Euro
10.7467
0.69%
Dolar
9.2611
0.91%
Altın
526.09
-0.78%
Borsa
1.41
-0.16%
Bitcoin
563.811
1.79%
15ºC
İstanbul
Çok bulutlu 15 C
    Ölümcül kalp damar hastalıklarından korunmak mümkün

    Ölümcül kalp damar hastalıklarından korunmak mümkün

    Hem Türkiye’de hem de tüm dünyada ölümlerin en sık görülen nedeni olarak insanların karşısına çıktığı belirten Prof. Dr. Bengi Başer, kalp damar sağlığını korumak için yapılması gerekenleri anlattı.
    • DHA
    • 30.09.2021 - 15:05
    • Güncelleme : 30.09.2021 - 16:15

    Kalp zaten hepimizin bildiği gibi hayati bir organ. Bırakın durmasını düzenli olarak atmaması, ritminin bozulması dahi oldukça ciddi sonuçlar doğuruyor. Damarlar ise hem kanı kalpten vücudun farklı bölgelerindeki dokulara götürüyor hem de bu dokulardan kanı kalbe geri döndürüyor. Dolaşım sisteminin bu farklı dokularla, organlarla, sistemlerle olan ilişkisi canlılığımızın devam edilmesini sağlıyor.

    Kalp, tüm vücuda kan aracılığıyla besin ve oksijen pompalayan organ olduğunu ifade eden Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Bengi Başer, kanın ilgili yerlere kadar iletilmesi ise damarlar sayesinde olduğunu söyledi.

    Ölümcül kalp damar hastalıklarından korunmak mümkün #1

    KALP DAMAR SAĞLIĞI İÇİN NASIL BESLENMELİYİZ?

    Kalp ve damar sağlığının pek çok farklı parametreden etkilendiğinin altını çizen Prof. Dr. Başer, “Ne yiyip ne içtiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, sigara kullanıp kullanmadığımız, kan basıncımız yani diğer bir deyişle tansiyonumuz, kan kolesterol düzeyimiz; tüm bunlar kalp damar sağlığını yakından ilgilendiriyor. Bu faktörlere dikkat edersek; örneğin sağlıklı beslenirsek, tansiyonumuzu normal değerlerde tutarsak kalp damar sağlığımızı da korumuş oluruz.” şeklinde konuştu.

    Kalp damar sağlığı için beslenme önerilerinde bulunan Prof. Dr. Bengi Başer, ‘’Kardiyovasküler sistemin sağlığını korumak için beslenme düzeninde yapılacak ilk değişiklik yemek porsiyonlarını kontrol altına almak. Kişiler yaşına, cinsiyetine, hareket düzeyine, varsa sahip olduğu hastalıklarına göre günde belirli miktarda kalori almalı. Vücudun ihtiyaç duyduğu kaloriden fazlasını almak kalp damar sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu durumun önüne geçmek için porsiyonlarımızı kontrol altında tutarak gereğinden fazla yemek yemekten kaçınmamız gerekiyor” dedi ve uzman doktor sözlerine şu şekilde devam etti: “Sebze ve meyveler, kalp dostu besinler. Bu besinlerin kalorisi az ve besleyiciliği yüksek. Ayrıca çok sayıda vitamin ve minerali bünyesinde barındırıyor. Dolayısıyla hem ana hem de ara öğünlerde meyve ve sebze tüketmek gerekiyor. Özellikle çilek, ahududu, kırmızı dut gibi kırmızı meyveler; içerdikleri antioksidanlarla kalp sağlığını güçlendirmeye destek olur.”

    Kan kolesterol düzeyinin kalp sağlığında belirleyici bir faktör olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Başer, “Ne kadar yağ yediğimiz, hangi tür yağlarla beslendiğimiz de kalp sağlığını etkiliyor. Doymuş yağ dediğimiz et, süt, tereyağı gibi hayvansal gıdalardan aldığımız yağlar kan kolesterol düzeyini yükselterek damar tıkanıklığı ve damar sertleşmesi riskini artırıyor. Bu nedenle doymuş yağ tüketimimizi sınırlandırmamız gerekiyor. Öte yandan zeytinyağı, kanola yağı gibi bitkisel kaynaklı yağlar ise kalp damar sağlığını koruyucu etki gösteriyor.” açıklamasını yaptı.

    Ölümcül kalp damar hastalıklarından korunmak mümkün #2

    KRONİK HASTALIKLAR KALP DAMAR SAĞLIĞINI ETKİLİYOR MU?

    Kalp damar hastalıkları içerisinde en sık olarak koroner arter hastalığı ile karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Başer, “Koroner arter hastalığı dediğimiz durum, kalbi besleyen damarların tıkanması. Bu tıkanma sonucunda kalp ihtiyaç duyduğu oksijeni yeterli miktarda alamıyor. Sonuç olarak da kalbin bu az beslenen bölümlerinde doku ölümü gerçekleşiyor. Diyabet, hipertansiyon ve hiperkolesterolemi gibi rahatsızlıklar koroner arter hastalığı riskini artırıyor.” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Başer, “Diyabet, tansiyon hastaları mutlaka doktorların verdiği tedavi planına uymalı. Diyabet hastalarında kan şekerinin, tansiyon hastalarında kan basıncının kontrol altında olması kalp damar sağlığı açısından olumlu bir durum. Bu nedenle bu hastalar mutlaka ilaçlarını kullanmalı, egzersiz yapmalı, beslenmesine dikkat etmeli ve düzenli olarak doktor kontrolüne gitmeli.” diyerek sözlerini noktaladı.

    İlginizi Çekebilir


    Görüş Bildir