Menajer Ferhat Karagöz: Blok3 tarafından darbedilip, ölümle tehdit edildim

Blok3 ve yapımcısı tarafından darp edildiğini söyleyen Menajer Ferhat Karagöz, darbedildiği geceyi, silahlı tehditleri ve Lvbel C5’in yapım şirketiyle yaşadığı hak gaspını ilk kez Ensonhaber’e anlattı.

Senem Uluhan Senem Uluhan
Menajer Ferhat Karagöz: Blok3 tarafından darbedilip, ölümle tehdit edildim

PROGRAMI ENSONHABER YOUTUBE KANALINDA İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Ensonhaber YouTube kanalı, yaptığı programlar ile adından söz ettirmeye devam ediyor.

Yaptığı, röportajlar ve aldığı konuklar ile öne çıkan YouTube kanalı, bu defa müzik sektörünün bilinmeyen yüzüyle izleyicilerinin karşısına çıktı.


"Müzik sektörü, özellikle de rap müzik, eskiden daha kaliteliydi" diyen Ferhat Karagöz, şu ifadeleri kullandı:

“Dinlediğimiz isimlerin sadece müziklerini ve sözlerini bilirdik, onlara göre bir hayran kitlesi oluşuyordu. Rap deyince aklımıza Ceza ve Sagopa gibi belli başlı isimler ile onların kalıplaşmış şarkıları gelirdi. Ancak yeni nesil rapte durum çok farklılaştı.

Günümüzde, özellikle TikTok'un müzik üzerinde çok büyük bir etkisi var. Artık TikTok kitlesine ve buradaki akımlara göre özel sözler yazılıyor, şarkılar bu dinamiklere göre şekilleniyor. Hatta şarkılar henüz çıkmadan önce, nakarat gibi belirli kısımları TikTok'a sunuluyor. Eğer parça sosyal medyada çok fazla video çekilerek etkileşim alıyorsa, sözlerin içeriğine veya kalitesine bakılmaksızın 'Bu şarkı tutar'ndenilerek çıkarılıyor.”

“SEN BİZİM KİM OLDUĞUMUZU BİLİYOR MUSUN?”

Blok3 mahlaslı rapçiyle 3 yıl birlikte çalışan Ferhat Karagöz, yaşadıklarını şu şekilde ifade etti:

 “2025 yılının başında, kendisinin menajeri değilken bana menajerlik teklif ettiler ve ben de kabul ederek çalışmaya devam ettim. Sonrasında artık çalışamayacağımız bir aşamaya geldik. Hesap kitap görmeye ofislerine gittiğimde, kendisi, yapımcısı ve ekibi tarafından darp ve tehdit edildim. Yaklaşık 3 saat boyunca darbedildim, anneyi öldürmeye varan tehditler aldım ve 'Sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun?' gibi söylemlerle karşılaştım.

Yaşanan bu tatsız olay, Temmuz ayında gerçekleşti. Darp raporum mevcut ve hukuki süreç şu an devam ediyor, Haziran ayında da duruşmamız var.”

"ANNENİ ÖLDÜRÜRÜZ NE DEMEK?"

Darbedilmekle kalmayıp, hem kendisinin hem annesinin ölümle tehdit edildiğini ifade eden Karagöz, detayları anlattı:

“O gece arkadaşım halimi görüp 'Ferhat çok kötü durumdasın, hastaneye gidelim, iç kanaman olabilir' deyince Ümraniye Devlet Hastanesi'ne gittik. Olayın hemen ardından sabaha kadar hastanede kalarak muayene oldum ve darp raporunu aldım. Her tarafım mor içindeydi; Konya'ya annemin yanına gidecektim ama morluklarım geçsin diye 1 buçuk hafta bekledim, o halde kadının yanına gidemedim.

Belki bana salak diyen çok olmuştur ama 3 yıldır çalıştığım bu insanların yaptıkları çok ağır olduğu için 'Belki bir ararlar, sorarlar' diye uzun süre şikâyetçi olmadan bekledim. Sektörden olayı bilen bazı arkadaşlarım ise 'Ferhatçığım sakın uğraşma, şikâyetçi olma, başına bela olurlar, senin bir hayatın var' dediler.”

“ŞARKI ARASINDA O ALKOLÜ GÖSTEREREK İÇME”

Menajer Ferhat Karagöz, yeni nesil rap müzik sanatçılara dair dikkat çeken açıklamalar yaptı:

“Kariyer planlamalarını profesyonel kişiler yapmadığı sürece bu durum hiçbir zaman düzelmeyecek. Özellikle yeni nesilde profesyonellik adına hiçbir şey yok, hiçbir şey profesyonelce ilerlemiyor. Bunu sadece rap müzik olarak da sınırlandırmamak gerekir.

Evet, rap şu an daha fazla ön planda ama yeni nesil sanatçıların çoğunda, profesyonel bir menajerle veya iyi bir PR şirketiyle/kişisiyle çalışılmıyorsa yönetimler çok kötü bir hal alıyor.

Çünkü artık tek odak noktası; birinci planda olmak ve görünür olmaktan ibaret.

Çalıştığım kişilere her zaman söylediğim ve onların da çok iyi bildiği bir şey vardır. Arkadaşlar, çevrenizde her zaman sizi pohpohlayan insanlar var ama bu yanlış. Çevrenizdeki insanlar sizin hep iyi olduğunuzu söylüyor ama değilsiniz. Yanlışınız var, eksiğiniz var.

İşte siz topluma örnek olmak zorundasınız. Bak sen sahnedesin. Seni dinlemeye gelmiş bir sürü insan var. Sen şarkı arasında o alkolü göstererek içme gibi uyarılar yaptığımda, 'Aa evet ağabey, ne kadar doğru söylüyorsun' derlerdi. 'İçme kardeşim, gösterme, gösterme' diyerek onları bu tarz küçük görünen ama önemli konularda hep uyardım.”

BLOK 3’TEN SONRA İKİNCİ DARBE LVBEL C5’İN YAPIM ŞİRKETİNDEN OLDU

Ferhat Karagöz, yaşadığı sıkıntılı günlerin ardından Instagram hesabından kendisine ulaşan Lvbel C5'in içinde bulunduğu Fellas şirketinden Yavuz Selim Akgün’le yaşadıklarını şu şekilde ifade etti:

“Burak'ı önceden tanır ve severdim ama Yavuz Selim'i tanımıyordum. Kendisi Blok3 ile yaşadığım olay için geçmiş olsun dileklerini ileterek, 'Biz seninle çalışmak istiyoruz, Lvbel C5 de seni tanıyor ve biliyor. Ben seninle ilgili dersimi çok iyi çalıştım. Sen onlarla hiç muhatap olma, avukatların olsun. Gel işimize bakalım, maddi manevi arkandayız' dedi.

Ancak işlerin başlamasına 1-1,5 hafta kala Yavuz Selim bana WhatsApp'tan, 'Kardeşim selamlar, Bloklarla olan davayı ne yaptın?' diye mesaj attı. Şaşırıp 'Ne alaka ağabey, sana mı ulaştılar?' deyince, 'Benimle konuştular, şikâyetini çekmeni istiyorlar. Türkiye'de hukuk yavaş işler, bu dava 5 yıl sürer. Blok3 tarafı bana 'Biz Ferhat ile uğraşacaktık, sıkıntı çıkaracaktık ama sen yanına aldın, çalışıyorsun diye elimiz kolumuz bağlı' dedi' şeklinde mesajlar gönderdi.

Benden hem davayı geri çekmemi hem de bir hikâye (story) paylaşarak 'Aslında böyle bir olay yaşanmadı, dayak yemedim, ofislerine gitmedim, beni alıkoymadılar, kendimi başkasına dövdürdüm' şeklinde asılsız şeyler söylememi talep ettiler.”

İCRA TUZAĞI: HAK EDİŞ PARASINI BORÇ DİYE GÖSTERMİŞLER

14 yıllık iş hayatında ve kariyerinde kimsenin hakkını yemediğine ve yanlış yapmadığına değinen Karagöz, şaşkınlık ve üzüntüyle ikinci kez uğradığı haksızlığı şu şekilde ifade etti:

“Fellas (Lvbel C5) tarafı bana yazılı olarak mobbing uygulayıp diretirken, ben de direttim. Ortada bizim ayarladığımız, emek verdiğimiz ve hepsi hazır olan 7 tane iş vardı. 'Bu hazır işleri yapıp hakkımı alalım, sonra çalışmayalım' diye düşündüm. Ancak avukatlarımın da tespit ettiği üzere, beni 2 buçuk ay boyunca çalıştırıp, tüm işleri hazırlattıktan sonra beni egale ettiler ve hakkımı vermediler. Bunların hepsi kanıtlı ve delilli olsa da aramızda yazılı bir sözleşme yoktu.

Bu olaylar üzerine Fellas tarafına ihtarname çektikten sonra çok büyük bir kötülüğü fark ettim. Bana daha önce hak edişim olarak gönderdikleri 100 bin TL'nin açıklama kısmına 'borç' yazmışlar. Ben o zaman dikkat etmemiştim.

Hakkımı alamayıp avukatlarım aracılığıyla ihtar gönderince, onlar da cevaben beni bu para üzerinden icraya vermişler. Avukatım bile şaşırarak, "Ağabey bunlar nasıl insanlar, ilk gönderdikleri parayı borç yazıp seni icraya vermişler' dedi.

Eğer korksaydım zaten böyle bir yola girmezdim, ben korkmuyorum.

Türkiye Cumhuriyeti adaletine, devletimize ve kendime güveniyorum. Makul haklarımı, hukukumu almadan ve özür dilenmeden bu işin sonuna kadar gideceğim. Ben sıfırdan kazıyarak geldim, üniversitede marka kurdum; birilerinin gelip bu emeği bir anda elimden almasına izin vermem.

Ben kamuoyuna açıklama yapmayıp sustukça 'Nasılsa sesi çıkmıyor, nasılsa sindiririz' diye iyice üstüme geliyorlar. Yıllardır çalıştığım mekân sahiplerini aratıp, 'Ferhat'la çalışmasanız iyi olur, yoksa mekânınıza iyi rapçiler gelmez' diye baskı yapıyorlar.

Kimin arattığını tam bilmediğim için isim veremem ama bu aramalar var. Allah'a şükür, sektörde yıllardır var olduğum için mekân sahipleri, 'Biz istediğimiz kişiyle çalışırız' diyerek gerekli cevabı vermişler.”

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi