Euro
10.1446
-0.18%
Dolar
8.3694
-0.3%
Altın
498.15
-1.7%
Borsa
1.463
0.17%
Bitcoin
328.739
8.39%
19ºC
İstanbul
Yağmur 19 C

    Salgın, depresif duyguları artırdı

    Koronavirüs salgınının toplumun ruh hali ve aile ilişkilerine etkisi üzerine yapılan 10 bin katılımcılı araştırmada, salgının yalnızlığın yanı sıra depresif duyguları da artırdığı belirlendi.
    • AA
    • 28.05.2021 - 14:42
    • Güncelleme : 28.05.2021 - 14:44
    Salgın, depresif duyguları artırdı

    İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt öncülüğünde, koronavirüs salgınının bir yıl içinde toplumun ruh hali ve aile ilişkileri üzerindeki etkisine ilişkin araştırma gerçekleştirildi.

    Türkiye genelinde 18-77 yaş arası yaklaşık 10 bin kişiyle gerçekleştirilen çalışma, salgının bir yıllık sürede toplum ve bireyler üzerinde yarattığı ruhsal tahribatı gözler önüne serdi.

    Araştırma katılımcılarının verdiği yanıtlardan elde edilen sonuçlara göre, bütün dünyada insanların hayatını derinden etkileyen salgın, Türkiye'de de yaşam memnuniyetinin bir yıl içinde gerilemesine sebep oldu.

    Salgın, depresif duyguları artırdı #1

    DEPRESİF DUYGULARI ARTIRDI

    Bir yılı aşkın süredir hayatımızda olan salgın, yaşam memnuniyetinin gerilemesinin yanı sıra ölüm, virüs kapma ve sevdiklerini kaybetme gibi kaygıları da artırdı. Salgının ilk aylarında 'ölüm korkum arttı' diyenlerin yüzde 28'lik  oranı Nisan 2021'de yüzde 42'ye çıktı.

    Virüs kapma korkusu yüzde 41'den yüzde 48'e yükselirken, katılımcıların yüzde 66'sı sevdiklerini kaybetme korkusu yaşadıklarını bildirdi.

    Çalışmada, salgınla geçirilen son 1 yılda kişilerde depresif duyguların da arttığı görüldü. Özellikle koronavirüs geçirenlerde depresif belirtilerin daha yüksek seyrettiği belirlendi.

    Nisan 2020'de 'Hayatım üzerinde kontrol duygumu kaybettim' diyenlerin oranı yüzde 31 iken, Nisan 2021'de bu oran yüzde 44'e, 'Daha çabuk sinirlenir ve öfkelenir hale geldim' diyenlerin oranı da yüzde 38'den yüzde 46'ya yükseldi.

    Çalışmada ayrıca, 'Günlük işlerimi yapmakta zorlanır hale geldim' diyenlerin oranı yüzde 41, 'Uyku kalitem bozuldu' diyenlerin ise yüzde 51 düzeyinde olduğu belirlendi

    Salgın, depresif duyguları artırdı #2

    YALNIZLIK DUYGULARI ARTTI

    Çalışmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise 'Sürekli yorgunluk ve bitkinlik hissediyorum' diyenlerin oranındaki artış oldu. Nisan 2020'de yüzde 39 olan bu oran bir yıl sonra yüzde 65'e yükseldi.

    Çalışmada salgının yalnızlık duyuglarını da artırdığı tespit edildi. Nisan 2020'de 'Yalnızlık duygum artı' diyenlerin oranı yüzde 27 iken Nisan 2021'de yüzde 51 oldu.

    Araştırmalarda Nisan 2020'de 'Pandemide aile bağlarım güçlendi' diyenlerin oranı yüzde 55 iken bu oran Nisan 2021'de yüzde 43'e geriledi. Buna karşılık 'Aile içinde iletişim sorunları yaşıyorum" diyenlerin oranı yüzde 17'den yüzde 27'ye çıktı.

    Katılımcıların yüzde 9'u 'aile içi şiddet arttı' görüşüne katılırken yüzde 41'i de 'aile bireyleri huzursuz hale geldi' dedi.

    Buna karşın 'ailenin zor zamanlarda hala en önemli sığınaklardan biri olmaya devam ettiği' görüşünde birleşen yüzde 65 oranındaki katılımcılar, salgın döneminde aile bireyleri olarak maddi açıdan birbirlerini desteklediklerini dile getirdi.

    Salgın, depresif duyguları artırdı #3

    EN ÇOK KAYGIYI KADINLAR YAŞADI

    Çalışmada; depresif belirtilerin, virüs kapma, ölüm ve sevdiklerini kaybetme korkusunun erkeklere göre kadın katılımcılarda daha fazla görüldüğü, artan iş yükü ve stresin kadınların aile içi sorunlarını daha çok artırdığı da görüldü.

    Rapora göre, en yüksek varoluşsal ve ekonomik kaygılar araştırma katılımcısı 20'li yaşlardaki gençler arasında yaşanırken aile bağlarının güçlenmesi durumunda hem depresyon belirtileri hem de ekonomik kaygılar geriliyor. Düzenli gelir ve iş güvencesi de depresif belirtileri azaltan unsurlar arasında bulunuyor.

    Araştırmaların sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Veysel Bozkurt, koronavirüsün bütün dünyada insanlar arasındaki fiziksel mesafeyi açtığına, insanların sevdiklerinden uzaklaşmak zorunda kaldığına dikkat çekerek, "Salgın sürecinde aile içi iletişim sorunlarındaki artışa rağmen toplumun çoğunluğunda aile içi dayanışmanın sürdüğünü gördük. Güçlü sosyal bağlar ve güçlü aile ilişkileri bireylerin zorluklara karşı dayanıklılıklarını artıran çok önemli faktörler. Yaptığımız araştırmalar da bize bunu gösterdi." ifadelerini kullandı.

    Ekonomik koşulların bireylerin ruh halleri ve aile ilişkileri üzerinde son derece etkili olduğunu kaydeden Bozkurt, "Ayrıca yoksullar, gençler ve kadınlar arasında depresyon belirtileri, kaygı ve aile içi iletişim sorunları çok daha fazla. Gençler için hareket alanının daralması, arkadaşlarından uzak kalmaları kadar istihdam kaygısının da etkili olduğunu gördük." şeklinde konuştu.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir