Türkiye, OECD ülkelerinin büyüme beklentisi sıralamasında üst sıralarda

OECD, Küresel ve OECD ülkelerinin büyüme tahminlerini sıraladı. Orta Doğu'daki risklerin küresel anlamda büyümeyi olumsuz etkileyeceğini bildiren OECD raporu, Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 3,1 ve 2027'de ise yüzde 3,8 büyümesini öngörüyor.

Aslı Didari Aslı Didari
Türkiye, OECD ülkelerinin büyüme beklentisi sıralamasında üst sıralarda
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

OECD, yayımladığı raporda "Uzun süreli bir aksama, büyümeyi olumsuz etkiler ve enflasyonu önemli ölçüde artırır." değerlendirmesinde bulundu.

OECD'ye göre uzun süreli bir aksama senaryosunda, etkiler bölgelere göre farklılık gösterecek ve özellikle Körfez ülkelerinden gelen tedariklere bağımlı olan enerji ithal eden Asya ekonomileri daha fazla risk altında kalacak.

"ORTA DOĞU'DAKİ ÇATIŞMA EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ ETKİLİYOR"

OECD, "Orta Doğu'daki çatışma, küresel ekonomik görünümü şekillendiren baskın güç haline geldi. Süresi ve kapsamı konusundaki belirsizlik göz önüne alındığında, Ekonomik Görünüm küresel ekonomi için iki senaryo sunmaktadır. Zaman sınırlı bir aksama senaryosunda, büyük çaplı aksamaların nispeten kısa süreli kalacağı varsayılırken, uzun süreli bir aksama senaryosunda, daha geniş kapsamlı aksamaların 2027 yılına kadar süreceği ve çok daha uzun süreli olumsuz sonuçlar doğuracağı öngörülmektedir.

ABD'DE BÜYÜME GERİLEYECEK

Zaman sınırlı senaryoda, Kuzey Amerika ve Avrupa'da büyümenin önce hafifçe yavaşlaması, ardından da geçici bir toparlanma göstermesi öngörülüyor. Buna göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde büyüme 2026'da yüzde 2,0'ye ve 2027'de yüzde 1,8'e gerileyecek, Kanada yüzde 1,2'ye düşüp ardından yüzde 1,7'ye yükselecek, Meksika 2027'ye kadar yüzde 1,9'a, Birleşik Krallık ise yüzde 0,9'dan yüzde 1,1'e güçlenecek, Çin'de ise büyüme 2026'da yüzde 4,5'e ve 2027'de yüzde 4,3'e istikrarlı bir şekilde gerileyecek." açıklamasında bulundu.

OECD'DEN TÜRKİYE'NİN BÜYÜME BEKLENTİSİ

"Büyümenin 2026'da yüzde 3,1 ve 2027'de yüzde 3,8 olması öngörülüyor. Yüksek enerji ve emtia fiyatları, sıkı finansal koşullar altında iç talebi düşürüyor.

2026'nın sonlarına doğru, iyileşen tüketici güveni ve düşük faiz oranları, daha güçlü tüketim ve yatırımı destekleyecektir.

Enflasyondaki düşüş, yıllık manşet enflasyonun 2027'nin ilk yarısında yüzde 20'nin altına düşmesini sağlayacaktır.

Önemli bir risk, Orta Doğu'daki gelişen çatışmanın ve bunun sonucunda ortaya çıkan fiyat baskılarının enflasyon düşürme sürecini daha da yavaşlatmasıdır.

Orta Doğu çatışmasının başlangıcından bu yana faiz indirimleri askıya alınmıştır.

Sıkı para politikasının sürdürülmesi, Merkez Bankası'nın enflasyon hedefinin çok üzerinde kalan enflasyon beklentilerini düşürmenin anahtarıdır.

Gelecekteki faiz artışları göz ardı edilmemelidir. Daraltıcı mali politika, enflasyonu dizginlemek için para politikası çabalarını tamamlamaya devam etmelidir.

Yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, enerji güvenliğini güçlendirmeye ve emisyonları azaltmaya yardımcı olacaktır. Kadınların işgücüne katılımını teşvik etmek için daha iyi vergi teşvikleri, hizmetlere giriş engellerini azaltmak ve becerileri geliştirmek, uzun vadeli büyüme potansiyelini artırmaya yönelik mevcut çabaları destekleyebilir."

OECD'nin Haziran 2026 raporuna göre, 2026'da dünya yüzde 2,8, G20 ülkelerin yüzde 3 büyümesi bekleniyor. Türkiye'den büyüme beklentisi ise her ikisinin de üzerinde bulunuyor. 

2026: Yüzde 3,1

2027: Yüzde 3,8

"DÜNYA ÜZERİNDEKİ FAALİYETLER OLUMSUZ ETKİLENECEK"

OECD raporunda, enflasyon için şu açıklama yer alıyor:

"Daha genel olarak, yüksek enerji fiyatları, arz kıtlığı, sıkılaşan finansal koşullar ve azalan güven, dünya genelindeki faaliyetleri olumsuz etkileyecektir.

Enflasyon da yoğunlaşarak 2026'da yaklaşık 0,4 puan ve 2027'de 1,3 puan artacak; bu da özellikle merkez bankaları olmak üzere politika yapıcılar için zorlu denge sorunları yaratacaktır."

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi