Tüm yönleriyle Türkiye'de fon krizi süreci

SPK'ya göre özellikle serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla fiili dolaşım oranı düşük bazı hisselerde başlayan süreç, 2025'in sonlarından itibaren düzenleyici kurumların gündemine girdi.

Aslı Didari Aslı Didari
Tüm yönleriyle Türkiye'de fon krizi süreci
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

2026'da yeni kuralların devreye alınmasının ardından bazı fonlarda likidite ve ödeme sorunları ortaya çıktı. Pusula ve Tera Portföy'deki temerrütlerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonu için tasfiye kararı aldı.

Türkiye'de yatırım fonları üzerinden giderek büyüyen sorun, eylül ayında Borsa İstanbul'daki sert satışlarla birlikte kamuoyunun ana gündemlerinden biri haline geldi.

Ancak sürecin başlangıcı eylül ayı değildi.

SÜRECİN İLK İŞARETLERİ 2025 SONUNDA ORTAYA ÇIKTI

Sermaye Piyasası Kurulu'nun açıklamasına göre, belirli portföy yönetim şirketlerinin fonlarının özellikle fiili dolaşım oranı düşük hisselerde olağan dışı fiyat hareketlerine neden olduğuna ilişkin tespitler, 2025 yılının son çeyreğinde yapılmaya başlandı.

SPK'ya göre bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden  fiili dolaşım oranı düşük bazı hisselerde, şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri gözlemlendi.

Konu, 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi'nin gündemine taşındı.

Komite, SPK'nın alabileceği makroihtiyati tedbirler konusunda tavsiye kararı aldı.

Bunun ardından SPK bünyesinde 3 Aralık 2025'te bir çalışma grubu oluşturuldu.

İLK TEDBİR ARALIK 2025'TE GELDİ

Çalışmaların ilk sonuçlarından biri, nitelikli yatırımcı şartlarında yapılan değişiklik oldu.

SPK, 18 Aralık 2025'te nitelikli yatırımcılar için aranan finansal varlık toplamı tutarını 1 milyon liradan 10 milyon liraya yükseltti.

Sonraki aylarda SPK; Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve sektör temsilcileriyle fon piyasasının işleyişine ilişkin düzenlemeler üzerinde çalıştı.

TEFAS'TA YENİ DÖNEM

Çalışmalar kapsamında Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nun (TEFAS) işleyişi de ele alındı.

SPK, TEFAS uygulama esaslarını 17 Haziran 2026'da onayladı. Yeni uygulama, 20 Temmuz 2026'da Takasbank tarafından hayata geçirildi.

Bunun yanı sıra borsada işlem gören gayrimenkul yatırım fonu ve girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının fon portföylerinde değerlenmesine ilişkin de yeni bir uygulamaya geçildi.

28 AĞUSTOS'TA KURALLAR SIKILAŞTIRILDI

Sürecin en önemli dönüm noktalarından biri 28 Ağustos 2026'da yaşandı.

SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'de kapsamlı değişiklikler yaptı.

SPK'nın açıklamasında, düzenlemenin özellikle para piyasası fonları ile hisse senedi serbest fonların ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanma ve Borsa'daki olağandışı fiyat hareketleri yoluyla oluşturabilecekleri sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemeye yönelik olduğu belirtiliyor.

SPK'nın açıklamasına göre düzenlemenin hedeflerinden biri, fonlar üzerinden oluşabilecek olağan dışı fiyat hareketleri ve ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanmaların finansal istikrar üzerindeki etkisini azaltmaktı.

Düzenlemeyle birlikte bazı fonların düşük halka açıklık oranına sahip hisselerdeki pozisyonlarını azaltması gerektiği belirtildi.

Bu dönemin ardından bazı düşük likiditeli hisselerde sert satışlar görülürken, fonların likidite ihtiyacı da gündeme geldi.

FONLARDAN PARA ÇIKIŞI HIZLANDI

Yaşanan sürecin önemli başlıklarından biri likidite problemiydi.

Bir yatırımcı fondaki payını sattığında fonun, yatırımcıya ödeme yapması gerekiyor. Fonun elinde yeterli nakit bulunmuyorsa portföyündeki varlıkları satması gerekiyor.

Ancak fonun elindeki hisseler düşük işlem hacmine sahipse, yüksek miktardaki hisseyi kısa sürede satmak, fiyatların sert biçimde düşmesine yol açabiliyor.

Böylece zincirleme bir süreç ortaya çıkıyor:

Yatırımcı fondan çıkıyor... Fon hisse satıyor... Hisse fiyatı düşüyor... Fonun değeri geriliyor... Diğer yatırımcılar da çıkış yapıyor... Fonun nakit ihtiyacı daha da artıyor...

Reuters'ın aktardığı değerlendirmelerde de bazı fonların yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılamak için daha likit varlıklarını satmak zorunda kaldığı ve satış baskısının diğer hisselere yayıldığı belirtildi.

9 EYLÜL: PUSULA'NIN DEVRİ İÇİN GÖRÜŞMELER BAŞLADI

Sermaye piyasalarındaki soruşturma da eylül ayı öncesinde başlamıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkeresiyle bazı hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketleri ve fonlar üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlere ilişkin soruşturma yürütülüyordu.

Süreç 9 Eylül'de, Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını açıklamasıyla daha görünür hale geldi.

10 Eylül'de tarafların devrin temel ticari ve finansal koşullarında mutabakata vardığı açıklandı.

14 EYLÜL: PUSULA YÖNETİCİSİ TUTUKLANDI

14 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Bodrum'da savcılığa ifade verdi.

Yarız, aynı gün sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

15 EYLÜL: FONLARDA İLK TEMERRÜT

Kriz açısından en kritik tarih ise 15 Eylül oldu.

Pusula Portföy, bazı yatırım fonlarında katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu açıkladı.

Şirket, ilgili fonların hesabına işlem yapılan aracı kurumlarla mutabakat ve likidite yönetimi sürecinin devam ettiğini bildirdi.

Böylece daha önce düzenleyici kurumların üzerinde çalıştığı likidite ve yoğunlaşma sorunu, doğrudan yatırımcıların fonlardan çıkış taleplerini karşılayamaması şeklinde kamuoyuna yansıdı.

16 EYLÜL: TERA FONLARINDA DA TEMERRÜT AÇIKLANDI

Ertesi gün sorun başka fonlara da sıçradı. 16 Eylül'de bazı yatırım fonlarının temerrüte düşmesi ile fon piyasasındaki çalkantı derinleşti.

Tera Portföy'ün iki fonunda, katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğu açıklandı.

Temerrüt yaşanan fonlar Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu ile Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu oldu.

Tera ayrıca bazı serbest fonlarda birim pay değeri hesaplama sıklığı ve iade sürelerinde değişikliğe gidildiğini duyurdu.

BORSA'DA SERT SATIŞ DALGASI

Fonlardaki likidite sorunu, kısa sürede Borsa İstanbul'a yansıdı.

16 Eylül'de BIST 100 endeksi yüzde 5,54 gerileyerek 13 bin 122,58 puandan kapandı.

Reuters'a göre endeksin haftalık kaybı, yüzde 8'i aşarak Mart 2025'ten bu yana en sert haftalık düşüşlerden birine ulaştı.

Fonların likidite ihtiyacını karşılamak için varlık satışına yönelmesi, satış baskısının artmasına neden olan unsurlardan biri olarak değerlendirildi. Düşük likiditeli hisselerde başlayan hareket, daha likit hisselere de yayıldı.

17 EYLÜL: FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİ TOPLANDI

Aynı süreçte hükümet tarafında da müdahale geldi.

17 Eylül'de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi, olağanüstü gündemle toplandı.

Komite, yaşanan hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında ortaya çıkan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını açıkladı.

Komiteye göre sorun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşıyordu ve alınacak tedbirlerin önceliği likidite sıkışıklığını gidermek ve bulaşma riskini önlemekti.

17 EYLÜL: SPK'DAN EN KAPSAMLI MÜDAHALE

Borsadaki sert düşüşlerin ardından SPK, 17 Eylül'de yedi portföy şirketinin 131 fonunu tasfiye etme kararı aldı.

Kriz karşısında en önemli düzenleyici müdahale 17 Eylül'de geldi.

SPK;

-Tera Portföy,

-Pusula Portföy,

-Hedef Portföy,

-Atlas Portföy,

-A1 Portföy,

-Pardus Portföy,

-Bulls Portföy,

tarafından kurulan ve TEFAS'ta işlem gören yatırım fonlarının işlemlerini durdurdu.

SPK, 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonun tasfiyesine karar verdi.

YATIRIMCI SAYISI: 455 BİN 758

SPK'nın 23 Eylül'deki açıklamasına göre söz konusu 131 fonda tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi olarak belirlendi.

21 EYLÜL: TASFİYE SÜRESİ 6 AYA ÇIKARILDI

İlk kararda tasfiye işlemlerindeki ilgili süre 3 ay olarak belirlenmişti. SPK, 21 Eylül'de bu süreyi 6 aya çıkardı.

Kurul, değişikliğin fonların portföy yapıları ve piyasa koşulları dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkan sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı.

SPK ayrıca 6 aylık sürenin tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini, işlemlerin daha erken tamamlanabileceğini belirtti.

TCMB'DEN LİKİDİTE MÜDAHALESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da piyasadaki likidite koşullarına yönelik adımlar attı.

Haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama artırıldı, bankaların Merkez Bankası nezdindeki borçlanma limitleri güncellendi ve teminatlara uygulanan iskonto oranlarında değişiklik yapıldı.

Reuters'ın aktardığına göre Merkez Bankası'nın repo fonlaması da önemli ölçüde artırıldı.

KREDİLİ İŞLEMLERDE ÖZ KAYNAK ŞARTI GEVŞETİLDİ

SPK'nın aldığı bir diğer tedbir, Borsa İstanbul'daki satış baskısının kredili işlemler üzerinden daha da büyümesini önlemeye yönelik oldu.

Kredili sermaye piyasası işlemlerinde yüzde 35 olan asgari özkaynak koruma oranının geçici olarak yüzde 20'ye kadar indirilmesine imkan tanındı.

Uygulamanın, en geç 2 Ekim 2026 seans sonuna kadar sürmesi öngörüldü.

SORUŞTURMA GENİŞLEDİ

Fonlardaki sorun yalnızca piyasa düzenlemeleriyle sınırlı kalmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili soruşturmayı genişletti.

MASAK'tan bazı şirketlerin ve yöneticilerinin 2024'ten itibaren para ve kripto varlık hareketlerinin incelenmesi istendi.

Soruşturma kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alındı ve tutuklandı.

25 Eylül itibarıyla soruşturma kapsamında tutuklu sayısının 45'e yükseldiği bildirildi. Son gelişmeler kapsamında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin de tutuklananlar arasında olduğu aktarıldı.

Bugün ise tutuklu sayısı 51'e çıktı.

24 EYLÜL: VARLIKLARA EL KONMA TEDBİRLERİ

Soruşturma kapsamında 24 Eylül itibarıyla fon hesaplarında 387 milyon 461 bin 359,86 liralık varlık bulunduğu vurgulandı. Ayrıca 105 milyon TL ve 257 milyon TL için de el koyma tedbirleri uygulandı.

PEKİ FONLARDAKİ PARALAR NE OLACAK?

SPK'nın aldığı tasfiye kararı, yatırımcıların paralarının doğrudan silindiği anlamına gelmiyor.

Tasfiye sürecinde fonların portföylerindeki varlıkların satılması, borç ve yükümlülüklerin karşılanması ve kalan tutarın yatırımcılara dağıtılması öngörülüyor.

Ancak özellikle düşük likiditeli hisselerin kısa sürede satılması halinde fiyat baskısı oluşabileceğinden SPK, tasfiye süresini 3 aydan 6 aya çıkardı. Amaç, varlıkların piyasa koşulları elverdiği ölçüde daha uygun koşullarda nakde çevrilebilmesi.

KRİZİN ÖZÜNDE NE VARDI?

Yaşanan süreci tek bir olayla açıklamak mümkün değil.

Birinci aşamada bazı fonların düşük halka açıklık ve düşük işlem hacmine sahip hisselerde yüksek pozisyonlar oluşturması dikkat çekti.

İkinci aşamada düzenleyici kurumlar bu yoğunlaşmayı azaltmak ve şeffaflığı artırmak için yeni kurallar hazırladı.

Üçüncü aşamada yeni kuralların uygulanmaya başlamasıyla bazı fonların pozisyonlarını yeniden düzenlemesi ve yatırımcı çıkışlarının hızlanması likidite ihtiyacını artırdı.

Dördüncü aşamada Pusula ve Tera Portföy'deki ödeme sorunları kamuoyuna yansıdı.

Son aşamada ise fonların varlık satışı Borsa İstanbul'daki satış baskısını artırırken SPK, TCMB ve Finansal İstikrar Komitesi devreye girerek likiditeyi destekleyen, fon işlemlerini durduran, tasfiye sürecini düzenleyen ve piyasadaki bulaşma riskini sınırlamaya yönelik tedbirler aldı.

BUGÜN GELİNEN NOKTA

25 Eylül itibarıyla süreç iki ayrı kanaldan ilerliyor:

Piyasa tarafında: 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonu tasfiye sürecinde. SPK, tasfiye işlemlerinin daha uygun piyasa koşullarında yapılabilmesi için süreyi 6 aya çıkardı.

Adli tarafta: Fonlar ve sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturma devam ediyor; yeni gözaltı ve tutuklama kararları alınırken mali hareketler ve bazı varlıklar üzerindeki tedbirler de inceleniyor.

Böylece eylül ayında görünür hale gelen fon piyasasındaki sorunların, 2025'in son çeyreğinde başlayan düzenleyici çalışmaların ardından 2026 boyunca alınan tedbirler ve son dönemde ortaya çıkan likidite sorunlarıyla birlikte daha geniş bir boyut kazandığı görüldü.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN FON SORUŞTURMASI MESAJI

Fon soruşturmalarına ilişkin gelişmeler de takip edilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yargımız kapsamlı soruşturma başlattı, gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır." dedi.