ÇAT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Yayınlanma:
İLAN
ÇAT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
ESAS NO : 2021/27 Esas
KARAR NO : 2024/91

DAVALI : 1- AYTEN ŞAHAN - 10127219766
Davacı Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü aleyhine mahkememizde açılan Kamulaştırma (Bedel Tespiti Ve Tescil) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HÜKÜM :
(Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;)
Davanın KABULÜNE,
1-Erzurum İli Çat İlçesi Aşağıçat Mahallesi'ndekayıtlı olan;
137 ada 57 parsel sayılıtaşınmazın dosyada mevcut 16/06/2022 tarihli fen bilirkişisikrokisinde kırmızı renkle gösterilen davalı kurumun malik olduğu kısım dışında kalan 4.463,53 m2'lik kısmınkamulaştırma bedelinin 92.799,76 TL olduğunun TESPİTİNE, davanın 24/08/2021 tarihinde açılması ve 4 ay içerisinde bitirilememesi nedeniyle, tespit edilen bedeledava tarihinden itibaren 4 aylık sürenin bitim tarihi olan 24/12/2021 gününden karar tarihi olan 11/12/2024 gününe kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasına, ,
2-Kararın kesinleşmesi beklenmeden, Aşağıçat Mahallesi 137 ada 57 sayılı parsel için92.799,76 TL kamulaştırma bedelinin bu taşınmazın maliki olan davalılara ödenmesi için derhal müzekkere yazılmasına, tapu kaydında ipotek ve haciz gibi takyidatlar mevcutsa bunun bedele yansıtılmasına,
3-Aşağıçat Mahallesi 137 ada 57 sayılı parseldeki taşınmazın dosyada mevcut 16/06/2022 tarihli fen bilirkişisi krokisinde kırmızı renk ilegösterilen 4.463,53 m2'lik kısmın Kamulaştırma Kanunu 10.maddesi uyarınca davalı hissedarlar adına olan TAPU KAYDININ İPTALİ ile davacıKARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ adınaYOL OLARAK TAPUDAN TERKİNİNE,infazda dosyada mevcut 16/06/2022 tarihli fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve eki olan krokinin esas alınmasına,
4- Fen bilirkişisinin 16/06/2022 tarihli rapor ve krokisinin hükmün eki sayılmasına,
5-İİK 28. Maddesi gereğince hüküm özetinin Çat Tapu Müdürlüğüne bildirilmesine, Kamulaştırılan taşınmazın tescil işlemlerinin yapılması için Çat Tapu Müdürlüğüne derhal müzekkere yazılmasına,
6- Davacı kurumun harçlardan muaf olması nedeniyle karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
7-Kamulaştırma Kanunu'nun 4650Sayılı Yasa ile değişik 29. maddesi gereğince davacı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı idare lehine vekalet ücretine yer olmadığına,
9-Davalılar Abdullah Yılmaz, İlminur Bozan ve Mehmet Zeki Tanas kendisini ayrı ayrı vekil ile temsil ettirdiğindenkarar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen ve kamulaştırma bedelini geçmeyen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrıverilmesine,
10-Artan gider avansının HMK 333. Maddesi ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile C. Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik 207. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili Av. Mehtap Menteşe, davalı vekili Av. Mahmut Dursun ve davalı vekili Av. Sena Ekici'nin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda bedel bakımından 6100 sayılı HMK.nın 345. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize ya da başka bir Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek dilekçe ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere,tescil bakımından da KESİN olmak üzerekarar verildi.12/12/2024
Davacı kurum vekili Av. Mehtap MENTEŞE'nin 27/12/2024 tarihli dilekçesi ile "Yukarıda esas numarası belirtilen dosya ile açılan davada Yerel Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Öncelikle belirtmek gerekir ki faiz tarihleri ve türü bakımından verilen karar usule, yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırıdır. Zira kararda, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesine karar verilmiştir. Oysa dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmış olup Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye yürümemektedir. Yerel Mahkemece YASAL FAİZE hükmedilmesi gerekir iken bu husus göz ardı edilerek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranın uygulanması hatalıdır.Nitekim Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. "...01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince DAVANIN AÇILDIĞI TARİHTEN 4 AY SONRASINDAN BAŞLAMAK ÜZERE YASAL FAİZ UYGULANMASI YERİNDEDİR." Bilirkişi raporunda ''Kapitalizasyon Faiz Oranı'' başlığı altında: “Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörenin nüfus yoğunluğuna göre arazi büyüklüğünün az olması, arazilerin çok parçalı olması, toprak yapısı ve verimliliği dikkate alınarak çayır arzisinde kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanmıştır.” denilmektedir. Dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faizinin % 4 olarak belirlenmesi tarafımızca kabul edilmez. Zira bilirkişi raporunda bu oran belirlenir iken dava konusu taşınmazın eğimli bir arazi yapısına sahip olması, makine ile tarımın bu taşınmazda zor olacağı dikkate alınmamıştır. Ayrıca dava konusu taşınmaz büyük bir heyelan sahası içerisinde bulunmaktadır. Bu hususlar dikkate alınarak yeniden kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesi gerekir. Bilirkişi raporunda “Objektif Değer Artışı” başlığı altında: “…. Taşınmazın İlçe Merkezine 20 km mesafede olması ve Erzurum Bingöl Karayolu üzerinde olmasının gelecekte ticari değer taşıyan tesis ve yapılaşma gibi faaliyetlere açık olmasının değerini emsallerine göre arttıracağı kanaatiyle %25 objektif değer artışı uygulanmıştır.” ifadesi yer almaktadır. Ancak bu tespit hatalıdır. Evvela taşınmazın İlçe Merkezine 20 km uzak mesafede olması taşınmazın İlçe Merkezine oldukça uzak olduğunu göstermektedir. Bu nedenle İlçe Merkezine bu kadar uzak bir taşımaz için bu mesafe gerekçe gösterilerek objektif değer artışı verilmesi çelişki oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra dava konusu taşınmaza %4 gibi düşük bir kapitalizasyon faizi uygulanarak arazinin değeri zaten yükseltilmiştir. Değeri kapitalizasyon faiz oranının düşük tutulması ile artırılan taşınmaz için İlçe Merkezine yakınlık vs. ile bir de objektif değer artışı verilmesi yerleşik Yargıtay içtihatları ile de çelişmektedir. Dava konusu taşınmaz bilirkişi raporunda bulunan Google earth görüntüsünden de anlaşılacağı üzere mevcut Erzurum Bingöl Karayolu’na 50m mesafede bulunmaktadır. Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinde belirtildiği üzere “Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları…. dikkate alınmaz” hükmü gereğince yol yapım çalışmaları dolayısıyla taşınmazların yola cephesinin oluşmasından dolayı herhangi bir objektif değer artışı uygulanması kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Bilirkişi raporunda ''…..gelecekte ticari değer taşıyan tesis ve yapılaşma gibi faaliyetlere açık olmasının değerini emsallerine göre arttıracağı kanaatiyle…'' denilerek %25 objektif değer artışı verilmiştir. Bu husus dikkate alınarak yapılan değerleme dava konusu taşınmazla ilgili olarak ileriye yönelik varsayımlı kullanma hususunu içerdiğinden gerek Kanuna gerek Yargıtay kararlarına açıkça aykırıdır. Arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma değeri; taşınmazın dava tarihindeki mevkii ve koşullarına göre ve olduğu gibi kullanılması durumunda getireceği net gelire göre hesaplanır. Yani değer tespiti yapılırken, kamulaştırılan taşınmazın dava tarihi itibarıyla halihazır durumu esas alınır, gelecekteki muhtemel ve müspet kazanımlar dikkate alınarak değer biçilemez (Gölcüklü, 2016, s.336). Nitekim Kamulaştırma Kanununun 11’nci maddesinin ikinci fıkrasında da benzer şekilde; taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği karın dikkate alınamayacağı ifade edilmiştir. Kanunun bu emredici hükümleri karşısında, örneğin sulanmayan bir tarım arazisinin ileride sulanabileceğinden bahisle sulu tarım arazisi kabul edilmesi veya ileride imar planına alınacağından bahisle arsa kabul edilmesi mümkün değildir. Taşınmazın dava tarihindeki mevcut durumuna göre değerlendirilmesi gerekmekte olup varsayımlı kullanma biçimlerinin dikkate alınması hatalıdır. Netice dava konusu taşınmaz için %25 objektif değer artışının belirlenmesi uygun değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızın dikkate alınması ve yeniden incelenmesi içinek rapor aldırılması talep edilmiş ise de Mahkemece itirazlarımız nazara alınmadan mevcut rapora göre karar verilmiştir. Neticede taşınmazın bedeli yüksek belirlenmiş olup tarafımızca kabulü mümkün değildir.Bu nedenlerle verilen iş bu kararı istinaf etme zarureti doğmuştur. Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerle resen nazara alınacak hususlara binaen, İSTİNAF BAŞVURUMUZUN KABULÜ ile Çat Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/12/2024 T. 2021/27 E. 2024/91 K. sayılı İLAMININ İDAREMİZ LEHİNE KALDIRILMASINA, karar verilmesini vekil eden Kurum adına saygıyla talep ederiz." talep etmiştir.
Tebliğ yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur.
25/07/2025

#ilangovtr Basın no ILN02283947