TCMB Başkanı Fatih Karahan: Fonlardan çıkan para mevduata yöneldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Meclis'te gerçekleştirdiği sunumda, küresel ekonomi, iktisadi faaliyet, enflasyon, para politikası ve finansal koşullar başlıklarında bilgi vererek, fonlardan çıkan paranın büyük ölçüde mevduata yöneldiğini söyledi.

Ensonhaber Ensonhaber
TCMB Başkanı Fatih Karahan: Fonlardan çıkan para mevduata yöneldi
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda, küresel ve yurt içi makroekonomik görünüm ile para politikası ve finansal koşullara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karahan, yıl içinde öne çıkan jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin dezenflasyon sürecini etkilediğini belirterek arz yönlü etkilere rağmen dezenflasyon sürecinin, ivme kaybetmekle birlikte devam ettiğini ifade etti.

"SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU SAYESİNDE İÇ TALEPTEKİ YAVAŞLAMA BELİRGİNLEŞTİ"

Sıkı para politikası duruşu sayesinde iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğini belirten Karahan, para politikasının doğrudan etkilediği kalemlerde enflasyondaki yavaşlamanın daha net gözlendiğini, ancak arz yönlü şokların etkisiyle bu iyileşmenin manşet enflasyona yansımasının sınırlı kaldığını söyledi.

"SAVAŞIN ETKİLERİ BELİRGİNLEŞTİ"

Karahan, savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminde yükseliş yaşandığını, temmuz ayından itibaren ise ana eğilimde yeniden gerileme görüldüğünü aktardı.

"DEZENFLASYON SÜRECİ YENİDEN İVME KAZANACAK"

TCMB Başkanı Fatih Karahan, sunumunda ayrıca şokların etkisi hafifledikçe sıkı para politikası duruşunun katkısıyla dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanmasının öngörüldüğünü belirtti.

FATİH KARAHAN'IN SUNUMUNDAN ÖNE ÇIKARLAR:

"Enerji fiyatlarındaki savaş kaynaklı yüksek seyir sürmektedir. Küresel arz zincirindeki aksamalar ve navlun maliyetlerindeki artış devam etmektedir. İthalat fiyatları emtia kaynaklı olarak artmıştır. Küresel büyüme tahminleri 2026 yılı için belirgin şekilde aşağı yönlü güncellenmiştir. Manşet enflasyon küresel ölçekte artmıştır. ABD ve Avrupa merkez bankalarına dair politika faizi beklentileri yukarı kaymıştır. Gelişmiş ülkelerin tahvil faizlerinde yükseliş devam etmektedir. Gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarında, savaş sonrasında oynaklık artmıştır.

İkinci çeyrekte büyüme, iç talep öncülüğünde yavaşlamıştır. Temmuz ayında hizmet üretimi artarken sanayi üretimi gerilemiştir. Kapasite kullanım oranı tarihsel ortalamaların altında seyretmektedir. İş gücü piyasası, manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkıdır. Göstergeler iç talepteki zayıf seyri teyit etmektedir.

Jeopolitik gelişmelere rağmen dış ticaret açığı ılımlı seyretmektedir. Seyahat gelirleri önceki yıl seviyesinin sınırlı üzerindedir. Cari açık, ikinci çeyrekte olumsuz dış koşullara rağmen gerilemiştir. Dezenflasyon süreci arz yönlü baskılarla yavaşlamıştır. Enflasyonun ana eğilimi yavaşlamaktadır. 2026 yılında enflasyonun seyrinde enerji fiyatları öne çıkmaktadır. Enerji fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüksek seyretmektedir. Eşel mobil sistemi (EMS), küresel şokun akaryakıt fiyatlarına etkisini sınırlamıştır.

Hizmet sektöründe dezenflasyon devam etmektedir. Hizmet grubu alt kalemlerinde ayrışma gözlenmektedir. Öncü göstergeler kira enflasyonundaki yavaşlamanın süreceğine işaret etmektedir. Talep koşullarındaki yavaşlama, temel mallarda dezenflasyonu desteklemektedir. Enflasyon beklentileri ihtiyatlı duruşun sürdürülmesini gerektirmektedir.

Sıkı parasal duruş korunmaktadır. Sıkı parasal duruş, makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile desteklenmektedir. Fonlama maliyetindeki azalış mevduat ve kredi faizlerine yansımaktadır. Yurt içi yerleşiklerin TL tercihi güçlü kalmaya devam etmektedir. Bireysel yatırımcıların döviz ve kıymetli maden satışı devam etmektedir. Kredi büyümesi yüzde 25 civarına gerilemiştir. Kredi büyüme kompozisyonu iyileşmeye devam etmektedir. Ticari kredide TGA oranı, tarihsel ortalamasının altında kalmaya devam etmektedir. Tahvil faizleri kısa vadelerde gerilerken orta ve uzun vadelerde yükselmiştir. Risk ve oynaklık göstergeleri son dönemde bir miktar artmıştır. Rezervlerde savaş sonrası yaşanan gerilemenin bir kısmı telafi edilmiştir."