Ne elektrik var ne şebeke: Yılın 7 ayını bakın nasıl geçiriyorlar
Adıyaman’ın Akdağ Yaylası’na çıkan göçer aileler, yılın 7 ayını çadırlarda geçiriyor. Sıcaklardan kaçıp 2 bin metre yükseğe kurdukları çadırlarda kalan göçerler, elektrik ihtiyaçlarını güneş panelleriyle karşılarken zorlu şartlara rağmen üretime devam ediyor.
Adıyaman’ın Tut ilçesinde yaşayan göçer aileler, her yıl mayıs ayında 2 bin metre rakımlı Akdağ Yaylası’nın yolunu tutuyor.
Şehirdeki sıcak havadan uzaklaşıp serin yayla havasında çadır kuran aileler, kasım ayına kadar doğayla iç içe bir yaşam sürüyor.
Günün neredeyse tamamını küçükbaş hayvanların bakımı ve süt sağımıyla geçiren göçerler, şehir imkanlarından uzak ama huzurlu bir hayat sürüyor.
Güneş paneliyle elektrik, geleneksel yöntemlerle peynir
AA’da yer alan habere göre, elektrik altyapısının bulunmadığı yaylada aileler, aydınlatma ve temel ihtiyaçlarını küçük güneş panelleriyle karşılıyor.
Yüzlerce koyundan oluşan sürüleri sabahın ilk ışıklarıyla meraya çıkaran göçerler, günde iki kez sağım yapıyor. Elde edilen taze sütler ise geleneksel yöntemlerle peynir, yoğurt ve tereyağına dönüştürülüyor.

Yaklaşık 30 yıldır göçerlik yapan İlhan Abakay, yayla hayatının zorluklarına alıştıklarını belirterek, "Yılın yaklaşık 7 ayını ailemizle burada geçiriyoruz. Çadır kuruyoruz. Burası serin ama şartları zor. Koyunlarımızı otlatıyor, geceleri de sürünün başında oluyoruz. Gün nasıl geçiyor anlamıyoruz." dedi.
Yeni neslin bu mesleğe ilgisinin azaldığına dikkat çeken Abakay, "Eskiden bu yaylada binlerce küçükbaş hayvan vardı. Şimdi sürüler de azaldı. Gençler artık bu işi yapmak istemiyor." ifadelerini kullandı.
Yayladaki imkansızlıklara da değinen Abakay, "Küçük bir güneş paneliyle ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Zorlukları çok ama en azından her şey doğal." diye konuştu.

"Şartlar zor ama doğanın huzuru yeter"
Günün en yoğun temposunu sırtlayan kadınlardan Fatma Abakay ise sabahın erken saatlerinde başlayan mesailerini şu sözlerle anlattı:
"Sabah sürü geldikten sonra hemen süt sağımına başlıyoruz. Daha sonra sütten peynir yapıyoruz. Şartlar zor ama alıştık. Eşim ve oğlumla yılın yaklaşık 7 ayını burada geçiriyoruz."
Şehir yaşamına kıyasla yayla hayatının çok daha zahmetli olduğunu vurgulayan Fatma Abakay, her şeye rağmen doğanın sunduğu huzurun kendileri için her şeyden kıymetli olduğunu ifade etti.