Sakaryalı 5 çocuk annesi, kıraathanede hayata tutundu
Eşini trafik kazasında kaybettikten sonra 5 çocuğunu tek başına büyüten 56 yaşındaki Nuran Aynur Sustan, yaklaşık 10 yıl çay ocaklarında çalışarak öğrendiği mesleğin ardından kendi kıraathanesini açtı.
Hayatın karşısına çıkardığı zorluklara rağmen pes etmeyen 56 yaşındaki Nuran Aynur Sustan, azmi ve çalışkanlığıyla çevresindeki önyargıları geride bıraktı.
Eşini trafik kazasında kaybettikten sonra 5 çocuğunun sorumluluğunu tek başına üstlenen Sustan, geçimini sağlamak için yıllarca çay ocaklarında çalıştı.
Mesleğin inceliklerini öğrendikten sonra kendi iş yerini açmaya karar veren Sustan, “Erkek işi” denilerek küçümsenen kıraathane işletmeciliğinde bugün kendi ayakları üzerinde duruyor.
Adapazarı ilçesi Çıracılar Caddesi’nde geçen yıl kendi kıraathanesini açan Sustan, çevresinden gelen “Yapamazsın” sözlerine rağmen kararından vazgeçmedi. Her gün sabahın erken saatlerinde iş yerinin yolunu tutan 5 çocuk annesi, kazancıyla çocuklarının geleceğine katkı sunmayı sürdürüyor.

10 YIL ÇAY OCAKLARINDA ÇALIŞTI, KENDİ İŞİNİ KURDU
Eşinin vefatının ardından ailesinin geçimini sağlamak için çalışma hayatına atılan Sustan, yaklaşık 10 yıl boyunca başkalarının yanında çaycılık yaptı. İşin tüm detaylarını öğrenmesinin ardından kendi işletmesini kurmaya karar verdi.
Ancak karşısına bu kez mesleğiyle değil, kadın olmasıyla ilgili önyargılar çıktı. “Erkek işi” olarak görülen kıraathane işletmeciliğini yapamayacağı yönündeki sözlere kulak asmayan Sustan, iş yerini açarak kendisine inananların haklı olduğunu gösterdi.
Yaşadığı süreci anlatan Sustan, “10 seneden beri bu işin içerisindeyim. İlk önce çay ocağında başlamıştım. 1 seneden beri de buradayım. Başkasının yanında çalışıyordum. İşi öğrenip kavrayınca kendi işime döndüm” dedi.

“SEN ERKEK MİSİN?” DEDİLER, O İŞİNE BAKTI
İşini yaparken çeşitli tepkilerle karşılaştığını belirten Sustan, kendisine yöneltilen küçümseyici sözleri dikkate almadığını söyledi.
Sustan, “Müşterilerden tepki gördüm çay ocağı işletirken. ‘Sen erkek misin, erkeğin işini yapıyorsun’ gibi şeyler söylediler. Ben hiç oralı olmadım. İşime baktım. ‘Sen burada iş yapamazsın’ dediler bana” diye konuştu.
Kıraathaneyi açtığında da benzer sözlerle karşılaştığını aktaran Sustan, çevresindekilerin kendisini caydırmaya çalıştığını ancak kararından vazgeçmediğini belirtti:
"Kapımın önünden geçenler oturup benden çay içtikten sonra ‘Abla sen burayı boşuna açtın, yapamazsın burada, buranın insanı yok’ dediler. Ben hiç sesimi çıkartmadım, kendime güvendiğim için açtım burayı. Allah'a çok şükür mücadelemi verdim. Buraya geldim."

5 ÇOCUĞUNU TEK BAŞINA BÜYÜTTÜ
Sustan’ın mücadele hikayesinin temelinde ise eşini trafik kazasında kaybetmesinin ardından üstlendiği büyük sorumluluk bulunuyor.
Beş çocuğunu tek başına büyüttüğünü anlatan Sustan, kadınların istedikleri takdirde zorlukların üstesinden gelebileceğini belirterek, “Kadın olsun erkek olsun, mücadeleyi veren sensin. Mecbur veriyorsun. Eşin olmayınca mecbur veriyorsun. Tek başıma 5 çocuk büyüttüm” dedi.
Çocuklarından üçünü evlendirdiğini, bir kızının ise Bolu’da üniversite eğitimine devam ettiğini belirten Sustan, kızının fırsat buldukça kendisine yardım ettiğini söyledi:
"Cesareti olmayanlar çok. ‘Nasıl sabah erkenden kalkıp geliyorsun? Nasıl yapıyorsun?’ diyorlar. Geliyorum. Allah sana bir güç veriyor. Yeter ki insan çalışmak istesin. Her şeyin üstesinden gelir kadın istedikten sonra."

SABAH 06.00’DA DÜKKANININ KAPISINI AÇIYOR
İşine olan bağlılığıyla da dikkat çeken Sustan, haftanın her günü sabah saat 06.00’da kıraathanesinin başında oluyor. İşini yalnızca geçim kaynağı olarak görmediğini belirten Sustan, işletmesini adeta ikinci evi olarak benimsediğini söyledi.
Tatil yapmayı sevmediğini dile getiren Sustan, “Ben tatile gitmiyorum. Gitmem, sevmiyorum. Evde duramıyorum. Sabah 06.00'da kendimi buraya atıyorum. Çocuklarım ‘Anne bir günde kendine izin ver’ diyor. Yapamıyorum, veremiyorum” dedi.
Oğlunun zaman zaman kendisine “Bir gün ben durayım, sen evde dinlen” dediğini anlatan Sustan, “Ben bırakıp da gidemem. Burayı da bir evim gibi görüyorum. Evim oldu” ifadelerini kullandı.

RUHSAT ALIRKEN BİLE GÜLDÜLER
Kıraathane açma kararının ardından ruhsat işlemleri sırasında da benzer bir önyargıyla karşılaştığını anlatan Sustan, belediyede yaşadığı anıyı şöyle aktardı:
“Ruhsat almak için belediyeye gittim. Oradaki beyefendi bana ne yapacağımı sordu. Ben de kıraathane açacağımı söyledim. Bana ‘Sen bir bayansın, nasıl yapacaksın?’ dedi. ‘Yaparım’ dedim. Adam bana kahkaha attı.”
Ancak Sustan, kendisine gülenlerin aksine kararlılığını koruyarak işletmesini faaliyete geçirdi.
“AYLIK KAZANCIM 150 BİN LİRA”
İş yerinin ekonomik durumuna ilişkin de bilgi veren Sustan, aylık gelirinin yaklaşık 150 bin lira olduğunu, bunun önemli bölümünün kira ve işletme giderlerine ayrıldığını söyledi.
Kirada oturduğunu belirten Sustan, “Aylık kazancım 150 bin. Kirada oturuyorum, 15 bin kiraya gidiyor. 10 bin buraya veriyorum. Muhasebecim var, faturalarım var. Aylık giderim 57 bini geçiyor. Düzenli müşterilerim var, destek oluyorlar” dedi.
