Koşarken durmak zorunda kalan, geceleri öksürükle uyanan çocuklar için astım çoğu zaman yalnızca atak anlarında hatırlanan bir hastalık gibi görülüyor. Oysa belirtiler kaybolsa bile akciğerlerde sessizce ilerleyen kronik bir süreç devam ediyor.
Görünmeyen ama hiç sönmeyen bir yangın…
Astım, çocukların akciğerlerinde tam olarak böyle ilerliyor.
Şikayetler azaldığında hastalık geçti sanılsa da solunum yollarındaki kronik enflamasyon sessizce devam ediyor.
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Serdar Al, bu gizli sürecin erken dönemde doğru tedaviyle kontrol altına alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
“SOLUNUM YOLLARINDA SESSİZ BİR YANGIN VAR”
Astımın yalnızca ataklarla sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Al, tabloyu çarpıcı bir benzetmeyle anlatıyor:
Astım; sadece öksürük, hırıltı ya da nefes darlığıyla seyreden bir hastalık değildir. Şikâyetler olmasa bile akciğerlerde kronik ve süreğen bir enflamasyon devam eder. Solunum yollarında sürekli varlığını sürdüren sessiz bir yangın gibidir. Bu yangın bazen alevlenir, bazen ise yalnızca dumanıyla kendini belli eder.

UZUN SÜRELİ TEDAVİ AKCİĞERLERİ KORUYOR
Doç. Dr. Al, astım tedavisinde asıl hedefin bu yangını söndürmek olduğunu vurgulayarak, “Astım tedavisinde mutlaka o enflamasyonu baskılayacak ilaçlar yer almalı. Aksi halde soluk yollarında kalıcı daralmalar gelişebilir ve bu durum yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür.
Astım tedavisindeki temel amacımız çocuklarımızın günlük yaşamdan kopmamasıdır. Çocukların spor yapabilmesi, beden eğitimi derslerine rahatça katılabilmesi ve uzun vadede akciğerlerinin korunması en büyük hedefimiz.” diye konuştu.

BU ÇOCUKLARDA TEDAVİ ŞART
Sık buhar tedavisi gerektiren, yılda üçten fazla atak yaşayan, ağızdan ya da damardan kortizon almak zorunda kalan veya hastaneye yatışı gereken çocuklarda uzun vadeli koruyucu tedavilerin şart olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Al, “Bu tedaviler normal bir yaşam sürdürmek için kritiktir. Çocukluk çağında genellikle alerjik astım görülür. Erken dönemde düzenli tedavi ve takip, ilerleyen yaşlarda KOAH gibi ciddi solunum hastalıklarının gelişmesini önlemede büyük avantaj sağlar.” uyarısında bulundu.