Sıcaklarda imdada yetişiyor: Anadolu’nun sağlıklı kolası
Güneydoğu Anadolu’nun kavurucu sıcaklarında buz gibi bir bardak meyan şerbeti, bölge halkı için adeta bir gelenek. Fırat Nehri’nin bereketiyle yetişen bu kökten yapılan şerbet, hem ferahlığıyla hem de doğal olmasıyla ilgi çekiyor.
Güneydoğu Anadolu’da yaz ayları gelip hava sıcaklıkları yükseldiğinde, çarşı pazarın en hareketli köşeleri meyan şerbeti satıcıları olur.
Bakır güğümlerinin başında ellerinde özel bardaklarıyla şerbeti köpürterek sunan satıcılar, bu kadim lezzeti bugüne taşımaya devam ediyor.
Fırat’ın şifalı kökü
Meyan şerbetinin sırrı, Fırat Nehri kıyısındaki verimli topraklarda gizli. Baklagiller ailesinden olan meyan bitkisinin kökleri, doğadan toplandıktan sonra kurutuluyor.
Daha sonra özel yöntemlerle suya bırakılan bu kökler, yavaş yavaş o kendine has, hafif tatlı ve aromatik tadına kavuşuyor.
Şanlıurfa’dan Mardin’e, Diyarbakır’dan Adıyaman’a kadar bölgenin her köşesinde, bu şerbeti içmek bir nevi yaz geleneği.

Hem serinletici hem geleneksel
Meyan şerbetini diğerlerinden ayıran en önemli özellik, fabrikasyon üretim olmaması ve tamamen doğal yollarla hazırlanması.
İçeriğinde sadece meyan kökü ve su bulunan bu içecek, kimi yerde içine eklenen tarçın veya bir damla limonla farklı dokunuşlar kazanıyor.
Lezzeti kadar sağlığa faydalarıyla da bilinen meyan şerbeti, doğal bir antioksidan deposu. Ancak meyan kökü herkes için aynı etkiyi göstermeyebilir. Özellikle tansiyon hastalarının bu şerbeti tüketirken aşırıya kaçmaması ve mutlaka bir doktora danışması gerekiyor.