Mimar Sinan’ın İstanbul’u: Şehrin tarihi silüetini şekillendiren eserler
Kanuni Sultan Süleyman’ın baş mimarı Mimar Sinan, İstanbul'un siluetini şekillendiren yüzlerce eser bıraktı. Vefatının 438’inci yıl dönümünde İstanbul’daki eserlerine tarih dolu bir yolculuk…
Kanuni Sultan Süleyman tarafından mimarbaşılığa getirilen, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde de bu görevini sürdüren Mimar Sinan, 1588’in 17 Temmuz’unda hayatını kaybetti.
Mimar Sinan, Selimiye Camii ile Süleymaniye Camii’nin de aralarında olduğu camilerden köprülere, hamamlardan kemerlere 300’ün üzerinde esere imza attı.
Vefatının 438’inci yılında İstanbul'daki eserlerini inceledik.

HASEKİ HÜRREM SULTAN CAMİİ
Hürrem Sultan tarafından 1539 yılında yaptırılan Haseki Hürrem Sultan Camii, Mimar Sinan'ın 1538'de mimarbaşı olmasının ardından gerçekleştirdiği ilk büyük eseridir.
Cami; medrese, sıbyan mektebi, darüşşifa, imaret ve çeşmeden oluşan Haseki Külliyesi'nin merkezinde yer alır.
Külliye, bulunduğu Haseki semtine de adını kazandırdı.

ŞEHZADE MEHMED CAMİİ
Mimar Sinan’ın “çıraklık eserim” dediği Şehzade Mehmed Camii, Kanuni Sultan Süleyman tarafından oğlu Şehzade Mehmed’in ölümü üzerine inşa ettirildi.
Cami ile caminin de içinde bulunduğu Şehzade Mehmed Külliyesi’nin inşası 1543-1548 yıllarında tamamlandı.
Şehzadebaşı semtinde bulunan Şehzade Mehmed Camii, Merkezi kubbenin dört yarım kubbeyle desteklendiği planı, klasik Osmanlı cami mimarisinin erken örneklerinden biri kabul edilir.
Çift minaresindeki taş işçiliği ve bezeme zenginliği ise Mimar Sinan'ın tasarladığı en gösterişli minare örnekleri arasında kabul ediliyor.
Cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret, tabhane ve türbelerden oluşan Şehzade Külliyesi'nin merkezini oluşturur.

ŞEHZADE MEHMED TÜRBESİ
1543 yılının Haziran ayında inşa edilen Şehzade Mehmed Türbesi, külliyenin ilk tamamlanan yapısıdır.
Kıvrımlı kubbesi, renkli taş işçiliği, iç mekanını saran çinileriyle görkemli bir görünümü olan türbede Kanuni Sultan Süleyman’ın Şehzade Mehmed’i padişah olarak görme arzusu, sanduka üzerine konulan ahşap bir taht ile simgelenmiştir.

SÜLEYMANİYE CAMİİ
Mimar Sinan, 1550-1557 yılları arasında da Kanuni Sultan Süleyman için, “kalfalık eserim” dediği Süleymaniye Camii’ni inşa etti.
Merkezi kubbeli planı, taşıyıcı sistemi ve İstanbul siluetindeki konumuyla Osmanlı klasik dönem mimarisinin başlıca eserleri arasında yer alır.
Süleymaniye Camii; Haliç silüeti ile uyumu, akustiği ve çini süslemeleriyle de öne çıkıyor.
Caminin de içinde olduğu külliyede Evvel Medresesi, Sani Medresesi, Tıp Medresesi, Rabi Medresesi, Salis Medresesi, Darülhadis Medresesi, tabhane, darüzziyafe, bimarhane, hamam da bulunuyor.

HÜRREM SULTAN TÜRBESİ
Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1558 yılında Hürrem Sultan’ın vefatı üzerine çinilerle bezeli sekizgen planlı Haseki Hürrem Sultan Türbesi de Süleymaniye Külliyesi’nin içinde inşa ettirildi.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ
Mimar Sinan, 1566 yılında vefat eden Kanuni Sultan Süleyman için de hemen onun yanı başına, çift çeperli kubbesi ve fildişi kakmalı kapıları bulunan türbeyi inşa etti.

MİMAR SİNAN TÜRBESİ
Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’dan sonra Mimar Sinan’ın kendi türbesi de 1587-1588 yıllarında Süleymaniye Külliyesi’nin dış sınırında inşa edildi.
Sinan'ın kendi vakfiyesinde "evinin kuzey yönündeki avlu" olarak tanımlanan alanda yer alan türbe mütevazı bir mimariye sahiptir.

SIRA DÜKKANLARI
53 dükkânlık Süleymaniye Sıra Dükkânları namı diğer Dökmeciler Çarşısı da Süleymaniye Külliyesi’nin hemen yanında bulunuyor.

ÜSKÜDAR MİHRİMAH SULTAN CAMİİ
Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan adına 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan tarafından inşa edildi.
İskele Meydanı'nda yer alan cami, merkezi kubbenin üç yarım kubbeyle desteklendiği planıyla Sinan'ın erken dönem eserleri arasında kabul edilir.
Cami; medrese, sıbyan mektebi, imaret ve handan oluşan Mihrimah Sultan Külliyesi'nin merkezinde yer alır.

EDİRNEKAPI MİHRİMAH SULTAN CAMİİ
Mimar Sinan, Mihrimah Sultan adına ikinci camiyi de 1562-1565 yılları arasında Edirnekapı’da inşa etti.
Çok sayıdaki pencere açıklığı sayesinde doğal ışığın yoğun kullanıldığı Mimar Sinan eserlerinden biridir.
Cami; medrese, türbe, sıbyan mektebi ve çeşmeden oluşan külliyenin merkezini oluşturur.

BARBAROS HAYREDDİN PAŞA TÜRBESİ
Kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa için 1541-1542 yıllarında sekiz köşesi, tek kubbesi ve çift sıra pencereleriyle klasik Osmanlı türbe mimarisinin örneklerinden olan bir eserdir.
Donanmanın sefere çıkış noktası olan Beşiktaş meydanında yer alır.

HADIM İBRAHİM PAŞA CAMİİ
Silivrikapı’da 1551 yılında inşası tamamlanan Hadım İbrahim Paşa Camii, dışarıdan bakıldığında tek bir büyük kubbeyle örtülmüş kare bir yapı görünümündedir.
Caminin tavan kısmındaki köşelerde bulunan sarkıtlar ile köşe geçiş yapıları, Mimar Sinan'ın ileride “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii gibi dev şaheserlerinde kullanacağı kubbeyi 8 büyük sütunla taşıtma fikrine giden yolculuğun ilk örnek denemesi olarak kabul edilir.

SİNAN PAŞA CAMİİ
Beşiktaş'ta Kaptan-ı Derya Sinan Paşa adına yaptırılan cami 1555 yılında tamamlandı.
Yapı, Edirne Üç Şerefeli Camii planından esinlenen düzeniyle dikkat çeker.
Medrese odalarının avlu revaklarının arkasına yerleştirildiği külliye planının ilk örneklerinden biridir.

RÜSTEM PAŞA CAMİİ
Tahtakale'de Hasırcılar Çarşısı üzerinde bulunan cami 1561-1563 yılları arasında inşa edildi.
Yüksek bir platform üzerine kurulan yapı, merkezi kubbe düzeni ve İznik çinileriyle klasik Osmanlı mimarisinin önde gelen eserlerinden biridir.

KARA AHMET PAŞA CAMİİ
Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamlarından Kara Ahmet Paşa adına yaptırılan cami 1562 yılında tamamlandı.
Merkezi kubbeli planı ve sade mimarisiyle Mimar Sinan'ın klasik dönem eserleri arasında gösterilir.
Caminin içinde bulunduğu Kara Ahmet Paşa Külliyesi’nde medrese, türbe, sıbyan mektebi ve çeşme de bulunuyor. Vakfiyesinde yer alan imaret ve zaviye günümüze ulaşmamıştır.

MOLLA ÇELEBİ CAMİİ
Fındıklı'da bulunan cami, Mehmed Vusûlî Efendi tarafından 1560'lı yıllarda yaptırıldı.
Boğaz kıyısındaki konumu ve altı destekli merkezi planıyla Mimar Sinan'ın küçük ölçekli camileri arasında yer alır.

ATİK VALİDE CAMİİ
Nurbanu Sultan adına 1570-1579 yılları arasında Üsküdar Toptaşı'nda inşa edildi.
Cami, Mimar Sinan'ın İstanbul'daki en büyük külliyelerinden birinin merkezinde yer alır.
Külliyede medrese, darüşşifa, imaret, tekke ve kervansaray da bulunuyor.

KADIRGA SOKULLU MEHMET PAŞA CAMİİ
Kadırga’da, Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa tarafından cami ile medrese 1571-1572 yıllarında tamamlandı.
Cami ve medrese, ortak bir şadırvan avlusu paylaşmaktadır.

PİYALE PAŞA CAMİİ
Kaptan-ı Derya Piyale Paşa tarafından yaptırılan cami, 1573 yılında Kasımpaşa'da inşa edildi.
Altı eşit kubbeyle örtülü planı, erken dönem Osmanlı ulu cami geleneğinin Mimar Sinan tarafından yeniden yorumlandığı örneklerden biri olarak değerlendirilir.

AZAPKAPI SOKULLU MEHMED PAŞA CAMİİ
Azapkapı'da 1577-1578 yılları arasında inşa edilen cami, eğimli arazi nedeniyle kemerli mahzenler üzerine oturtulmuştur.
8 destekli merkezi kubbe planı ve ana yapıya kemerle bağlanan minaresiyle Mimar Sinan'ın geç dönem eserleri arasında yer alır.

KILIÇ ALİ PAŞA CAMİİ
Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa adına 1578-1580 yılları arasında Tophane’de inşa edildi.
Merkezi kubbeli planı, geniş iç mekânı ve İznik çinileriyle klasik Osmanlı mimarisinin önemli eserlerinden biridir.
Kılıç Ali Paşa Külliyesi'nde caminin yanı sıra medrese, türbe ve hamam da bulunuyor.

ZAL MAHMUT PAŞA CAMİİ
Zal Mahmut Paşa ve Şah Sultan adına 1577-1580 yılları arasında Eyüpsultan'da inşa edildi.
Kareye yakın planı, iki katlı pencere düzeni ve galerili iç mekânıyla Mimar Sinan'ın diğer camilerinden ayrılan özellikler taşır.
Cami; medrese, türbe ve çeşmeden oluşan külliyenin merkezinde yer alır.

ŞEMSİ AHMET PAŞA CAMİİ
Üsküdar sahilinde 1580 yılında inşa edilen cami, Mimar Sinan'ın en küçük ölçekli eserlerinden biridir.
Halk arasında "Kuşkonmaz Camii" olarak da bahsedilir.
“Kuşkonmaz” adlandırması boğazdaki rüzgarın etkisiyle kuşların caminin çatısına konmadığı yorumlarına dayanıyor.

NİŞANCI MEHMED PAŞA CAMİİ
Fatih'in Çarşamba semtinde 1584-1589 yılları arasında inşa edilen cami, Mimar Sinan'ın son dönem eserlerinden.
Caminin inşasının Mimar Sinan'ın vefatının ardından, onun yetiştirdiği mimarlar tarafından tamamlandığı kabul ediliyor.
Giriş kapısındaki kitabenin üzerinde yer alan padişah tuğrası, camiyi yaptıran Nişancı Mehmed Paşa'nın görevine gönderme yapan dikkat çekici bir ayrıntı.

MEHMET AĞA CAMİİ
Habeşi Mehmed Ağa tarafından 1585 yılında yaptırılan cami, Mimar Sinan tarafından tasarlanmış, onun hayatını kaybetmesi sonrası Mimar Davud Ağa tarafından tamamlandı.
Merkezi kubbeyi çevreleyen yarım kubbeli planı, klasik Osmanlı cami mimarisinin geç dönem örnekleri arasında gösterilir.

MESİH MEHMED PAŞA CAMİİ
Fatih'te bulunan cami, Hadım Mesih Mehmed Paşa tarafından 1586 yılında yaptırıldı.
İnşasında Mimar Davud Ağa'nın da görev aldığı kabul edilir.
Külliye avlusundaki üstü açık türbe, klasik Osmanlı külliyelerinde az görülen bir plan.

HASEKİ HÜRREM SULTAN HAMAMI
Ayasofya ile Sultanahmet Camii arasında bulunan Haseki Hürrem Sultan Hamamı, 1556-1557 yıllarında Mimar Sinan tarafından inşa edildi.
Kadınlar ve erkekler bölümleri simetrik olarak tasarlanan yapı, Osmanlı döneminin büyük ölçekli çifte hamamlarından biri.

ATİK VALİDE HAMAMI
Nurbanu Sultan tarafından yaptırılan Üsküdar’da yaptırılan çifte hamam, klasik Osmanlı hamam mimarisinin örneklerinden biridir.
Yapı, 20. yüzyılda restore edilerek bir süre farklı işlevlerle kullanıldı.

HÜSREV KETHÜDA HAMAMI
Ortaköy'de bulunan hamam, 1565 yılında Sadrazam Kara Ahmet Paşa'nın kâhyası Hüsrev Kethüda adına yaptırıldı.

ZEYREK ÇİNİLİ HAMAM
Barbaros Hayreddin Paşa tarafından vakfına gelir sağlamak amacıyla 1530'lu yıllarda yaptırıldığı kabul edilen hamam, 16. yüzyıl İznik çinileriyle tanınır.

ÇEMBERLİTAŞ HAMAMI
Nurbanu Sultan tarafından 1584 yılında yaptırılan Çemberlitaş Hamamı, İstanbul'da kesintisiz hizmet veren tarihi hamamlardan biridir.

ÇÖMLEKÇİLER HAMAMI
Şehzade Mehmed Külliyesi vakfına gelir sağlamak amacıyla 1544-1548 yılları arasında Eyüpsultan’da inşa edildi.

AYAKAPI HAMAMI
Fatih ilçesinde bulunan Ayakapı Hamamı, Mimar Sinan'ın son dönem eserleri arasında gösterilir.

MOĞLOVA SU KEMERİ
1562 yılında Kırkçeşme Su Tesisleri kapsamında inşa edilen Mağlova Su Kemeri, Alibey Deresi üzerinde yer alır.
Yapı, inşasının ardından meydana gelen şiddetli sel nedeniyle zarar görmüş, 1564 yılında Mimar Sinan tarafından yeniden inşa edilmiştir.
36 metre yüksekliği ve yaklaşık 257 metre uzunluğundaki kemer, Osmanlı su mühendisliğinin en önemli eserlerinden biri kabul edilir.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN KÖPRÜSÜ
1567 yılında tamamlanan köprü, Büyükçekmece Gölü ile Marmara Denizi arasındaki geçişi sağlar.
Dört bölüm ve 28 kemerden oluşan yapı, Mimar Sinan'ın taş üzerine imzasını kazıdığı bilinen tek eser olarak kabul ediliyor.

ODABAŞI KÖPRÜSÜ
Küçükçekmece yakınındaki tarihi Hünkâr Yolu üzerinde bulunan köprü, kesme taştan inşa edilmiş sekiz gözlü bir yapıdır.
Osmanlı döneminde askeri ve ticari ulaşım güzergâhı üzerinde yer aldı.

EĞRİ KEMER
1564 yılında Kırkçeşme su yolları için inşa edilen kemer, arazinin topoğrafyasına uyum sağlayan eğimli planıyla diğer su kemerlerinden ayrılır.

AVASKÖY SU KEMERİ
İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan Kırkçeşme sisteminin parçalarından biri olan kemer, günümüzde Esenler sınırları içinde yer alıyor.
