TransAtlantic: Diyarbakır'da günlük 250 bin varil petrol üretilebilecek

ABD'li enerji şirketi TransAtlantic Petroleum Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Diyarbakır Havzası'nın uzun vadede günlük 250 bin varil petrol ve 25 milyon metreküpten fazla doğalgaz üretim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

Ensonhaber / AA
TransAtlantic: Diyarbakır'da günlük 250 bin varil petrol üretilebilecek
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Türkiye enerji ihtiyacını kendi sınırları içinde çıkarmak için yoğun faaliyet başlattı ve uluslararası iş birlikleri kuracak bir aşamaya getirdi.

Bu aşamada ABD'li enerji şirketi TransAtlantic Petroleum Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Diyarbakır Havzası'nın petrol ve doğalgaz potansiyelinin artırılabileceğine dair görüş ortaya koydu.

Malone Mitchell, yaklaşık 20 yıllık bir süreçte, Türkiye'nin mevcut durumdaki kuyularının toplamından daha fazla kuyuya sahip olabileceğine dikkat çekti.

TÜRKİYE'NİN PETROL TÜKETİMİNİN 4'TE 1'İNİ KARŞILAR 

Türkiye'nin günlük ortalama petrol tüketiminin 1 milyon varil seviyesinde olduğu dikkate alındığında, havzanın tek başına söz konusu tüketimin yüzde 25'ini karşılayabilecek bir potansiyele sahip olduğu öngörülüyor.

"DİYARBAKIR HAVZASINDA GÜNLÜK 25 MİLYON METREKÜPTEN FAZLA POTANSİYEL"

Malone Mitchell, petrol üretiminin dışında da Diyarbakır Havzası'ndaki doğalgaz üretim potansiyelinin günlük 25 milyon metreküpten fazla olabileceği üzerinde durarak, "TPAO ile kurduğumuz ortak girişim şu anda muhtemelen dünya çapında sahip olduğumuz en önemli fırsat." şeklinde görüş bildirdi.

TPAO VE CONTINENTAL RESOURCES ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR

Mitchell, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD'nin en büyük petrol üreticilerinden Continental Resources ile birlikte Diyarbakır Havzası'ndaki konvansiyonel olmayan petrol ve doğalgaz kaynaklarının geliştirilmesine yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DİYARBAKIR VE TRAKYA HAVZASINDA KAYNAK POTANSİYELİ

Türkiye'nin konvansiyonel olmayan hidrokarbon kaynağı potansiyeline dikkati çeken Mitchell, "Türkiye'de büyük ölçekli konvansiyonel olmayan kaynak potansiyeline sahip iki bölge bulunuyor. Bu kaynakların gözeneklilik ve geçirgenlik özelliklerinin daha düşük olmasını kastediyoruz. Bu iki bölge, Türkiye'nin güneydoğusundaki Diyarbakır Havzası ve kuzeybatısındaki Trakya Havzası. Her iki havzada da 18 yıldır faaliyet gösteriyoruz." bilgisini paylaştı.

TPAO İLE İŞ BİRLİĞİ

Mitchell, şirketin TPAO ile uzun yıllara dayanan iş birliğinin son dönemde yeni bir boyut kazandığını ve Kuzey Amerika'da yaygın olarak kullanılan konvansiyonel olmayan petrol ve gaz kaynaklarının üretime kazandırılmasına yönelik tecrübeyi Türkiye'ye taşıdıklarını belirterek, "Bu iş birliği bilgi birikimi, sermaye ve kaynak paylaşımına dayanıyor." dedi.

BEŞ YILDA 25 SONDAJ KULESİ

Diyarbakır Havzası'nın bekledikleri şekilde gelişmesi halinde gelecek 5 yıl içinde sahada yaklaşık 25 sondaj kulesinin faaliyet gösterebileceğini ifade eden Mitchell, "Her sondaj kulesi, yatay sondaj yapacağı için dört ya da beş dikey kuyunun verimliliğine eşdeğer olacaktır. Bu önemli bir husus, çünkü çok daha az yüzey alanı kaplar." değerlendirmesinde bulundu.

"20 YILLIK SÜREÇTE TÜRKİYE, DAHA FAZLA KUYUYA SAHİP OLABİLİR"

Mitchell, havzanın uzun vadeli potansiyeline ilişkin, şunları kaydetti:

"Diyarbakır Havzası yaklaşık 20 yıllık bir süreçte, Türkiye'nin mevcut durumdaki kuyularının toplamından daha fazla kuyuya sahip olabilir. 5 yıllık yavaş bir büyüme sürecinin ardından olgun bir üretim seviyesine ulaşılacağını düşünüyoruz. Zamanla, havzanın toplam potansiyelinin günlük 250 bin varil petrole kadar ulaşabileceğini düşünüyorum.

DOĞALGAZ KAYNAĞI TÜRKİYE'NİN İÇ TALEBİNİN ÖNEMLİ KISMINI KARŞILAR

Diyarbakır Havzası'ndaki doğalgaz üretim potansiyeli ise günlük 25 milyon metreküpten fazla olabilir. 25 ila 50 milyon arasında bir üretim oldukça iyi bir miktar. Bu, Türkiye'nin iç talebinin önemli bir kısmını karşılayacaktır."

Mitchell, TPAO'nun üretimin büyük kısmını gerçekleştireceğini, süreç ilerledikçe bazı sahaların tek başına sahibi ve geliştiricisi olarak faaliyet gösterebileceğini kaydetti.

COĞRAFİ KONUM AVANTAJI

Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mitchell, ülkenin en büyük avantajının coğrafi konumu olduğunu söyledi.

Mitchell, Türkiye'nin enerjinin kesişim noktasında bulunduğunu belirterek, küresel enerji koridorlarındaki değişimlerin Türkiye'nin önemini artırdığını dile getirdi.

"TÜRKİYE, YATIRIMCILARIN GÜVENEBİLECEĞİ BİR İSTİKRAR SUNUYOR"

Enerji şirketlerinin artık yalnızca kaynak büyüklüğüne değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki istikrar ve öngörülebilirliğe de baktığını ifade eden Mitchell, "Türkiye belki bazı ülkeler kadar büyük enerji kaynaklarına sahip değil ancak yatırımcıların güvenebileceği bir istikrar sunuyor." diye konuştu.

ABD'Lİ ENERJİ DEVİNDEN ÖNERİLER

Mitchell, ABD'li şirketlere Türkiye merkezli faaliyet göstermeyi, Türk enerji sistemine katılım sağlamayı ve Türkiye'yi bir merkez olarak kullanarak çevre ülkelere açılmayı tavsiye ettiklerini, iş yapmaya çalıştıkları ülkelerde ise Türkiye ile kurdukları iş birliğini referans göstererek güven inşa ettiklerini ve Özbekistan'ın da bu yaklaşımın uygulandığı örneklerden biri olduğunu aktardı.

"TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ ÇOK BÜYÜK FIRSAT"

Türkiye ile iş birliğini "çok büyük bir fırsat" olarak nitelendiren Mitchell, şunları kaydetti:

"Başarıya giden en iyi ve en hızlı yolu garanti altına alabilmek için diğer faaliyetlerimizi bir noktaya kadar sınırlıyoruz. TPAO ile kurduğumuz ortak girişim şu anda muhtemelen dünya çapında sahip olduğumuz en önemli fırsat. Mesele sadece başarılı olmak değil, aynı zamanda TPAO'nun bizi başka projelere de davet edeceği şekilde başarılı olmak. Bu, muhtemelen sahip olduğumuz en önemli ilişki ve şu anda şirketimiz için dünya çapında bir fırsat olarak görüyoruz."

ORTAK GİRİŞİM ANLAŞMASI

Geçen yıl mart ayında TPAO, Texas merkezli TransAtlantic Petroleum ve Oklahoma merkezli Continental Resources arasında Diyarbakır Havzası'ndaki konvansiyonel olmayan petrol ve doğalgaz kaynaklarının geliştirilmesi amacıyla ortak girişim anlaşması imzalanmıştı.

TÜRKİYE'DE PETROL ARAMACILIĞINDA YENİ BİR DÖNEMİ AÇAN ANLAŞMA" 

Söz konusu iş birliğini "Türkiye'de petrol aramacılığında yeni bir dönemi açan anlaşma" olarak tanımlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, en güncel çevresel ve teknolojik uygulamalarla yürütülecek projede yerli iş gücünün eğitimi ve teknik bilgi transferinin de sağlanacağını bildirmişti.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)