Rize gastronomisi sofradan sağlıklı yaşama uzanan yeni bir hikâye yazıyor

Rize, coğrafi işaretli balları, kendine özgü satsuma mandalinası çeşitleri ve çay atıklarını yeniden üretime kazandıran projeleriyle gastronomi anlayışını genişletiyor.

Ensonhaber / İHA

Türkiye’nin çay üretimiyle öne çıkan kentlerinden Rize, yerel tarım ürünlerini gastronomi, turizm ve sağlıklı yaşam alanlarıyla buluşturan yeni bir yaklaşım geliştiriyor.

Anzer ve Ayder ballarının yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinden satsuma mandalinası bahçelerinin ziyaretçilere açılmasına, çay işleme atıklarının tarımsal üretimde kullanılmasına kadar uzanan çalışmalar, kentin üretim kültürünü farklı alanlara taşımayı amaçlıyor.

“6. GastronomiRize Günleri” kapsamında öne çıkan bu yaklaşım, “Sofrada Yaşayan Miras” temasıyla üretimin hikâyesini tarladan sofraya, turizmden sürdürülebilir ekonomiye uzanan bir çerçevede ele alıyor. Böylece gastronomi yalnızca yemek kültürüyle sınırlı kalmayıp yerel ürünlerin yetiştirilmesi, işlenmesi, tanıtılması ve yeniden değerlendirilmesini kapsayan bir modele dönüşüyor.

RİZE BALLARINDA HEDEF YÜKSEK KATMA DEĞER

Rize’nin gastronomi vizyonunda öne çıkan ürünlerin başında bal geliyor. Anzer ve Ayder başta olmak üzere farklı rakım ve bitki örtüsüne sahip bölgelerde üretilen ballar, kentin doğal zenginliğini yansıtıyor. Coğrafi işaretli Anzer balının yanı sıra Ayder balı da menşe adıyla tescilli ürünler arasında yer alıyor.

Kestane ve orman gülü gibi bitkilerin bulunduğu alanlarda, farklı çiçek türlerinden elde edilen ballar üretimin çeşitliliğini artırıyor. Kafkas melezi arıların da kullanıldığı üretimde, yöresel özelliklerin korunması ve ürün kalitesinin geliştirilmesi önem taşıyor.

Rize Arıcılar Birliği ve Rize Belediyesinin destekleriyle yürütülmesi planlanan çalışmalar kapsamında, bölge ballarının bilimsel verilerle desteklenmesi, üretim süreçlerinin izlenebilir hale getirilmesi ve kalite standartlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Premium ambalajlama ve markalaşma çalışmalarıyla ürünlerin daha yüksek katma değerle pazara sunulması da amaçlanıyor.

Bu çalışmalarla Rize ballarının geleneksel ve coğrafi değerlerinin yanı sıra sağlıklı yaşam alanındaki ürün gruplarında da konumlandırılması planlanıyor.

SATSUMA MANDALİNASI GASTRONOMİ TURİZMİNE KATILACAK

Rize’de gastronomi deneyiminin çay bahçelerinin dışına çıkarılarak mandalina bahçelerine taşınması da hedefleniyor. Kentte yaklaşık bir asırlık üretim geçmişine sahip satsuma mandalinası bahçeleri, alternatif tarımsal değer olmanın yanı sıra ziyaretçilere yönelik yeni deneyim alanları olarak değerlendiriliyor.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Ziraat Fakültesinin uzun yıllara yayılan çalışmaları sonucunda Rize’ye özgü 9 satsuma mandalinası çeşidi tescil edildi. RTEÜ Yıldızı, Rizem, Pazarın Yıldızı, Senem, İyiderem, Derepazarım, Kuzey Yıldızı, Erten ve Derin isimlerini taşıyan çeşitler için 2026 yılında sertifikalı fidan üretimine yönelik çalışmalar başlatıldı.

“Turist Bahçede” programıyla ziyaretçilerin üretim alanlarını tanıması ve yerel beslenme kültürünü deneyimlemesi amaçlanıyor. Çay bahçelerinde olduğu gibi mandalina bahçelerinde de meyve toplama, dalından tatma, üreticilerle buluşma ve yerel ürünlerle hazırlanan yiyecek ve içecekleri deneme gibi etkinliklerin geliştirilmesi planlanıyor.

AGROTURİZM İLE GASTRONOMİ AYNI ROTADA BULUŞUYOR

Rize’de geliştirilen agroturizm yaklaşımı, ziyaretçilerin yalnızca restoranlarda yöresel yemekleri tatması yerine ürünün yetiştirildiği alanları da görmesini öngörüyor.

Bu kapsamda ziyaretçilerin tarlada üretim sürecini tanıması, üreticilerden bilgi alması ve ürünlerin mutfakta nasıl değerlendirildiğini deneyimlemesi hedefleniyor. Böylece “tarladan sofraya” anlayışının turizm faaliyetlerinin bir parçası haline getirilmesi ve yerel üreticilerin ekonomik faaliyetlerden daha fazla pay alması amaçlanıyor.

Çay ve mandalina bahçelerinin yanı sıra bal üretim alanlarının da bu deneyim zincirine dahil edilmesiyle Rize’nin doğal ve tarımsal zenginliklerinin daha geniş kitlelere tanıtılması planlanıyor.

ÇAYKOPİT İLE ÇAY LİFLERİ YENİDEN ÜRETİME KAZANDIRILIYOR

Rize’nin sürdürülebilir üretim yaklaşımının önemli ayaklarından birini de çay işleme sırasında ortaya çıkan liflerin değerlendirilmesi oluşturuyor.

ÇAYKUR Çay Araştırma Enstitüsü ile üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin iş birliğiyle geliştirilen yerli çaykopit, topraksız tarımda kullanılan ve büyük ölçüde ithal edilen Hindistan cevizi kabuğu bazlı kokopite alternatif olarak tasarlandı.

Kabak, fasulye ve domates gibi ürünlerde denenen çaykopit uygulamasında serada ilk ürünler alınmaya başlandı. Projeyle çay işleme atıklarının yeniden kullanılmasının yanı sıra tarımsal üretimde dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim’in, yurt dışına giden dövizin Türkiye’de kalmasını amaçlayan bir çalışma olarak değerlendirdiği proje, çay üretiminin yan ürünlerinden ekonomik değer oluşturulmasına örnek teşkil ediyor.

ÇAY ATIKLARI GÜBREDEN BİYOÇARA FARKLI ÜRÜNLERE DÖNÜŞÜYOR

Çay atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar ÇAYKUR’un projesiyle sınırlı kalmıyor. Rize Belediyesinin biyokütle tesisinde de üretim artığı çay liflerinden biyoçar, mangal kömürü ve sıvı organik gübre elde edilmesine yönelik uygulamalar yürütülüyor.

Belediyenin Çaydalı markası altında geliştirdiği ürünlerle çay atıklarının gübre, toprak iyileştirici ürünler ve çay sirkesi gibi farklı alanlarda değerlendirilmesi amaçlanıyor. Bu uygulamalarla üretim sırasında ortaya çıkan atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması ve tarımsal üretime katkı sağlayan girdilere dönüştürülmesi hedefleniyor.

Söz konusu çalışmalar, sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekteki örnekleri arasında gösteriliyor. Çay üretiminden geriye kalan liflerin farklı ürünlere dönüştürülmesiyle kaynakların daha verimli kullanılması ve atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.

Rize’de bal üretiminden mandalina bahçelerine, gastronomi turizminden çay atıklarının yeniden kullanımına uzanan bu yaklaşım, kentin yerel değerlerini farklı ekonomik alanlarla buluşturuyor. Üretim, turizm ve geri dönüşümün bir arada ele alındığı modelle, Rize’nin gastronomi kimliğinin güçlendirilmesi ve tarımsal kaynaklardan daha fazla katma değer elde edilmesi hedefleniyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)