Tuğçe Kazaz: Yabancı modellerden iyiyim

İş hayatına Milano-Paris-İstanbul-New York hattında devam eden Tuğçe Kazaz, yabancı mankenlerden daha iyi durumda olduğunu dile getirdi.

Haber Merkezi Haber Merkezi
Tuğçe Kazaz: Yabancı modellerden iyiyim
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Yunanistan'da geçirdiği dört senenin ardından çalışmalarına bir müddet Türkiye'de devam etti. Ancak bununla yetinmedi. Tuğçe Kazaz şu anda Milano-Paris-İstanbul-New York hattında çekimden defileye, defileden çekime koşturmakla meşgul. Maison Martin Margiela, Martin Grant, Ann Demeulemeester çalıştığı markalardan sadece birkaçı. Mayıs ortalarında New York'ta bir ajansla anlaşıp, modellik yaptığı alanı biraz daha genişletecek. Tuğçe Kazaz, aylar sonra ilk röportajıyla Elle'de.

Model olunca daha fazla mı alışveriş yapılır? Yoksa bunun tam tersi mi geçerli?

Modellerin gerek bulundukları ortam, gerekse meslekleri gereği diğer kadınlara nazaran daha fazla alışveriş yapmaları mümkün, ancak bu şart değil.

Peki bu konuda hatalar yaptığın oldu mu? Hani mesela bir heves bir etek alıp da sonra onu hiç giymemek gibi...

Her insan gibi ben de hatalar yapıyorum. Hata ve kusurları ayırt etmek lazım. Kusurlar büyütülmemeli, onları hoş görebiliriz. Ancak hatalar iyice sorgulanmalı ve onlardan gerekli dersler alınmalıdır. Bir eteği alıp hiç giymeden ondan vazgeçmişsem, bana göre bu kusurlu bir davranış ama hoş görülebilir. Artık hiçbir hatayı tekrarlamak istemiyorum ve bu konuda çaba harcıyorum. Aynı hataları tekrarlamak nevrotik bir durum. Bir yol tıkalı veya çıkışı olmayan bir yolsa, kişi yönünü değiştirebilmeli. Aksi halde aynı hatayı tekrarlamakta ısrar edecektir.

Tarzın zaman içinde değişti mi?

Evet, tarzım zaman içerisinde değişti. Düne kadar serseri, salaş ve maskülen kıyafetlere ağırlık verirken şimdi daha zarif, şık, birbirleriyle uyumlu ve feminen parçaları seçmeye dikkat ediyorum.

Kendine en çok yakıştırdığın kıyafet hangisi?

Hani "Ne giyse yakışır" derler ya... O halde olduğum zamanlara bayılırım. Maalesef bu konuda pek tevazu gösteremeyeceğim.

Uğuruna inandığın bir kıyafetin ya da takın var mı?

Uğurlu bir tişörtüm ya da takım yok ama son zamanlarda uğurlu olduğuna inanmaya başladığım bir dövmem var.

O zaman şunu sormalıyım: Dövme, bir model için dezavantaj değil mi? Bu konuda hiç sorun yaşadın mı?

Evet. Zaman zaman sorun yaşadım ama hayatta bedelini ödediğimiz sürece her şeyi yapabiliriz değil mi? Dövmelerimi seviyorum, sorun olduklarında da bedeli ödenmiştir. Şaşırtıcı şeyler de olabiliyor. Mesela bir işte sorun olan, başka bir işte tercih sebebi olabiliyor. Bazen aleyhimize görünen, birden lehimize olabiliyor. Bunu yaşamadan nasıl bilebiliriz ki?

Kimin gardırobunu aynen almak isterdin?

Kimsenin gardırobunu almak istemem çünkü o zaman kendi gardırobum bana küser.

Dolabındaki en iyi parça hangisi?

Eski bir kaftan! Geleneksel Türk kültürüne ait kıyafetlerin paha biçilemez eserler olduğunu düşünüyorum.

Yurtdışındaki işlerin nasıl gidiyor?

Yurtdışında işlerim gayet iyi, her şey planladığım gibi ilerliyor. Bir an bile işinizi boşlayamazsınız, çünkü rekabet sıkı. Bu zaman zaman yıpratıcı olabiliyor. Ayak uydurabilmek için fiziki performansınız ve moralinizin yüksek olması gerekiyor. Dünya çapında markalarla çalışabilmek için podyumdaki yürüyüşünüz ileri seviyede olmak zorunda.

Yabancı modellerden bir farkın var mı?

Ben Türküm. Bence bu yeterli bir fark. Her milletten birçok model arasındaki tek Türk model olarak doğal bir fark oluşturmaktayım. Ayrıca düşünme biçimim, sergilediğim tavır ve yaşam tarzımla da onlardan farklıyım. Kısacası iyi durumdayım.

YERLEŞİK DÜZENİ FEDA EDİYORUM

Model olmanın en yorucu tarafları neler?

Şimdi Türkiye'de ailemle ve dostlarımla vakit geçiriyor olabilirdim, gel gör ki Paris'te bulunmam gerekiyor. Yerleşik bir düzeni feda etmek durumunda kalıyorum.

Kendini yorgun hissettiğinde ne yaparsın?

Chi-kung (içsel enerji) çalışıyorum.

Spor adına neler yapıyorsun?

Tai-chi öğreniyor ve günlük çalışmalarımı asla ihmal etmiyorum.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi