Euro
10.2738
0.06%
Dolar
8.4713
0.02%
Altın
507.63
-0.11%
Borsa
1.454
0%
Bitcoin
339.000
4.24%
16ºC
İstanbul
Çok bulutlu 16 C

    Ritim bozukluğunda kalıcı tedavi sağlanabiliyor

    Her yaşta ortaya çıkabilen ritim bozukluğu, basit sorunlardan şiddetli kalp yetmezliklerine kadar birçok nedenden kaynaklanabiliyor. Ancak belirtilere dikkat ederek kalıcı tedavi sağlayabilmek mümkün.
    • DHA
    • 31.05.2021 - 16:55
    • Güncelleme : 31.05.2021 - 16:57
    Ritim bozukluğunda kalıcı tedavi sağlanabiliyor

    Ritim bozukluğu hastada genellikle kalp çarpıntılarıyla kendini gösteriyor. Yaşanan ritim bozuklukları, hastanın günlük yaşamını ciddi etkileyen bir durum haline de gelebiliyor.

    Toplumda yüzde 20-30 sıklıkla görülen ritim bozuklukları, bazı hastada hayati risk oluşturabiliyor. Basit nedenlerle ortaya çıkan ritim bozukluğunun da hayati risk taşıyan bozuklukların da hastada benzer belirtiler gösterebileceğini ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tolga Aksu, altta yatan nedenin zamanında teşhis edilmesinin önemine dikkat çekerek önemli uyarı ve tavsiyelerde bulundu.

    Ritim bozukluğunda kalıcı tedavi sağlanabiliyor #1

    ÇARPINTI İLE RİTİM BOZUKLUĞU AYRIMI YAPILMALI

    Ritim bozukluğu ile çarpıntının ayırt edilmesi oldukça büyük önem taşıyor. Çarpıntı hissinin hepsi ritim bozukluğundan kaynaklanmaz. Günlük yaşamda karşılaşılan birçok durum kalp hızının artmasına neden olabilir. Örneğin aşık olmak bile kalp hızının yükselmesine neden olabilen bir çarpıntı örneğidir. Sonuçta bunlar vücudun vermesi gereken fizyolojik bir yanıttır. Ritim bozukluğu değildir. Ancak ortada hiçbir sebep yokken ortaya çıkan çarpıntı, ritim bozukluğu belirtisi olabilir.

    Ritim bozukluğu her yaşta görülebiliyor. Ritim bozukluğu tipi, hastaların yaşına göre değişiklik gösteriyor. Genelde gençlerde görülen ritim bozukluğu çoğunlukla kalp kulakçıklarından kaynaklanmaktadır. Bu durumda çarpıntılar iyi seyirlidir ve hastanın yaşam kalitesi bozulmakla birlikte hayati risk taşımaz. Ancak, ileri yaşlarda ortala çıkan ritim bozuklukları ise kalp karıncıklarından kaynaklanır ve bunlar çok önemlidir. Tehlikeli olarak tanımlanabilecek bu durum hasta açısından hayati risk oluşturabilir.

    Ritim bozukluğunda kalıcı tedavi sağlanabiliyor #2

    KALICI PROBLEMLERE YOL AÇABİLİYOR

    Dünya ve Türkiye’de atriyal fibrilasyon en sık görülen kalıcı ritim bozukluğu türüdür. Atriyal fibrilasyon, 80 yaşın üzerindekilerde yüzde 20’nin üstünde, gençlerde ise yüzde 5 ile 10 arasında ortaya çıkıyor. Atriyal fibrilasyon felcin en sık görülen sebebidir. Atriyal fibrilasyona bağlı olan felçler boyundaki plaklardan atan pıhtılara bağlı olan felçlerden daha kalıcı problemlere yol açabilir. Dolayısıyla hastada atriyal fibrilasyon görüldüğünde çarpıntıya değil felç olasılığının ortadan kaldırılmasına odaklanılır. Hastanın risk profiline ve eşlik eden hastalıklarına göre kan sulandırıcı tedaviye başlanır. Felç riski ortadan kaldırıldıktan sonra nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi ek şikâyetleri de dikkate alarak çarpıntısı tedavi edilir.

    Ritim bozukluğunda yüzde 99 oranında kalıcı tedavi sağlanabiliyor. Gençlerde görülen ve hayati risk taşımayan ritim bozuklukları, kateter ablasyon yöntemiyle edilebiliyor. İleri yaşlarda görülüp kalp karıncığından kaynaklanan bozukluklar ise kalp yetmezliği gibi farklı kalp hastalıklarıyla birlikte görülebildiği için tedavi yaklaşımı değişebiliyor. Bu durumda ablasyon ya da ilaç ya da ikisinin kombinasyonundan oluşan bir tedavi uyguluyoruz.

    Radyo dalgaları verilerek yapılan ritim bozukluğu tedavisi kateter ablasyon, ilaçlarla denetim altına alınamayan ritim bozukluklarında ya da hastaların yaşam boyu ilaç almayı istememeleri halinde uygulanır. İşlem temelde lokal anestezi ile iğne giriş yerleri uyuşturularak, bazı durumlarda da genel anestezi altında yapılır. Herhangi bir kesi yapılmadığı için günlük yaşama en fazla 2 gün gibi kısa bir süre içinde dönebilirler.

    Obezite, spor yapmamak, kolesterole dikkat etmemek, sigara içmek, alkol tüketmek gibi durumlar, kalıcı ritim bozukluğunu tetikleyebilir ve özellikle alkol kullanımı, tedavide başarıyı büyük oranda azaltmaktadır.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir