Trump'tan Netanyahu'ya: Beyrut'a saldırma
İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut’u hedef alamamasının arkasında ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısının bulunduğu iddia edildi. İsrail basınına yansıyan kabine tartışmalarında, Washington yönetiminin operasyonlara doğrudan müdahil olduğu öne sürüldü.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın katıldığı Güvenlik Kabinesi toplantısında, Beyrut’a yönelik saldırıların durdurulma gerekçesi masaya yatırıldı.
Yaklaşık 3 saat süren toplantıda, Lübnan’daki “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgenin ötesinde yürütülen kara operasyonları da değerlendirildi.
“ABD VETOSU” İDDİASI
Haberde, İsrailli üst düzey yetkililerin Beyrut’a yönelik hava saldırılarının neden yapılmadığını “ABD vetosu” ile açıkladıkları öne sürüldü. Kabine içinde bu durumun ciddi tartışmalara yol açtığı aktarıldı.
Netanyahu ise eleştirilere karşılık, “Beyrut’a operasyon yapma konusunda bir kısıtlamamız yok, yakın zamanda orada operasyon düzenledik” ifadelerini kullandı.
KABİNEDE GERGİN ANLAR
Toplantıda konuşan Yerleşimler ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock, kısıtlamaların kabul edilemez olduğunu savunarak, “Biz egemen bir devletiz ve yerleşim yerlerimizi koruma konusundaki kısıtlamaları kabul edemeyiz” dedi.

“AMERİKALILAR ENGELLİYOR” İTİRAFI
Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İHA saldırılarına karşılık verilmemesinin nedeninin ABD olduğunu belirterek, “Amerikalılar bunu engelliyor ve onlar bizim ortağımız” ifadelerini kullandı. Katz’ın açıklaması, kabine içinde dikkat çeken bir itiraf olarak değerlendirildi.
LÜBNAN’A SALDIRILAR VE ATEŞKES SÜRECİ
İsrail ordusu, 2 Mart’tan itibaren Lübnan’a yoğun hava saldırıları düzenleyerek güney bölgelerinde birçok noktayı hedef almıştı. Bu süreçte 1 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği bildirilmişti.
ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen süreçte, İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin çeşitli aşamalarla uzatıldığı açıklanmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı ise İsrail’in saldırılarında 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyururken, ateşkese rağmen bölgede karşılıklı saldırıların sürdüğü belirtiliyor.