK SENE EŞEL MOBİLİ SÜRDÜRMEYİ DÜŞÜNMÜYORUZ

Gelir kısmına değinelim. Gündemimizde kurumlar vergisi, gelir vergisi ve dolaylı vergilerle ilgili bir artış yok. Ancak cari açık için her an adım atılabilir.

Gelecek sene eşel mobili sürdürmeyi düşünmüyoruz. Yıl sonuna kadar mazotta devam ediyor. Çünkü mazot, taşımacılıkta ve tarımda önemli bir faktör.