Murat Kurum: Tarihe uygulama COP'u olarak geçmeye geliyoruz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, COP31'in tarihe "uygulama COP'u" olarak geçeceğini söyledi. COP31 masasında kırılgan coğrafyaların en gür sesi olacaklarını belirten Murat Kurum, gelecek yolculuğunu "diyalog", "uzlaşı" ve "aksiyon" kavramları üzerine inşa ettiklerinin altını çizdi.

Ensonhaber Ensonhaber
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek COP31 Zirvesi için Ankara'da "COP31 Başkanlığı Diplomatik Misyonlara Bilgilendirme Toplantısı" düzenlendi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, programda konuşma yaptı.

"KIRILGAN COĞRAFYALARIN GÜR SESİ OLACAĞIZ"

Bakan Kurum, Türkiye'nin öncülüğünde toplanacak olan COP31'in önceki yıllardakilerden farklı olarak, alınan kararların uygulamaya döküleceği bir zirve olacağını vurguladı.

Zirve ile ulaşılacak hedefleri "diyalog", "uzlaşı", "aksiyon" kavramları üzerine inşa ettiklerinin altını çizen Bakan Kurum, konuşmasında şunları söyledi:

"İklim adaleti bizim bu zorlu yolculukta yegane pusulamız olmaya devam edecektir. Bu küresel fırtınada hiçbir suçu olmayan Afrika ülkelerinin, küçük ada ülkelerinin en ağır bedeli ödemesine göz yummayacağız. COP31 masasında sessiz yığınların sesi, kırılgan coğrafyaların en gür sesi olacağız.

Bu derin adalet hissiyle bugün Ankara'dayız. Bu kötü gidişatı değiştirecek kararlılığı hep birlikte göstermek üzere buradayız.

"3 SÜTÜN ÜZERİNE İNŞA ETTİK"

Biz buraya sıradan bir takvim üzerinden geçmeye gelmedik. Bu bizim devlet disiplinimize, devlet duruşumuza, dış politika bakışımıza, benim şahsi olarak da çalışma anlayışıma asla uygun değil. Standart prosedürleri konuşmaya niyetimiz yok. 

Biz buraya gelecek nesillere, henüz doğmamış torunlarımıza bırakacağımız dünyanın geleceğine hep birlikte dokunmak için geldik. Evet geleceğe dokunmak, Antalya'da COP31'e uzanan bu zorlu gelecek yolculuğunu 3 sarsılmaz sütun üzerine inşa ettik: 'Diyalog' dedik, 'uzlaşı' dedik ve diyalogla, uzlaşıyla oluşturduğumuz kararları 'aksiyon'la neticelendirelim dedik.

TARİHE 'UYGULAMA COP'U' OLARAK GEÇMEYE GELİYORUZ"

Önce birbirimizi yargılamadak sabırla dinleyeceğiz. Kapalı kapılar ardında diplomatik manevralar yapmayı bir kenara bırakıp, masada açık yüreklilikle konuşacağız. Sonra ortak zeminimizi büyüteceğiz. Ve unutmayacağız ki farklılıklarımız bizim zayıflığımız olamaz, farklılıklarımız bizim en büyük zenginliğimizdir.

En sonunda da o kağıt üzerindeki süslü cümleleri; eyleme, icraata, insan hayatına kazandırmış olacağız. Çok açık ve net söylemeliyim ki artık sadece aksiyon almak zorundayız. Evet çok kıymetli, çok değerli kararlar alınmış.

80'in üzerinde karar alınmış ama artık bu kararları eyleme dönüştürmek zorundayız. Dünyanın masa başında yeni hedefler üretmeye ihtiyacı yok.

Dünyanın yegane ihtiyacı o hedefleri tarlada, sanayide ve şehirde eyleme dönüştürecek sarsılmaz bir iradedir. Biz tarihe uygulama COP'u olarak geçmeye geliyoruz."