İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında anılıyor

İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında anılıyor

Milli Mücadele’nin sesi olan Mehmet Akif Ersoy, kaleme aldığı İstiklal Marşı ile Türk milletinin bağımsızlık ruhunu tarihe kazıdı.

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sembolü olan İstiklal Marşı’nın yazarı, şair ve mütefekkir Mehmet Akif Ersoy, marşın kabulünün 105’inci yılında saygı ve rahmetle anılıyor.

FATİH'TE BAŞLAYAN BİR İLİM VE EDEBİYAT YOLCULUĞU

Mehmet Akif Ersoy, Kosova’nın Suşitsa köyünden İstanbul’a göç eden bir ailenin çocuğu olarak 20 Aralık 1873’te İstanbul’un Fatih ilçesinde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda mahalle mektebinde Kur’an eğitimi alan Ersoy, daha sonra Fatih Emir Buhari Mahalle Mektebi ve Fatih Merkez Rüştiyesi’nde öğrenim gördü.

Babası, Fatih Camii medrese hocalarından Mehmet Tahir Efendi’den Arapça dersleri alan Ersoy, aynı dönemde Farsça ve Fransızca öğrenerek dil alanında da güçlü bir birikim kazandı. Rüştiye yıllarında şiire ilgi duymaya başlayan genç Akif, ilk manzum eserlerini bu dönemde kaleme aldı.

EĞİTİM HAYATI VE EDEBİYATA YÖNELİŞİ

1885 yılında Mülkiye İdadisine başlayan Ersoy, burada edebiyat öğretmeni Muallim Naci’den ders aldı. Babasının vefatı ve Fatih yangını sonrası ailesinin zor duruma düşmesi üzerine öğrenim hayatını değiştirerek Ziraat ve Baytar Mektebi’ne geçti.

1893’te baytarlık bölümünü birincilikle tamamlayan Ersoy, eğitim hayatının son yıllarında şiire daha fazla yöneldi. Aynı yıl “Hazine-i Fünun” dergisinde yayımlanan bir gazel, onun bilinen ilk basılı eseri oldu.

"SAFAHAT" İLE TÜRK EDEBİYATINDA İZ BIRAKTI

Ersoy, şiirlerini 7 kitaptan oluşan “Safahat” adlı eserinde topladı. 1911’den 1933’e kadar farklı dönemlerde kaleme aldığı bölümlerde Osmanlı toplumunun sosyal yapısını, aydınları ve savaş yıllarını anlattı.

Ancak şair, Türk milletine armağan ettiği İstiklal Marşı’nı bu esere dahil etmedi.

Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele yıllarında camilerde verdiği vaazlarla halkı bilinçlendiren Ersoy, bu yönüyle “Camideki Şair” olarak da anıldı.

İSTİKLAL MARŞI'NIN YAZILIŞ HİKAYESİ

Milli Mücadele döneminde Burdur milletvekili olarak Birinci Büyük Millet Meclisi’ne giren Ersoy, Ankara’da Taceddin Dergâhı’nda kaldı.

Milli marş için açılan yarışmaya ödül konulduğu için ilk başta katılmayan şair, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ricası ve arkadaşı Hasan Basri Bey’in teşviki üzerine kaleme aldığı şiiri Meclis’e sundu.

Şiir, 17 Şubat 1921’de gazetelerde yayımlandı. Meclis’te okunduğunda milletvekilleri tarafından ayakta alkışlanan eser, 12 Mart 1921’de Türkiye’nin milli marşı olarak kabul edildi. Ersoy, verilen 500 liralık ödülü hayır kurumlarına bağışladı.

SON YILLARI VE VEFATI

Kurtuluş Savaşı’nın ardından bir süre Mısır’da yaşayan Ersoy, burada Türkçe dersleri verdi. Sağlığının bozulması üzerine 1936 yılında İstanbul’a döndü.

İstiklal Şairi, 27 Aralık 1936’da hayatını kaybetti ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi. Kabri, bugün de her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

"MEHMET AKİ FERSOY'U ANMA HAFTASI"

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında 2018 yılında “Vefa Ödülü”ne layık görülen Mehmet Akif Ersoy’un doğum ve vefat tarihlerini kapsayan 20–27 Aralık tarihleri, İçişleri, Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının ortak yönetmeliğiyle “Mehmet Akif Ersoy’u Anma Haftası” olarak ilan edildi.

Bu hafta boyunca Türkiye genelinde düzenlenen etkinliklerle, İstiklal Marşı’nın yazarı ve Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve eserleri gelecek nesillere aktarılıyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)