Kılıçdaoğlu'nun özel kalem müdürü
Kılıçdaroğlu'nun Özel Kalem Müdiresi Hamret Erdemiş'in morali bugünlerde çok bozuk. Yakın çevresine de "Benim bir günahım yok. Ben zaten göreve yeni başladım" diyerek kendini savundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 12 Eylül Pazar günü yapılan referandumda oy kullanamaması en az sandıktan çıkan sonuçlar kadar Türkiye'nin gündemine oturdu.
CHP Lideri, "İki gün önce duydum. Yoksa tedbir alırdım" diye kendini savundu, ardından "Polis ölüler dururken benim kaydımı niye sildi" dedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay işin teknik boyutunu açıkladı, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi uyarınca yapılan denetimlerin ardından Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Kağıthane'deki adreste oturmadığı belirlenince kaydının düşürüldüğünü anlattı. Sonra ekledi:
"Kendisine bile gerek yok, özel kalemler var. Burası koskoca ana muhalefet partisi. Bunun genel başkanı... Keşke zamanında baksalar, denetlense, milletvekillerinin oy kullanması çok kolay. Keşke kayıt ettirselerdi, her vatandaş gibi..."
GÖZLER GENEL MERKEZDE
Bu sözlerin ardından gözler, Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'ndeki yeni Özel Kalem'ine çevrildi. Mayıs ayındaki CHP kongresinin ardından Deniz Baykal ile birlikte Özel Kalem Müdiresi Nilgün Şahın de 'makamı' boşalttı.
Bu niteliklere sahip birisi aranırken, Parti Meclisi'nin yeni üyelerinden CHP Bilim Platformu Başkanı Prof. Dr. Sencer Ayata, bir arkadaşının kardeşini önerdi.
REFERANSLAR OLUMLU
Yeni adayın CV'si aranan bütün nitelikleri içeriyordu. Devletin en önemli bakanlıklarından Dışişleri'ne Alı Bozer döneminde girmiş, en kritik makamlardan Müsteşarlık'ta 'özel kalem müdürlüğü' yapmıştı, yurtdışı deneyiminin karsısında Avrupa'nın merkezi Brüksel vardı. Türkiye'nin Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği'nde 13 yıl çalışmıştı. İyi derecede İngilizce biliyordu, yanı bütün referanslar olumluydu. İşini seven, disiplinli, yetenekli, titiz, dedikoduyu sevmeyen bir işkolikti ama sosyal yaşamında da dışa dönüktü. Bol bol sinemaya gidiyor, yemek konusunda 'gurme' olarak tanınıyordu. Sık sık dostlarına evde yemek yapmayı seviyordu. Bir de çok kitap okumasıyla tanınıyordu.
Eşinden erken yasta boşanmış, kendini tek çocuğuna ve işine adamıştı. Aranan tüm özelliklere sahip olan böyle bir personel kaçırılmamalıydı. Kı-lıçdaroğlu da 'tamam' deyince 11 Haziran 2010 günü CHP Genel Merkezi'nde görevine başladı.
EĞİTİMİ ÇOCUK ÜZERİNE
Göreve başladığı tarih referanduma da denk gelince partinin kadrolan tüm Anadolu'yu
dolaşmaya başladı. Kılıçdaroğlu da Genel Merkez'e fazla uğramayınca yeni sağ kolunun ismi, yakın çevrenin dışında kamuoyuna pek yansımadı.
Ta ki, Kılıçdaroğlu'nun oy kullanamamasının sorumlusu aranmaya başlanıncaya kadar. Şimdi, 'fatura' kesilmeye çalışılan Kılıçdaroğlu'nun sağ kolu Hamret şafak Erdemiş'in eğitimi aslında çocuklar üzerine. 1956 Ankara doğumlu olan Erdemış, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü mezunu. Bir süre de kreş ve yuva müdürlüğü yaptı. 1991 yılında, Ali Bozer'in döneminde Dışişleri Bakanlığı'na girince 'özel kalem'in ne olduğunu öğrendi.
'YENİ BAŞLADIM, GÜNAHIM YOK'
Herkesin bilgisayardan YSK'nın sayfasına girip baktığı dönemde 'sağ kolu' olarak Kılıçdaroğlu'nun seçmen kütüğünde ismini kontrol etmek Hamret Hanım'ın mı göreviydi?
Adı 'Kızıla çalan pembe' anlamına gelen Hamret Hanım 12'nci katına yerleşip yönetmeye hazırlandığı CHP'yi tanımaya çalışırken aynı günlerde, 9 Haziran tarihinde seçmen kütükleri muhtarlıklarda askıya çıkarılmıştı. Yanı Hamret Erdemiş'in göreve gelişinden 48 saat önce başlayan aşkın süresi 11 gün sonra bitmişti. Listeler 22 Haziran'da askıdan indirildi. Ancak Kılıçdaroğlu'nun isminin listede olup olmadığını kontrol etmek kimsenin aklına gelmedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da işaret etmesinden sonra bütün gözlerin çevrildiği Özel Kalem Müdiresi Hamret Erdemiş'in morali bugünlerde çok bozuk. Yakın çevresine de "Benim bir günahım yok. Ben zaten göreve yeni başladım" diyerek kendini savundu.
ÖZEL KALEMLER NE İŞ YAPAR?
Cumhurbaşkanı'ndan bakanlara, parti genel başkanlarından kamudaki üst düzey yöneticilerine kadar hizmet verdikleri kişilerin "eli-ayağı" olarak nitelendirilen özel kalem müdürleri zaman zaman da bu gibi olaylarla siyasetin gündemine oturuyor.
Özel kalemler, günlük programların ayarlanma-sından, kiminle görüşüleceğine, birlikte çalıştıkları yöneticilerin ne yiyip-içeceklerine kadar birçok de-tayla ilgilenmek zorunda. Temsil ettiği kişiye ulaşmanın önündeki en önemli kapıdır. Özel kalem müdürlerinin bir de derneği var. Özel Kalem Müdürleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ne, kamu ve kamusal nitelikte kurum-kuruluşlarda, devlet-vakıf üniversitelerinde, Türkiye'de bulunan yabancı ülkelerin büyükelçiliklerinde görevi ve un-vanı ne olursa olsun özel kalem müdürü ve yardım-cılığı görevini fiilen yürütenler ve geçmişte bu ma-kamlarda aynı görevi yapmış olanlar üye olabiliyor.