GEDİZ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Yayınlanma:
T.C.
GEDİZ
SULH HUKUK MAHKEMESİ

Sayı : 2023/792 Esas 17.02.2026
Konu : Basın İlan
İLAN METNİ
Davacı Güvence Hesabı tarafından 29/08/2023 tarihinde açılan davada 577*****464 TC kimlik numaralı davalı İSMAİL ŞAHİNER'in adresine birçok kez denenmesine rağmen tebligat yapılamaması ve tüm araştırmalara rağmen tebliğ edilecek adresinin tespit edilememesi nedeniyle adı geçen davalıya tebliğ yerine geçmek üzere;
Davanın yapılan açık yargılaması sonunda verilen 24/12/2025 tarih 2023/792-1357 Esas Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davalı Mehmet Şahiner vekili Av. Mehmet YAMAN tarafından istinaf edilmiş olup, ibraz edilen istinaf dilekçesinde; "Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen Gediz Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında verilen karar usul ve yasaya aykırı olup karara karşı istinaf kanun yoluna başvuruyoruz. Şöyle ki;1-) DAVACI TARAFIN DAVASININ DAYANAĞI OLAN İCRA TAKİBİ HAKKINDA İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA KARAR VERİLMİŞ OLUP VERİLEN KARAR NAZARA ALINMAKSIZIN DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ YERİNDE DEĞİLDİR.Huzurdaki, Gediz İcra Müdürlüğü'nün 2014/793 Esas sayılı icra takip dosyasına binaen davacı tarafça alınan yetki kapsamına açılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça, icra dosyasından kaynaklı olarak huzurdaki dava ikame edilmiş ise de tarafımızca Gediz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/11 Esas sayılı dava dosyası ile anılan icra takibinin, takipten sonra gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle geri bırakılması talebi ile dava ikame edilmiştir. Davada ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/2100 Esas 2025/2121 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış ve davanın kabulü ile Gediz İcra Müdürlüğü'nün 2014/793 Esas sayılı icra takibinin zamanaşımı nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir.İcra takibinin geri bırakılmasına ilişkin verilen karar nedeniyle davacı / alacaklının alacağını cebri icra yolu ile tahsil kabiliyeti kalmamış olup huzurdaki davada da aynı şekilde hukuki menfaati kalmamıştır. Yargılamanın son celsesinde tarafımızca, icranın geri bırakılmasına ilişkin verilen BAM kararı ileri sürülmüş ise de Yerel Mahkeme tarafından talebimiz reddedilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Hukuki menfaat dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın hukuki menfaatinin kalmaması, huzurdaki davada dava şartının ortadan kalkması anlamı taşımaktadır. Bu halde, icranın geri bırakılmasına ilişkin verilen karar doğrultusunda davanın reddine; aksi düşünülse bile kararın akıbetinin bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.2-) DİĞER DAVALILARIN DAVAYA DEVAM ETMEK İSTEDİKLERİ YÖNÜNDEKİ DEĞERLENDİRME HATALIDIR. GEREKÇEDE YER ALAN BEYANLARIN, AÇIKÇA DAVANIN DEVAMI İSTEMİNE İLİŞKİN OLDUĞU YÖNÜNDEKİ DEĞERLENDİRME İSABETSİZDİR. Yukarıda da belirttiğimiz üzere icranın geri bırakılmasına ilişkin verilen karar doğrultusunda huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte idi. Ancak Yerel Mahkeme kararının gerekçesinde de yer aldığı üzere "...yargılamanın geldiği aşama erekse ortaklığın giderilmesi davalarının çift taraflı dava oluşu itibarıyla taraflardan birinin dahi ortaklığın giderilmesine ilişkin ortaya koyduğu iradenin ortaklığın giderilmesini sağlaması nazara alındığında; duruşmaya katılan bazı paydaşların ortaklığın giderilmesi yönünde irade belirtmiş olması, aksim beyanının da esasen ortaklığın sona erdirilmesine ilişkin olması, ilk celsede tarafların paylı mülkiyete geçmek istiyoruz şeklindeki irade beyanları, davalı Gülşen'in "annemin hakkını istiyorum" şeklindeki beyanı tamamen ortaklığın giderilmesine yönelik olduğundan davaya dayanak olan icra takibi iptal olsa dahi taraf iradeleri ortaklığın giderilmesine yönelik olduğundan bekletici mesele talebi reddedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir..." şeklindeki düşünce ile davaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Öncelikle yargılamanın geldiği aşamanın, icranın geri bırakılmasına ilişkin BAM kararının dosyaya etkisi yönünden herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere hukuki menfaat, dava şartlarından olup her aşamada Mahkeme tarafından gözetilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte diğer davalıların davaya devam etmek istedikleri şeklindeki değerlendirme hatalıdır. Her ne kadar diğer davalıların beyanları davaya devam etmek istemeleri olarak değerlendirilmiş ise de gerekçede yer alan beyanlar nazara alındığında, bu beyanların açıkça davaya devam edilmesi yönünde bir irade göstergesi olduğunun düşünülebilmesi mümkün değildir. Öncelikle Yerel Mahkemece, icranın geri bırakılmasına ilişkin BAM kararının dosyaya ibrazı akabinde, taraflardan hiçbirisine davaya devam etmek isteyip istemediği sorulmamıştır. Bu halde, taraflara davaya devam etmek isteyip istemedikleri sorulmaksızın, önceki aşamalarda verdikleri beyanlar nazara alınarak davaya devam etmek istediklerine kanaat edilmesi kendi içerisinde çelişkilidir. Bu nedenle Yerel Mahkeme kararı hatalı olup kaldırılması gerekmektedir.3-) DAVA KONUSU TAŞINMAZLARDAN BİR KISMI YARGILAMA AŞAMASINDA PAYLI MÜLKİYETE ÇEVRİLMİŞTİR. BU TAŞINMAZLAR YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİ GEREKİRKEN TÜM TAŞINMAZLAR YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ YERİNDE DEĞİLDİR.Huzurdaki dava, dava konusu taşınmazlar elbirliği ile mülkiyet halindeyken açılmış, Yerel Mahkemece verilen yetki kapsamında müvekkil, taşınmazlardan bir kısmını paylı mülkiyete konu hale getirmiştir. Huzurdaki dava bir hissedar tarafından değil, müvekkilin alacaklısı olan davacı tarafından açılmış olup paylı mülkiyete çevrilen taşınmazlar yönünden ortaklığın giderilmesi davasına devam edilebilmesi mümkün değildir. Ancak Yerel Mahkeme tarafından, dava konusu tüm taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ve taşınmazların satışına karar verilmiştir. Paylı mülkiyete çevrilen taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne karar verilmesi hatalı olup Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak sebepler ile; istinaf başvurumuzun kabulü ile Gediz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/792 Esas 2025/1357 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, mümkün olmaması halinde yeniden karar verilmek üzere dosyanın Yerel Mahkeme'ye iadesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde istinaf dilekçesi sunulmuş olup; işbu istinaf dilekçesine cevap veya karşı istinaf içinde tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilmek veya mahkememize gönderilmek üzere bir dilekçe verilmesi ile mümkün ve geçerli olacağı, davalı 577*****464 T.C. Kimlik Numaralı İsmail Şahiner'e iş bu ilanın yapıldığı tarihten itibaren7gün sonra tebliğ yapılmış sayılacağı ilan olunur.

#ilangovtr Basın no ILN02459788